English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / To what do i owe the pleasure

To what do i owe the pleasure translate Turkish

178 parallel translation
To what do I owe the pleasure of your visit?
Bu ziyareti neye borçluyum acaba?
To what do I owe the pleasure?
Bu zevki neye borçluyum acaba?
To what do I owe the pleasure of this visit, Mr. de Mario?
Bu ziyaret zevkini neye borçluyum, Mr. de Mario?
Dear Don Vincenzo, to what do I owe the pleasure?
Oo, sevgili Don Vincenzo, hoş geldin, sefalar getirdin.
To what do I owe the pleasure of this visit?
Bu ziyaretinizi neye borçluyum acaba?
Boss, to what do I owe the pleasure of your company?
Şef, arkadaşlığınıza nail olma zevkini neye borçluyum?
Oh. Well, then, to what do I owe the pleasure of your company?
O zaman bu ziyaretini neye borçluyuz?
To what do I owe the pleasure?
Bu zevki neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure of this visit?
Bu zevkli ziyaretinizi neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure of your company?
Arkadaşlığınızı lütfeder misiniz bana?
To what do I owe the pleasure?
- Bu zevki neye borçluyum?
Now, to what do I owe the pleasure of this call?
Bu davetin şerefini neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure of this call, Mr. Mike Tyson?
Beni aramanızı neye borçluyum, Bay Mike Tyson?
So to what do I owe the pleasure of this unannounced visit?
Habersiz gelişini neye borçluyum acaba?
To what do I owe the pleasure, Mrs. Taylor?
Gelmenizi neye borçluyum, bayan Taylor?
- To what do I owe the pleasure?
Ben bu şerefi neye borçluyum?
Roz, to what do I owe the pleasure?
Bu şerefi neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure of this unexpected visit?
Bu beklenmedik ziyaretinin sebebi nedir?
Well, Dave, to what do I owe the pleasure?
Bu zevki neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure of your company?
Bu zevki neye borçluyum?
And to what do I owe the pleasure of your carbuncle?
Çıbanlarını görme zevkini neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure?
Bu şerefi neye borçluyuz?
To what do I owe the pleasure of this rather welcome pint of ale?
Ismarladığınız bu güzel birayı neye borçluyum?
So, to what do I owe the pleasure?
- Peki bu zevki neye borçluyum?
Sara, to what do I owe the pleasure?
Sara, bu mutluluğu neye borçluyum acaba?
Detective taylor, to what do I owe the pleasure?
Dedektif Taylor, bu şerefi neye borçluyum?
TO WHAT DO I OWE THE PLEASURE?
Bu şerefi neye borçluyum?
So, to what do I owe the pleasure?
Neyse, ben bu memnuniyetimi neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure?
Uğramanı neye borçluyum?
- So, to what do I owe the pleasure of this invitation?
Bu nazik daveti neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure again, Lieutenant Houlton?
Bu ziyaretinizi neye borçluyum, Teğmen Houlton?
Detective Kirmani, to what do I owe the pleasure?
Dedektif Kirmani, bu şerefi neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure?
Bu onuru neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure?
... bu zevki neye borçluyum?
Mrs. Barrett, to what do I owe the pleasure?
Bayan Barrett, bu şerefi neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure?
Bayan Vivian!
To what do I owe the pleasure?
Bu şerefi neye borçluyum?
Anyway, to what do I owe the pleasure of your unannounced visit, Sakura?
Neyse, bu davetsiz ziyaretini neye borçluyum Sakura?
To what do I owe the pleasure, Jim?
Bu şerefi neye borçluyum, Jim?
To what do I owe the pleasure, senator?
Bu daveti neye borçluyum, senatör?
So, to what do I owe the pleasure?
Bu zevki neye borçluyum?
I mean, to what do I owe the pleasure?
Söyler misin bu zevki neye borçluyum?
- To what do I owe the pleasure? - Sit down.
Bu zevki neye borçluyum?
And to what do I owe the pleasure?
Umarım bir devam kitabı planlamıyorsundur.
To what do I owe the pleasure?
- Bu Bayan Harris.
Alright. To what do I owe the pleasure?
Bu şerefi neye borçluyum?
To what do I owe the extreme pleasure of this surprising visit?
Bu sürpriz ziyaretinizin müfrit zevkini neye borçluyum acaba?
To what do I owe the immeasurable pleasure of being here?
Burada bulunmamın tarifsiz hazzını neye borçluyum?
To what do I owe the pleasure?
Gelişini neye borçluyum?
- So... to what do I owe the pleasure of this visit?
Ziyaretinizi neye borçluyum?
- And if she believes it's the best thing for the state of Florida... Hi, Ron, to what do I owe this pleasure?
Selam Ron, bu onuru neye borçluyum?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]