English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ N ] / Nothing to do with me

Nothing to do with me translate Turkish

1,332 parallel translation
This has nothing to do with me being black.
Bunun siyah olmamla alakası yok.
One minute, you want nothing to do with me and then I'm inundated with urgent messages.
Önce beni bir daha görmek istemiyorsun sonra da acil bir mesajın geliyor.
- Actually, it's a relief to be researching a cosmic disaster that has nothing to do with me.
- Aslında, benimle ilgili olmayan bir kozmik felaketin tekrar araştırılması benim için rahatlatıcı.
This has nothing to do with me.
Bunların benimle hiç bir bağlantısı yok.
There's nothing to do with me, of course, I'm just his father.
Tabii ki bana laf düşmez, sadece Rory'nin babasıyım.
It has nothing to do with me and there's no argument there.
Bunda bir şüphe yok.
This has nothing to do with me. I'm just doing my part.
Ben sadece bana ait kısmını yapıyorum.
The only time I ever leave my cul-de-sac is when Jon takes me to the vet. Which he's been doing a lot recently, and it appears to have nothing to do with me.
Yuvamdan sadece Jon beni götürünce çıkıyorum, ve son zamanlarda çok sık gidiyoruz, galiba benimle bir ilgisi yok.
Dragan, the Duke is nothing to do with me.
Dragan, Dük'ün benimle hiçbir ilgisi yok.
It's nothing to do with me, nor the children.
Benimle ve çocuklarla yapacak bir şeyin yok.
But this case has nothing to do with me.
Ama bu sefer benimle ilgili bir şey yok.
Which had nothing to do with me.
Bunun benimle hiçbir ilgisi yok.
It's got nothing to do with me, man.
Bunun benimle hiçbir ilgisi yok, dostum.
She wouldn't have nothing to do with me, al.
Beni başından def etti, Al.
That has nothing to do with me wanting to get away from you... most of the time.
Bunun senden uzaklaşmak istememle alakası yok çoğu zaman.
It was nothing to do with me.
Benimle ilgili hiçbir şey olmadı.
It had nothing to do with me.
Olayın benimle hiçbir alakası yoktu.
This has nothing to do with me.
Benimle bir ilgisi yok.
He wants nothing to do with me.
Benimli ilgili hiç bir şey istemiyor.
This has nothing to do with me.
Bunun benimle bir ilgisi yok.
- It has nothing to do with me.
- Benim için değildi
Dr Cox had nothing to do with me going to see your scary friends.
Doktor Cox'un, korkunç arkadaşlarını görmeye gitmemle hiç bir bağlantısı yok. Hepsini kendi başıma yaptım.
I've spent the day helping a con woman... while the guy who needs help wants nothing to do with me.
Günümü, yardım isteyen adamla ilgilenmeyerek dolandırıcı bir kadınla geçirdim.
Spin it so that I take the weight for something... that has nothing to do with me, and everything to do... with the pressure that my Commanders were getting from City Hall.
İzin verde benimle hiçbir alakası olmadığı halde yükü üzerime alayım ve komutanlarımın... belediye konseyinden gördüğü baskının üzerine gideyim.
it's got nothing to do with me.
Onun kabilesi kazanırsa, benimle yapacağı birşey kalmaz.
This is nothing to do with me.
Benim yapabileceğim birşey yok.
It had nothing to do with me.
Bunun benimle ilgisi yok.
What Conrad did has nothing to do with me.
Conrad'in yaptığının benimle bir ilgisi yok.
You're telling me this has nothing to do with the bogus complaints put against me?
Hakkımda yapılan sahte şikayetlerle ilgisi olmadığını mı söylüyorsun?
And if you spent more time letting me and less time stopping me... maybe these people wouldn't have to worry about their families... how they're gonna feed them because of a bunch of crap... they know nothing about and had nothing to do with!
Ve eğer beni durdurmak için daha az vakit harcasaydın belki de bu insanlar, hiç alakaları olmayan bir şey yüzünden ailelerini nasıl besleyeceklerini düşünerek endişelenmezlerdi.
But they had me studying all this shit that had nothing to do with anything.
Ama bana konuyla hiçbir ilgisi olmayan saçmalıkları çalıştırdılar.
You don ’ t like me because I ’ m not from here This has nothing to do with you being a foreigner. It ’ s about you taking advantage of my daughter like a sneaky foreigner
benden hoşlanmıyorsun, çünkü ben buralı değilim bunun bir yabancı olmasıyla alakası yok sinsi bir yabancı gibi kızımdan yararlanmasıyla alakası var!
Spaulding's been sitting in Queensboro Correctional Facility for six months... for child molestation, with nothing to do but think of ways of getting even with me.
Spaulding çocuk tacizinden Queensboro ıslahevinde altı ay boyunca benimle hesaplaşmanın yollarını düşünmek dışında hiçbir şey yapmadan oturdu.
Listen, Velma, I know that must have seemed very suspicious but you've got to believe me that I had nothing to do with...
Bak, Velma, bu sana çok şüpheli görünmüş olmalı ama ilgim olmadığına inanmak zorundasın.
The problem between Mom and me has nothing to do with you. I know.
Sorun annemle benim aramda, seninle hiçbir ilgisi yok.
It ain't got nothing to do with me.
Benim bu işle hiçbir ilgim yok.
I've got nothing to do with war. Just give me enough to rescue Ceku.
Hocam bizim savaşla işimiz olmaz, Ceku'yu kurtaracak kadar yükle yeter.
With the Pyramid of Light at my command there's nothing you can do to stop me.
Işık Piramiti de benim olacak. Artık beni kimse durduramaz.
It ´ s nothing to do with you, it ´ s to do with me!
Seninle bir ilgisi yok tabii, hepsi benim suçum!
Me breaking up with Danny has nothing to do with you. OK?
Danny ile ayrılmamın seninle bir alakası yok, tamam mı?
Please tell me that has nothing to do with hunting wild game.
Lütfen bana bu çeşit bir şeyin yapılmasının bir zorunluluk olmadığını söyle.
Somebody gets blown up, it's nothing to do with me.
Patlama kurbanı herkesin sorumlusu ben değilim ki.
Look, I don't know the guy you showed me and I had nothing to do with what happened.
Bak, bana gösterdiğin adamı tanımıyorum... ve olanlarla hiç bir ilgim yok.
Believe me, it has nothing to do with you.
İnan bana bunun seninle bir ilgisi yok.
You think you're smart enough to convince me you had nothing to do with this?
Bununla bir ilgin olmadığına beni ikna edebileceğini mi sanıyorsun?
Trust me, Clark has nothing to do with my father.
Güven bana, Clark'ın babamla bir ilgisi yok.
That has nothing to do with you. Still, it doesn't exactly make me feel like part of the team.
Yine de, bu beni takımın bir parçası gibi hissettirmiyor.
Well, whilst it's been a delight and a pleasure, whilst I can think of nothing finer than spending my life with a certifiable lunatic, I do have things to do, so if you will excuse me...
Seninle tanışmak bir zevkti, hayatımı bir zır deliyle geçirmekten daha iyi yapabilecek bir şey gelmese de aklıma, yapacak işlerim var, o yüzden izin verirsen...
It's got nothing to do with my brother. It's me.
Konu kardeşim değil, benim.
You had nothing to do with that ugliness, you hear me? Nothing.
Senin o iğrençlikle hiçbir ilgin yok, anlıyor musun?
It has nothing to do with you. Come with me! I'm not going back!
Gelmiyorum...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]