Translate.vc / French → Turkish / Transcendent
Transcendent translate Turkish
24 parallel translation
Il y a des choses qui transcendent tout, même la discipline du service.
Bazı şeyler askerlik disiplininin bile ötesindedir.
"La plus humble fleur éclose... " Fait naître des pensées qui transcendent les larmes ".
Benim için en acımasızca esen çiçek öyle düşünceler verir ki, sıklıkla göz yaşı için fazla derindir.
Mais parfois, on vit des expériences qui transcendent tout ça.
Fakat bazen... bütün bu olanları tecrübelerimiz ile aşabiliriz.
Certaines choses transcendent nos différends.
Farklılıklarımızın da ötesinde şeyler var.
Elles sont mystérieuses... et parfois, elles transcendent la compréhension.
Gizemlidir hatta bazen anlayış sınırlarını zorlarlar.
Je pense qu'il y a des choses, tu sais... qui transcendent les étiquettes sur les genres. Michael...
Michael...
"Certains de ces effets transcendent mère illusion... " et approchent le royaume de l'art...
Yaptığı bazı şeyler illüzyon sanatının en ince noktalarını gözler önüne seriyor.
Vous voyez, les êtres élevés transcendent l'espace-temps conventionnel tel que nous connaissons.
Yükselmiş varlıklar bizim uzay-zamanın ötesine geçer.
N'oubliez pas qu'on parle de choses qui transcendent l'espace-temps conventionnel. La taille relative ne signifie rien.
Olağan uzay-zamanı aşan şeylerde boyun önemi yok.
Les nombres ne transcendent pas.
Sayıların da bir sınırı var.
Certaines amitiés sont si fortes qu'elles transcendent les générations.
Bazı arkadaşlıklar o kadar güçlüdür ki bir ömrü aşacak kadar bile sürebilir.
Il a des principes qui transcendent l'argent, la drogue, ou les choses de ce genre.
Para, uyuşturucu gibi şeylerin çok ötesinde bir prensip anlayışıdır bu.
Ses abdominaux transcendent l'espace et le temps
Ama aynı zamanda uzay zamanı aşmış karın kasları var
Je suis une scientifique, qui travaille pour le Ministère de la Défense des États-Unis, et je peux vous affirmer sans le moindre doute qu'il existe des connexions entre les gens qui transcendent le temps et l'espace.
Birleşmiş milletler savunma bakanlığı için çalışan, bir bilim insanıyım. Şuna hiç kuşkum yok ki, buna benzer bağlar mevcut. İnsanların arasında...
Nos personnages semblent toujours être capable de faire face et ils sont incroyablement héroïques et font preuve de qualités qui transcendent les personnes qu'ils étaient avant.
karakterlerimiz bazı zamanlarda şaşırtıcı şekilde kahraman haline gelebiliyorlar ve Daha önce odukları kişilerin üstünde olan kişilikler sergilebiliyorlar
Les liens de loyauté entre les soldats en service en temps de guerre... transcendent les formalités du statut.
Askerlerle savaş zamanı hizmetleri sırasında bulundukları mevkiler arasında sadakât duvarı örülmüştür.
Ce qui s'est passé ici ce soir transcendent nos lois.
Bu gece burada olanlar, bizim yasalarımızı aşıyor.
C'était génial de vous voir, et d'apprendre que les bursites transcendent l'existence matérielle.
Sizinle tanıştığıma kesecik iltihaplanmasının nasıl dağıldığını anlatmanıza falan çok memnun oldum.
Ils transcendent l'alchimie.
Kimyanın ötesine geçerler.
S'ils ne transcendent pas.
Eğer sınırları aşamazlarsa.
Mon ami transcendent Zach ici pense qu'il peut voler - Ma petite sirène. - Oh!
Olağanüstü arkadaşımız Zach benim küçük denizkızımı çalabileceğini düşünüyor.
comment nos relations et notre capacité à aimer et à se sacrifier transcendent notre forme physique.
Aramızdaki bağın, sevme ve fedakârlık yeteneğimizin fiziksel yapımızı nasıl aşabileceğini göstermişti.
Les lois de la nature transcendent'les lois humaines.
Doğa kanunları insanların kanunlarından üstündür.
- Oui, ils transcendent.
- Evet, onlar transa geçti.