English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turkish → English / [ H ] / Halkalar

Halkalar translate English

957 parallel translation
Bu güzel yüzünde siyah halkalar görmek beni kahreder.
I feel like dying when I see your handsome face get dirty.
Siyah halkaların yeri deşip geçecek!
Your dark circles are about to dig their way into the ground.
Şimdi güzel bir yerde dinleniyorsun. Siyah halkalarının kaybolduğunu görmek güzel.
Getting some rest at a nice place like this is helping your dark circles diminish.
Bu, eğrelti otu biçimindeki kalıp, farklı halkaları birbirinden ayırıyor.
This fern-shaped pattern separated each different chamber.
Halkalarınızı kaldırın.
Get your rings up.
Halkaları sana yabancı mı geliyor?
Is its pattern strange to you?
Suya tükürüp halkalar oluştursalar onunla bile eğlenirler.
They spit in the water and they're happy as clams.
Sana karşı dürüst olacağım. Kürek çekmeyi hiç bilmiyorum ve daralan halkalar şeklinde turlamak istemiyorsan dümeni idare etsen iyi olur.
I'm going to be perfectly honest with you - l don't row at all... and unless you want to go round and round in ever-narrowing circles... you'd better start steering.
- Neyi? Böyle halkalar yapabilseydim.
Make rings like that.
Göz altında halkalar küçüğüm senin ne olduğunu bulmak için bir doktora neyin var senin.
circles under the eyes... My dear child, you must have a doctor find out... what is the matter with you.
Bir zincirin halkaları gibi birbirimize bağlıyız.
We're joined together, like on a chain gang.
İngiliz anahtarları, aspirin tüpleri alüminyum halkalar ve bigudiler.
Adjustable spanners, aspirin tubes, aluminum tubs, hair-curlers
Ülkenin bazı saygın gazeteleri de bu zincirinin halkaları.
Some of the best newspapers in this country are part of a chain.
Güçlü balya halkaları çadırın bütün büyük tepeleri bir arada tutar, Sonunda büyük çadırın tepesinde bayrak dalgalanır.
The strong baling rings slipping along the great poles, until at last they reach to the flags flying from the peak.
Etrafında cezbedici uydular ve halkalar olan Satürn'ü düşündüler... ancak orada da sıcaklık sıfırın altında 270 dereceye yakındı, ve yüzeyindeki buz tabakası 15,000 mil derinliğindeydi.
They considered Saturn, attractive with its moons and rings, but its temperature is close to 270 degrees below zero, and ice lies 15,000 miles deep on its surface.
Bayanlar çıngıraklı halkaları, erkeklerin ağızlarındaki lolipoplara geçirecek.
Ladies with the jar rings, ring the lollipop sticks in the fellow's mouth.
Gözlerinin altında halkalar olması gerek, biliyor muydun?
Do you happen to know that you're supposed to have circles under your eyes?
- Kim kendisini yanan halkaların arasından fino köpeği gibi atlatan bir adamı sevebilir ki?
- Why make that remark? - Who could love a man who makes you jump through burning hoops like a trained poodle?
Satürn'ün muhteşem halkaları bize gezegenlerin doğumu ve ölümünü anlatacak.
The wonderful rings of Saturn will tell us of the birth and death of planets.
- Halkalar.
- The rings.
- Nasıl halkalar?
- What sort of rings?
- Konuşan halkalar.
- Rings that talk.
Bu halkaları gösterir misin?
Could you show me these rings?
- Konuşan halkalar bunlar mı?
- These are the talking rings?
Halkalar bize bu hikayeyi anlattı.
The rings have told us that story.
Belki Satürn'ün halkaları bir uydudur da Satürn'ün gel-git hareketi bunun olmasını engellemiştir.
Maybe the rings of Saturn are a moon which was prevented from forming by the tides of Saturn.
Bozulmaya yüz tutmuş toplumlardaki dirayet gösteremeyen halkalar ancak en müşkül şartlar altında hayatta kalmaya çalışırken ortaya çıkar.
The weak restraints of society disintegrate in the face of the will to survive in harsh circumstances.
Tamam, öyleyse. İşte topları atacağımız yer. Halkaları fırlatacağımız yer.
So, here we will launch the balloons, Hence the rings game and here the loop bowling.
İnsanlar da sudaki halkalar gibi midir?
Are men like circles in the water?
Satürn'ün halkaları başımda Mars'a giden kırmızı yolda
Saturn rings around my head Down a road that's Martian red
- Yüzündeki halkalar dışında.
The rings on his face.
Yüzünde aynı kırmızı halkalar.
Same red rings on his face.
Ve şuradaki de Satürn ve halkaları.
And here is Saturn, with its ring!
Eminim halkalarını bana göstermeyi istemezsin, değil mi, Kaa?
I'm sure you wouldn't mind showing me your coils, would you, Kaa?
Duvarda halkalar vardı.
Hooks in the wall and clean spaces.
Raoul, çekmeceden peçete halkalarını getirebilir misin?
Raoul, can you get the napkin rings from the drawer?
Gümüş halkalar.
Silver rings.
Bok gümüş halkalar! Bunlar bakır para!
Silver rings, your butt!
Bir dolarlık halkalar uğruna kasabadan kaçtık, ha!
We shot our way out of that town for a dollar's worth of steel holes!
Dumandan halkalar üflemek, mikroskoptan bakıp durmak.
Sitting here, week after week, blowing smoke rings, staring through a microscope.
Lowell, eğer devam edersen, yarın sabah... 302'de Satürn halkalarının kuzeydoğu dairesine çarpacağını düşünüyoruz.
Listen, Lowell, if you continue as is, we figure you'll hit the northeastern quadrant of Saturn's outer rings... at 0302 tomorrow morning.
- Satürn'ün halkaları ne zaman keşfedildi?
The rings of Saturn, when were they discovered?
Otoyoldan arabayla gelirken şehri Saturn'ün halkaları gibi saran Raccordo Anulare'den etkilenmemek mümkün değil.
As arriving by car from the highway... and taking the inevitable raccordo anulare... which circles the city like one of Saturn's rings.
Tümünü görebiliyor musun - Zıplama halkaları gümüş şeritler, gösteriş, ışıklar?
A clown! Can't you see it all - the sawdust ring, the tinsel, the glitter, the lights?
Başbakan Reynaud, mücadelesinde kararlıydı. Kabinesindeki zayıf halkaları temizleyerek siyasi arenada ilk kez boy gösterecek olan General de Gaulle'ü göreve getirdi. Ama artık iş işten geçmişti.
First-Minister Reynaud he answered, firing from its government some of the espíritos weakkest e convoking militant people, nominated De Gaulle, that now politics estreava in the enclosure for bullfighting, but the war already not it was at the hands of them.
Böylece iyiliklerin suya atılan bir tasın çevresindeki halkalar gibi yayılacağını.
So that good deeds would spread out Ii ke the ripples from the pebble in a pond.
Böylece iyiliklerin suya atılan bir taşın çevresindeki halkalar gibi yayılacağını.
So that good deeds would spread out like the ripples from a pebble in a pond.
Kroket halkaları bu öğlen hoş görünüyor.
Croquet hoops look damn pretty This afternoon.
Antilop halkaları kemirmesin de.
Don't want an antelope nibbling the hoops.
- Yok canım, halkaları kemiriyor.
No, dear- - nibbling the hoops.
Asteroit kuşağında olduğu gibi Satürn'ün halkaları da birçok küçük, yuvarlanan, buzlu uyducuktan oluşur.
Similar to the asteroid belt are the rings of Saturn...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]