Translate.vc / Spanish → Turkish / Odi
Odi translate Turkish
137 parallel translation
La Sra. Odi, de Leicester... dice que no nos molestemos en insultarles, que les ignoremos. Ha habido grandes respuestas.
Bayan Nefret demiş ki :
Odi et amo. "Odio y amo". De Catulo. ¿ Lo conoces?
Odi et amo. "Nefret ederim ve severim." Catullus.
Ariel estaba preocupada por un ciego llamado Odi.
Ariel, kafayı milli marşa takmıştı.
Christy, ¿ Por qué Odi no puede ver?
Christy, neden José göremiyor?
No es Odi, es :
Orada José demiyor ki.
Quare Identificación FACIAM... fortasse requiris.
" Odi et amo. quare id faciam, fortasse requiris?
Lo he llamado E.P.O. ¡ Elíxir Para las Olimpiadas!
Adını ODİ koydum. Olimpos Doping İksiri.
Odi..
Ameri...
Odi et amo.
Odi et amo.
- Buenos días, Odi.
- Günaydın, Odi.
Nos vemos Odi.
Görüşürüz, Odi.
Se descompuso.
Odi bozuldu.
No digas que dejaste que Odi te trajera hasta aquí.
Odi'nin seni arabayla buraya getirmesine izin verdiğini söyleme sakın.
- ¿ Dejaste que Odi condujera?
- Odi'nin araba sürmesine izin mi verdin?
- Odi es un conductor excelente.
- Odi mükemmel bir şofördür.
- Odi nunca...
- Odi asla...
- Papá, Odi no es humano, es una máquina.
- Baba Odi insan değil, bir makine.
Es...
Adı Odi.
Odi. ¿ De verdad pasó la inspección?
Gerçekten denetimden geçti mi?
¿ Odi?
Odi?
- Tienes que reciclarlo. - Odi.
- O şeyi geri dönüşüme vermelisin.
Se llama Odi.
- Odi. Adı Odi.
Mathilda dice que Odi está muerto.
Mathilda Odi'nin öldüğünü söyledi.
Mientras pueda hacer lo que hacía Odi.
Odi'nin yaptığı her şeyi yapabildiği sürece uygundur.
Estabamos comprando uno para tu papá, por Odi, y nos dieron este gratis.
Odi'nin ardından baban için bir tane alıyorduk bu da bedavaya geldi.
- ¿ Odi?
- Odi?
¡ Odi!
Odi!
- No es Odi.
- O Odi değil.
- Cariño, no es Odi.
Tatlım Odi değil o.
- ¡ Es el abuelo de Odi!
- Bu büyük babamın Odi'si.
¿ Cómo lo haces Odi?
Nasılsın Odi?
Ha muerto, Odi.
O öldü Odi.
Odi y Vera.
Odi ile Vera'yı?
- Es un bote, Odi.
- O bir gemiydi, Odi.
- Levanta tu brazo.
- Kolunu kaldır. Odi.
- Levanta tu brazo, Odi.
- Kolunu kaldır, Odi.
¡ Eso es malo, Odi!
Bu hoş değil, Odi!
Ellos recogieron a ODI
Odi'yi verdim onlara.
Vera fue muy convincente cuando me describió al hombre, y es exacto a Odi.
Vera bu adamı tanımlarken bayağı inandırıcıydı ve Odi'yi tanımladı.
Sí, bueno... yo le he mostrado fotos de Odi y yo.
Evet şey... Vera'ya Odiyle çektirdiğimiz resimleri göstermiştim.
¡ Conduce como el diablo, Odi!
Arkamızdan atlı kovalıyor gibi sür, Odi!
CON UN DEMONIO, ODI, CONDUCE.
Arkamızdan atlı kovalıyor gibi sür, Odi!
¡ ODI!
Odi!
Odi.
Odi.
Me llamo Odi.
Adım Odi.
Oh, Odi.
Odi.
Ven aquí, Odi.
Hadi gel Odi.
- Asiste a Odi, necesita carga.
- Odi'yle ilgilen, şarj edilmesi gerekiyor.
- Escucha, Odi.
- Dinle Odi.
¿ Está listo tu E.P.O.?
Senin ODİ hazır mı?
Odi está roto.
Odi bozuldu.