English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Portuguese → Turkish / Etta

Etta translate Turkish

154 parallel translation
És minha, Etta Place.
Sen benimsin, Etta Place.
- Diabo, Etta, juro que não sei.
- Yemin ederim, Etta, bilmiyorum.
Nós somos namorados, Etta.
Aramızda bir şeyler var Etta.
Lembras-te quando tu, eu e a Etta fomos para Denver de férias, no Verão?
Etta, sen, ben, yaz tatiline Denver'a gittiğimizi hatırlıyor musun?
A Etta comeu rosbife e eu comi galinha.
Etta rozbif yedi, ben tavuk yedim.
Ei, Etta.
Hey, Etta.
Está-me mesmo debaixo da língua, Etta.
Dilimin ucunda, Etta.
És uma boa professora, Etta.
Sen iyi bir öğretmensin, Etta.
Como quiseres, Etta.
NasıI istersen, Etta.
A Etta está a pensar voltar para casa antes de nós.
Etta bizden önce eve gitmeyi düşünüyormuş.
Telefonei para Houston para a Etta Mae Alexander e pedi-lhe que desse um recado ao marido o Mouse.
Houston'da Etta Mae Alexander'ı aradım. kocasına not bıraktım, Mouse'a.
Vai buscar-nos uns camarões.
Kıçını kaldırıp Dot ve Etta'lara git de bize karides falan getir.
A Etta Mae faleceu há uns anos.
Etta Mae'i birkaç yıI önce öldü.
Ao domingo, quando là estou, visito a Etta Mae.
Pazar günleri orada olduğumda, Etta Mae'i ziyaret ediyorum.
Por favor!
Lütfen Etta. Lütfen.
Escrevo para a minha ingrata irmã Etta, que irá viver mais do que eu... Estou a escrever o meu testamento.
Benden daha uzun yaşayacak... nankör kız kardeşim Etta'ya... vasiyetimi yazıyorum.
Levaram a Etta, a Hanna, mais seis ou sete galinhas... Não sei!
Etta, Hanna belki 6-7 tanesini daha götürmüşler.
Chuck, é a Paul Etta Cho.
- Chuck, buu Pauletta Cho.
A Paul Etta entrevistou-me para uma reportagem do "Observer".
Pauletta benimle "the observer" için röportaj yapmıştı.
A Menina Etta James.
Bayan Etta James.
O velho Len achava que o livro de cheques resolvia tudo, portanto, reservou o restaurante para a Etta.
Bizim Len, çek defterinin her şeyi halledeceğini düşünüp Etta için lokantayı kapattı.
A Etta faltou à transmissão, outra vez.
Etta gene programa geç kalmış.
A Etta não te vai magoar.
Etta seni incitmez.
Foi a Etta?
Etta mı aldı?
Olá, Etta.
Merhaba Etta.
EM 1973, A ETTA JAMES ENTROU NUM PROGRAMA DE DESINTOXICAÇÃO
ETTA JAMES 1973'TE REHABİLİTASYON PROGRAMINA KATILDI.
Etta Candy, esta é a Diana.
Etta Candy, bu Diana.
Desculpa, Etta Candy, mas que se passa contigo?
Özür dilerim, Etta Candy, ama senin sorunun ne?
Vemo-nos mais tarde, Etta.
Sonra görüşürüz, Etta.
Etta James, "At Last".
Etta James. "At Last"
Etta, uma semana vai triplicar o dinheiro.
Etta, bir hafta içinde o parayı üç misline katlayacağım.
" Etta Milford?
Etta Milford?
Eu conheço alguém que é muito curioso, esta manhã.
Birileri bu sabah merak hapını içmiş sanırım. Etta!
Etta! Eu vi essa cadeira na loja na semana passada, Zachary.
Bu sandalyeyi geçen hafta Zachary'nin dükkanında görmüştüm.
- Deus, Etta!
- Etta!
Estou ocupado.
Selam, Etta.
Olá Etta. Eu não sabia que era você.
Senin olduğunu fark edemedim.
Milford é Etta.
Bu Etta Milford.
Etta, que economizou dinheiro para comprar um anel!
Etta, bana yüzük almak için para biriktiriyordu!
Sim, um anel de Etta.
Evet, bir yüzük, Etta.
- Eles são cópias, Etta! " É claro que não.
Bunlar sahte, Etta!
Boa tarde, Etta.
Tünaydın, Etta.
Nós somos iguais, Etta.
Biz birbirimize benziyoruz, Etta.
Não me irrita, Etta.
Benden nefret etme, Etta.
- Etta!
Etta!
Porra, Etta!
Lanet olsun, Etta! Korkudan altıma yapacaktım.
Etta...
Etta.
Etta?
Etta?
EM MEMÓRIA DE EARL J. LEE E Pai querido marido Olá, Etta.
Merhaba, Etta.
Etta!
Etta kızım!
- Etta?
Etta?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]