Translate.vc / French → Turkish / Quasar
Quasar translate Turkish
34 parallel translation
Nous passons devant Murasaki 312, un phénomène de type quasar.
Rotamızın üstündeki Murasaki 312'den geçiyoruz, radyo dalgası yayıyor.
Ce cyclone d'étoiles est peut-être ce qu'on appelle... un quasar.
Dünya'daki astronomların, "quasar" adını verdikleri de belki de bu kasırgalardır.
Certains pensent qu'un quasar est provoqué par la chute d'étoiles... dans un énorme trou noir, au coeur de la galaxie.
Bazı astronomlar kuasarların bir galaksinin çekirdeğindeki devasa karadeliğe düşen yıldızlardan ibaret olduğunu düşünüyor.
Un quasar lointain émet une radiation si ténue... que lorsqu'elle est recueillie par ces télescopes... elle n'équivaut qu'à un million de milliardième de watt.
Çok uzaklardaki bu silik quasar bu aletler tarafından katrilyonlarca watt olarak algılanabiliyor.
Mais c'est quoi un quasar?
Lanet olası gök cismi de nedir?
L'infirmerie nous informe que le Lt Umbato s'est cassé deux côtes. Les détecteurs recueillent des informations sur les Murasaki quasar.
Revir, Yüzbaşı Umbato'nun sanal güverte idmanı sırasında iki kaburgasını kırdığını bildirdi ve sensörler Murasaki kuasarından uzun menzil bilgilerini almaya devam ediyor.
Nous étudions les émissions d'énergie de Merkoria Quasar.
Merkoria Kuasar'ının enerji salınım incelemelerine devam ediyoruz.
Cours de quatre à six Niner, connecté pour le Charybde quasar.
Rota dört-altı-dokuz, Charybdis gökcismine kilitlenildi.
Depuis les pèlerins ont été vaincus... Pas un seul nouveau quasar a été tracée.
Pilgrimler yenildiğinden beri... yeni tek bir göktaşı haritası yapılmadı.
J'ordonne la Griffe Tiger à la Charybde quasar.
Tiger Claw'a Charybdis göktaşına gitmesini emrediyorum.
Tracer une route pour le Charybde quasar.
Charybdis asteroidine bir rota çizin.
Si la bataille est d'être décidé dans le Charybde quasar... Alors que c'est là où nous devons être.
Eğer savaş Charybdis asteroidinde olacaksa... o zaman bizde orada olmak zorundayız.
Les milliards de calculs par seconde... Nécessaire pour nous conduire à travers un trou noir ou d'un quasar...
Bir kara deliğe yada bir göktaşına doğru gidebilmemiz için... her saniyede milyonlarca hesaplama yapmak gereklidir...
Envoyez-le à travers le Charybde quasar...
Onu Charybdis astroidine doğru...
Il ya plus de mille singularités dans ce quasar.
O göktaşında binlerce sorun yaratacak şey var.
Vous pourrez naviguer sur le quasar.
Göktaşından sen geçeceksin.
Blair Confédération flotte, d'un navire de capital Kilrathi... A pénétré le point de saut du quasar... Et est dans l'espace Terre.
Blair'dan Konfederasyon filosuna, bir Kilrathi ana gemisi... göktaşının atlama koordinatlarına sızdılar... ve bu koordinatlar Dünya atmosferi gösteriyor.
Dans "Le dilemme de Quasar"...
Hatırlarsanız "Quasar Dilemma..." da
Commandant! Dans "Le dilemme de Quasar", vous utilisez le moteur du pont B pour shunter les gamma.
Hey, Komutan... ve "Quasar Açmazında" da yedek B güvertesini kullandınız...
Elle a les données gravimétriques d'une naine effondrée, mais se rapproche du quasar par sa vitesse de rotation élevée :
Aldığım Gravimetrik okumalar göre çöken bir cüce yıldıza da benziyor. Aynı zamanda bir gökcismine benziyor çünkü yüksek oranda dönme rotasyonu var yaklaşık olarak dakika 58 devir.
Et il passe dans les vingt Angstrom d'un quasar s'effondrant.
Ve o, çöken bir kuasarın yirmi AU'nin içinden geçiyor.
Le dernier contrôle de Béka nous amène trop près du quasar.
O, hiç bir şeyi mesele yapmıyor
Mais... oui, je suis très bien classé : nous avons 2 enfants, Zenith and Quasar.
Ama tabii ki sağlamım, Zenith ve Quasar adında iki tane çocuğumuz var.
La façon dont tu te laisses faire au lit, ton travail humanitaire, tu m'as donné 2 magnifiques enfants, Zenith et Quasar.
Yatakta acayip coşkulusun, hayır işleri yapıyorsun, bana Zenith ve Quasar gibi iki muhteşem çocuk verdin.
Cela ressemble à un quasar, la source d'énergie la plus destructrice de l'univers
Bir Kuasar'a benziyor, yani evrendeki en ölümcül şeye.
Il s'agit bien d'un Quasar.
Bir Kuasar.
C'est une balle de sûreté Quasar. Elle se désintègre après avoir touché sa cible pour éviter tout ricochet.
Güvenli mermimiz dağılmak üzere tasarlanmış böylece hedefe çarpmadan önce dağılıyor.
- Fais gaffe, Tête de Quasar.
Doğru konuş kuasar surat.
Tu connaissez la ruelle derrière Quasar? Ouais.
Quasar'ın arkasındaki dar geçidi biliyor musun?
D'avant la révolution Quasar.
Kuasar devri öncesinden kalma.
quasar, le Möbius infini, trempage du beignet cosmique.
Yıldızımsı, Kozmik çörek, Sonsuz Moebius...
Modifier le frotteur à protons avec un éclat de quasar ferait augmenter votre rendement de 47,4 %.
Tam olarak Proton soğutucuları, Gadgetron quasar flaşı ile yerleştirmek verimliliğini arttıracaktır.
Un éclat de quasar?
Quasar flaşı, ha?
Équipé d'un moteur monocylindre 4 soupapes à injection, catalysé.
Tek silindirli katalize edilmiş dört zamanlı Quasar motorlu.