English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Spanish → Turkish / Utah

Utah translate Turkish

865 parallel translation
Lo hice. David, ha llegado un telegrama de Utah para ti.
Utah'tan bir telgraf gelmiş.
Los hechos sucedieron... en una comunidad de Connecticut muy parecida a ésta... pero pudieron suceder en cualquier lugar : en Oregon, Misisipi, Georgia o Utah.
Öykümüzün temel gerçekleri aslında böyle bir Connecticut toplumunda oluştu ancak Oregon veya Mississippi, Georgia veya Utah, her yerde olabilirdi.
Hay miles de ellos esperándonos en Utah.
Utah'ta onlardan bizi bekleyen binlercesi var.
Pero no ser hermanos. En Utah me diste el mando.
Ama geyik, çakal ile kardeş değildir.
Hay quien dice que se asentaron en Utah y formaron una familia.
Bazıları Utah eyaletine yerleşip yaşamaya devam ettiklerini söylüyor.
La policía ha alertado a los estados de Washington y alrededores por el noroeste hasta Colorado y Utah por el sureste para que mantengan la búsqueda del fugitivo de Kansas Emmett Myers.
Dokuz Batı eyaletinin polisleri Washington'dan kuzeyde Kolorado ve Utah'a, Kansas Katili Emmet Myers için yüksek seviyede teyakkuz durumuna geçtiler.
El único oro restante se encontraba al otro lado del río cercano a las Montañas de San Juan, Utah territorio de los indios.
1880 yıIında ırmağın karşısında San Juan Dağlarındaki altın... Utah Yerlillerinin topraklarına bırakıIdı.
Sin embargo, para su propio bien, espero que tenga razón acerca de estos indios Utah.
Ama, kendi iyiliği için, bu Ute'ler konusunda umarım haklısındır.
Van y yo visitamos el sitio y vimos algunas huellas más donde los indios de Utah quemaron la diligencia
Van ve ben olay yerine gitiğimizde arabanın yakıIdığı yerde Ute'ların izlerini gördüm. Katırların çektiği ağır yük arabasının tekerlek izlerini gördük.
Después nos compraremos ese rancho en Utah y nos estableceremos.
Sonra şu Utah'taki çiftliği alacağız. Sen ve ben.
Creía que íbamos a comprar un rancho en Utah e instalarnos.
Utah'daki çiftliği alıp yerleşiriz diye düşünmüştüm.
Nosotros vamos a comprar un rancho en Utah. Vamos a establecernos y a quedarnos quietecitos para siempre.
Biz de Utah'da bir çiftlik alıp yerleşip durulacağız artık.
Bueno, a lo mejor acabamos en ese rancho de Utah.
Belki Utah'taki çiftlikte dururuz ha.
Cuando tengamos nuestra casa en Utah, tomaré café a todas horas...
Utah'daki yerimize sahip olunca Her saat kahve içeceğim...
El maquinista y el fogonero del tren heridos durante el asalto... y los guardias que quedaron inconscientes por los gases, han sido todos dados de alta del Hospital Vanderverve de Utah.
Baskın sırasında zarar gören trenin makinisti ve kömür kürekçisi ve de sıkılan keskin gaz dumanıyla bayılan muhafızlar Vandervere, Utah'daki hastaneden taburcu oldular.
En un incidente con los mormones en Utah.
Utah'taki Mormonlar ile alakalı bir olay.
Soy Red Nichols de Ogden, Utah.
Ben Red Nichols. Ogden, Utah'tan.
- Ogden, Utah. ¿ Porqué?
- Ogden, Utah. Neden?
- Es de Ogden, Utah.
Ogden, Utah'lı.
Oh, Tony, ¿ Porqué voy a salir con un chico granjero de Utah?
Oh, Tony, neden Utah'lı bir çiftlik çocuğuyla çıkayım ki?
Me gustaría informarle de una información... que era el segundo-mejor-cornetista...
Bir parça gerçek bir bilgiyle seni bilgilendirmek isterim ki... Ogden, Utah'daki gelmiş geçmiş ikinci büyük kornet sanatçısı...
-... en Ogden, Utah.
- Bendenizim.
¿ Alguna vez has estado en un festival de iglesia en Ogden, Utah?
Hiç Ogden, Utah'da bir kilise festivaline gitmiş miydin?
No. no. Utah.
Hayır, hayır.
- Utah, etah...
Utah. - Utah, Mettah...
Debo recordar a todos que el convoy americano para las playas lejanas tiene más recorrido y debe ser avisado en la próxima media hora si el asalto se ejecuta el 6.
Hatırlatmak isterim Omaha ve Utah plajlarının Amerikan konvoyu en uzun yolu kat edecek. Taarruz ayın altısında gerçekleşecekse yarım saat içinde emir verilmeleri gerek.
Entonces ahora, debes ser el primero en la playa.
Şimdi de Utah Plajında sahile ilk çıkacak sen olmalısın.
PLAYA UTAH 06 : 44 HORAS
UTAH PLAJI SAAT 06 : 44
La 4ª División dejó la playa Utah y avanza tierra adentro.
4. Tümen Utah Plajından çıkmış ve içeri ilerliyor.
"Unidad 101 sobre Utah".
"101. Hava tümeni Utah'ta ilerliyor."
Hay dos cabezas de playa : En la zona inglesa y en Utah.
Biri İngiliz bölgesinde, biri de Utah'da iki çıkış yaptık.
Chicago, Nueva York, Los Angeles, Utah.
"Chicago, New York, Los Angeles, Utah."
Es obvio que movilizarán las tropas secretas del centro Y... antes de la alerta del domingo... y las destinarán a Chicago, Los Angeles, Nueva York y Utah.
Efendim açıkça görülüyor ki Henderson'un El Paso yakınındaki Site Y diye adlandırdığı üsten, Pazar günü alarmdan önce bu emirle birlikte, bütün bu birlikler Chicago, Los Angeles, New York ve Utah'a hareket edecek.
¿ Por qué a Utah?
Utah neden peki?
La compañía telefónica tiene instalaciones allí.
Telefon şirketinin şehirlerarası röle tesisleri Utah'ta.
- Bueno, nací en Grover, Utah.
- Grover, Utah'da doğdum.
- De Utah.
- Utah.
- ¿ Es bonito Utah?
- Utah güzel mi?
En Utah no hay mucha agua.
Utah'da pek fazla su yok.
Utah.
Utah.
Piedmont, Utah,... la manga de la lejanía.
Peadmont, Utah, Allahın unuttuğu yer.
Piedmont, Utah.
- Piedmont, Utah.
La NASA tenía un satélite que cayó anoche en el desierto de Utah, y el ejército envió un equipo de rescate.
Dün gece Nasa'nın bir uydusu Utah çölüne düştü, Ve ordu da bir geri dönüşüm ekibi yolladı.
Un brote infeccioso de origen desconocido al sureste de Utah.
Kaynağı bilinmeyen, bulaşıcı bir hastalık. Güney Utah'ta başladı.
Esta mañana temprano, hubo un intercambio de palabras, entre la NASA y el Pentágono sobre un satélite codificado como Proyecto Scoop que se estrelló al sur de Utah.
Bu sabah erken saatlerde NASA ve Pentagon arasında bir takas oldu. Kepçe Projesi kod adlı Utah'ın güneyine düşen. bir uyduyla ilgili.
Anoche, un satélite de la NASA salió de su órbita y cayó en un lugar remoto al sur de Utah.
Dün gece bir NASA uydusu yörüngesini kaybetti ve Güney Utah'ın ıssız bir bölgesine düştü.
Anoche, un satélite de la NASA cayó en el sur de Utah. ¿ Esto es noticia?
Dün gece bir NASA uydusu Utah'ın güneyine düştü.
Y la consecuencia, es que ahora quieres que yo tire una bomba nuclear en Utah.
Ve siz sonuç olarak Utah'a bir nükleer bomba bırakmamı istiyorsunuz?
Arroje una bomba nuclear en Utah por cualquier motivo... y ya puede decir adiós a su reelección.
- Senin işin bu Pat, devam et. Utah'a nükleer bir bomba atın, ve seçimlere elveda deyin.
Vamos a comprar una en Utah.
Utah'ta bir ev alacak... ve çıngırağı ön kapının iç yanına takacaktık.
¿ Utah?
Utah mı?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]