English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ L ] / Lotta

Lotta translate Turkish

576 parallel translation
Lotta, you always exaggerated.
Lotta, meseleyi her zaman abartırsın.
Will you pardon me a minute, Lotta?
Bana biraz izin verir misin Lotta?
When will I see you, Lotta? Soon?
Seni tekrar ne zaman görebilirim Lotta?
Lotta down beats in there.
Ne çok vuruş var.
Apt to get you in a lotta trouble.
Basiniza daha fazla bela açar.
There's a lotta loose money around and everybody's lookin'for some action.
Etraf para kaynıyor, herkes hareket peşinde.
And that gives you a lotta leeway.
Ki bu da her şey serbest anlamına geliyor.
She's had a lotta trouble for a kid.
- Evet, yaşına göre epey sıkıntı çekti.
Them cows is worth more than the whole lotta ya.
Sığırlar hepinizden daha değerli.
I guarantee. " - I got a lotta hope for Captain Green.
- Green "Garanti ediyorum, garanti ediyorum." dedi.
She's a lotta woman.
O mücadeleci bir kadın.
They tell me a lotta precious stones have been dug out of the mountains.
Bana dağlardan çok değerli taşlar çıkartıldığını söylediler.
We didn't come here just to keep an eye on a lotta corn and chilli peppers.
Yalnızca mısırlara ve acı biberlere bakmaya gelmedik buraya.
Tangiers, Naples, Cairo. I met up with a lotta dames, but there's nothing like that Irma.
Pek çok kadınla tanıştım ama hiçbiri lrma gibi değildi.
Lotta luck, Kelly.
Çok şanslısın, Kelly.
Lotta luck.
Gerçekten çok şanslısın.
She married a guy with a lotta dough and she left the business.
Bol paralı bir herifle evlendi ve işi bıraktı.
That's a lotta money.
Bu çok para.
Reckon you set a lotta store by it.
Reckon, onu hiç görmediğini farzet.
Well, it's a lotta jobs for a lotta coloured people. You follow me?
Eh, bir sürü siyaha iş imkânı durumu çakıyor musun?
You know a lotta things, don't you?
Her konuda çok şey biliyorsun, değil mi?
Old Pierce found a lotta gold on your land.
Yaşlı Pierce çok altın buldu.
- Lotta.
- Lotta.
Yeah, lotta love.
Evet, dalaş aşkım.
Lotta love.
Lotta love.
A lotta guys with hair over regulation like to wear'em.
Saçlarını kurala uygun kestirmemiş birçok asker bunları giymek ister.
I need a lotta life insurance, a home in the country!
Bir sürü hayat sigortasına ve şehirde bir eve ihtiyacım var!
We'd screw up a lotta people's dinner.
- Birçok insanı aldatmış olacağız.
I don't know how we have a lotta choice in this matter.
Bu konuda başka bir şansımız olur mu bilmem.
There's not a lotta time.
Fazla zamanımız yok.
- I wouldn't. He's a lotta trouble.
- Ben olsam o paraya satmazdım.
Lotta red dye and other things you don't wanna know about.
Bol bol kırmızı boya ve bir şeyler daha.
Oh, I wish I could just make a whole lotta money by opening'up my mouth and wailing'.
- Ben Elvis'i seviyorum. Ağzımı açıp buraları inletmek için çok param olmasını dilerdim.
I do a lotta work at night.
Ben geceleri bir sürü iş yaparım.
You put a lotta good cops away.
Bir sürü iyi polisin başına bela oldun.
- You know, he had a lotta customers.
- Bildiğiniz gibi bir sürü müşterisi var.
If there was a law against lying', I'd have made a lotta collars today
Yalan söylemeye karşı bir yasa olmaması çok kötü. Olsaydı bugün çok büyük paralar kazanabilirdim, Bay Müşteri.
I mean, six grand-that's a lotta money for this kind of a job, huh?
Yani, 6000 böyle bir iş için çok büyük bir para, değil mi?
- We'll have a lotta laughs.
- Çok eğleniriz.
Boy, Miss Balbricker, you put a lotta weight behind that one.
Vaay, Miss Balbricker, arkanda baya bir yük taşıyorsun galiba.
Listen, when you're Jewish, you either learn to fight or you take a lotta shit.
Dinle, eğer yahudiysen, ya dövüşmeyi öğrenirsin ya da boku yersin.
It would be a lotta hassle.
Çok zor olmalı.
Lotta catching up to do.
Birbirimize anlatacak çok şeyimiz var
But I gotta tell ya, he's got a lotta mouths to feed.
Ama söylemedi deme, bakması gereken bir ailesi var.
- You could buy a lotta booze with that.
İçki alabilirsiniz bununla.
I got a lotta moves. Come on!
Daha çok hareket var.
[Laughs] A whole lotta glitter.
Hepsi bir arada parıldar.
Cheap shrimp, lotta rays.
Adamlar ufak-tefek savaşmayı ne bilirler?
A lotta dreams and plans.
Bir sürü hayal ve bir yığın plan.
They got a lotta guts.
Çok cesurlar.
Just one bowl of chili and lotta mess.
Bir kâse biber yemeğine ne dağınıklık.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]