English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ O ] / Old habits

Old habits translate Turkish

342 parallel translation
REAWOKE OLD HABITS. Foma, play Gavrila!
ESKİ ALIŞKANLIKLARDAN VAZGEÇ Oyun Gavrila!
I shouldn't even bother changing the sheets, but old habits die hard.
Örtüleri değiştirmemem gerekir ama alışkanlıklar zor bırakılır. Hatırladım da...
Well, as you say, old habits die hard.
Dediğiniz gibi alışkanlık zor bırakılır.
# If you're in old habits Set in your old ways #
# Eski yöntemlerinden kalan kıyafetlerin içindeysen #
Old habits die hard.
Eski alışkanlıklar zor bırakılıyor.
Get real, get rid of your old habits.
Biraz gerçekçi ol. Eski alışkanlıklarından kurtul.
Old habits die hard.
Eski alışkanlıklar zor yok olur.
I think it's more like old habits than old age.
Bence yaslilik degil, eski aliskanliklar.
You'll never give up your old habits, James.
Asla eski alışkanlıklarından | vazgeçmeyeceksin, James.
It's time you gave up your old habits.
Eski alışkanlıklarınızı bırakma zamanı geldi.
- old habits die hard. - oh....
Eski alışkanlıkları bırakmak zor.
Old habits die hard, huh, baby?
Can çıkar huy çıkmaz, ha bebeğim?
Old habits never die. They just hibernate.
Huylu huyundan vazgeçmez.
- Bruce, old habits die hard, you know.
- Bruce, eski alışkanlıklar zor kaybolur, biliyorsun.
I know, don't tell me, it's hard on the arteries. But Old habits die hard.
Damarlara zararlı ama eski alışkanlıkları bırakmak zor.
See if they fall into any old habits.
Bakalim eski aliskanliklarini terk etmisler mi.
Old habits are hard to break.
Eski alışkanlıkları bırakmak zordur.
Old habits.
Eski alışkanlıklar.
Old thoughts, old culture, old customs and old habits.
Eski düşünceler, eski kültür, eski gelenekler ve eski alışkanlıklar.
Sometimes his old habits come out.. ... like, the way he smokes.
Bazen eski alışkanlıkları depreşiyor sigara içiş tarzı mesela.
That was a long time ago, but perhaps it is time to return to old habits.
Uzun zaman önceydi ama belki de eski defterleri açmanın zamanı gelmiştir.
I guess old habits die hard?
Eski alışkanlıklar ölmüyor, değil mi?
Old habits die hard.
Eski alışkanlıklar kolay kaybolmaz.
I'm back to my old habits.
Eski alışkanlıklarıma geri döndüm.
You know, Jack you're not drinking, but your old habits are back.
Biliyor musun, Jack... ... içmiyorsun, ama eski huyların geri geldi.
I thought you were putting your mask on and were gonna sort of- - old habits die hard, don't they, Joe?
Maskeni takıp- - Eski alışkanlıklar zor bırakılır.
I shouldn't even be changing the sheets, but old habits die hard.
Çarşafları bile değiştirmesem olur ama eski alışkanlıklar ölmüyor.
Well, as you say, old habits die hard.
Peki, dediğin gibi, eski alışkanlıklar zor ölür.
Well, let's just say that old habits die hard.
- Eski alışkanlıklar zor kayboluyor.
Old habits die hard, I guess.
Eski alışkanlıklar zor bırakılıyor.
Not even Hitler and his bloodsuckers could keep Felice from her old habits.
Hitler ve kanemicileri bile Felice'yi eski alışkanlıklarından alıkoyamazlar.
The time had come to let go... to let go of old habits and old dreams.
Artık bırakmanın vakit geldi eski alışkanlıkları ve eski hayalleri.
- Old habits die hard.
- Alışkanlıklardan kurtulmak zordur, Ricky.
Well, I see that old habits die hard, or, in your case, don't die at all.
Eski alışkanlıklar zor bırakılıyor. - Ya da seninkiler, hiç bırakılmıyor.
But old habits are hard to break.
İnsan alışkanlılarını kolay bırakmıyor.
- Old habits are hard to break.
- Alışkanlıkları bırakmak zor.
Old habits die hard.
Eski alışkanlıkları bırakmak zor.
- Old habits die hard.
- Eski alışkanlıklar işte.
Old habits, you know.
Eski alışkanlıklar, bilirsiniz.
Old habits die hard.
Eski alışkanlıklar zor geçiyor.
I've decided to revive a few of my old habits.
Eski alışkanlıklarımı yeniden edinmeye karar verdim.
That was before you decided to revive your old habits.
Eski alışkanlıklarına dönmeye karar vermeden önceydi.
You're too old to change your habits now.
Alışkanlıklarını değiştiremezsin.
returned to their old habits.
Anlaşılan bazı eski alışkanlıklarına geri dönmüş.
Now, following the course of old established habits you'd like to drop it in my lap!
Şimdi ise eski alışkanlıklarını ve kurduğun dostlukları takip edip bu işi benim kucağıma bırakmak istiyorsun.
They were old and ugly in their black habits, eyes wide with fear, but all ready... for martyrdom.
Oldukça komikti. Siyah kıyafetli, yaşlı ve çirkindiler gözleri korkuyla açılmış, ama hepsi de şehit olmaya hazırdı.
Old people have strange habits.
Yaşlı insanların garip alışkanlıkları var.
We're too old to change our habits.
Alışkanlıklarımızı değiştirmek için çok yaşlıyız.
If I remember his habits, he's usually up the Old Sea Dog.
Adetlerini hatırladığım kadarıyla, "Yaşlı Deniz Kurdu" nun yanındadır.
Regina Beaufort came from an old South Carolina family. But her husband, Julius, who passed for an Englishman... was known to have dissipated habits, a bitter tongue... and mysterious antecedents.
Regina Beaufort köklü bir Güney Carolina ailesinden geliyordu... ama İngiliz olduğunu iddia eden kocası Julius... müsrif, sivri dilli ve... geçmişi belirsiz bir adam olarak bilinirdi.
Old cop habits are hard to break.
- Ne? Eski polis alışkanlıklarından vazgeçmesi zor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]