Clinique translate English
33 parallel translation
Bugün cuma olmalı Kell, cumartesi olsa "bedava klinik" kokusu olurdu.
It must be Friday, Kel, because if it was Saturday it would be "Essence de Free Clinique."
Oda arkadaşım bana Clinique'ini verdi, çünkü o...
But my roommate, he lent me his Clinique because he's from Chestnut Hill and he's got...
Yeraldığım Clinique reklamına ait.
It's from a Clinique ad I did.
Onun işinin güzellik salonununda çalışmaktan farkı yok ki.
She's one step above working at the Clinique counter.
Calvin Klein çarşafları, bütün Clinique yüz bakım serisi, aroma terapi mumları, kese...
Some Calvin Klein 720-count sheets, the entire Clinique skincare line, some aromatherapy candles, a loofah...
"Erkek kliniği"
Clinique for men.
Herhangi bir günde hangi mağazanın Clinique indirimleri verdiğini hatırlıyorsun ama.
And yet, on any given day, you can remember which department store is giving away a free Clinique bonus.
Macy'nin Clinique rafındaki yeni son bahar renklerini yürütmüştüm.
I swiped the new fall colors at the Clinique counter at Macy's.
Hastam kliniğe geldiğinde karın ağrım var diyecek, apandisit teşhisi koyacaktım.
Patient come to my clinique : I had collywobbles, it's appendicitis
Lancome, Dior, Shiseido, Chanel, Clinique,..
.. Lancôme, Dior, Shiseido, Chanel, Clinique,..
Clinique'ten 75 Dolar değerinde malzeme alan her kadının bir taşıma çantası vardır.
Every woman who's ever purchased $ 75 worth of Clinique products... - has some tote bags.
Clinique cilt bakımı.
A little Clinique.
Clinique, seninle bir şey konuşacağım. - Ne?
- Clinique, let me holler at you for a second.
Clinique seni yan odaya götürüp eşcinselliğini bitirecek.
Clinique here gonna take you in the other room and fuck the gay out of you.
Clinique işe yaratacak.
- Clinique gonna make it work!
Clinique öbür odada seni, eşcinselliğin kalmayana kadar, düzecek.
Clinique gonna take you out the room and fuck the gay out of you.
Nasılsın Clinique?
Hey, Clinique. How you doing, baby?
Tamam tamam, karşı saldırını bir dakika beklet...
All right, let's scoot away from the clinique counter for a minute...
Clinique, şimdi duydum.
Clinique, just hear me out.
Clinique beni sıkıştırıyor.
Clinique is putting the screws to me.
Evet. "Klinik'ten Mutluluk."
It's Clinique Happy.
- Klinik vaka.
- Clinique.
Clinique.
Clini - clinique.
- Dev hastalığı Clinique'in ailesinde.
- Gigantism runs in Clinique's family.
- Evet, geleceğim.
- Yes, Clinique, really.
Bırak öyle olsun. - Gitmem lazım Clint.
- I must go, Clinique.
Benim adım Clint ve ben mesaj taşırım.
My mother worked in an M-Clinique, in cosmetics.
İnsanlar bana buradan çok önce Clint diyorlardı.
They call me all my life Clinique, even before I Sat
Clint akıllı bir adamdı.
Clinique is very intelligent.
Biliyor musunuz, eskiden Clinique'in yüzüydüm, bir Kanadalı Fransız anal gençleştirme kliniği...
You know, in the past, I was the face of Clinique, a French-Canadian anal rejuvenation clinic.
Clinique, Lancôme, MAC.
Clinique, Lancôme, MAC.
Clinique kullanan bayanlar benim soluk tenli bir cadı olduğumu söyleyecekler.
The clinique lady says I have witch undertones.