Jacinta translate English
46 parallel translation
Onun adı Jacinta. Dün gece onu biraz yokladım.
Her name's Jacinta had a bit of a fumble with her last night
Jacinta.
Jacinta.
Arabayı görür görmez "Bu, Jacinta" diye düşündüm!
I saw the car and thought : that's Jacinta!
Sakin ol Jacinta, her şey yolunda.
Don't worry Jacinta, it's alright.
Jacinta, böyle yapma!
Jacinta, don't be such a lout! Stick this in me!
Jacinta haklı.
Jacinta is right.
Jacinta, dövüş horozu!
Jacinta, the gamecock!
Jacinta Johnson.
Jacinta Johnson.
Jacinta acil servisi ara.
Jacinta, call Emergencies.
Jacinta kıpırdama.
Jacinta, you're not to move.
Jacinta Don Mariano'yu ara.
Jacinta, call Don Mariano.
Jacinta kamyonu al ve onu şehre bırak.
Jacinta, get the truck and take him into town.
- Jacinta'dan bir mektup.
- A letter from Jacinta.
Jacinta Gonzalez Garden Caddesi
Jacinta González, Garden Street,
- Jacinta'da, işten önce.
- At the Jacinta, before work.
Peki Jacinta'nın adamlarıyla?
And with Jacinta's men?
Adım Jacinta.
I'm jacinta.
- Jacinta. - Hayır.
- Jacinta.
Jacinta, bilmem lazım.
Jacinta, I have to know.
Dayan Jacinta.
Hang in there, jacinta.
Jacinta öldü mü?
Jacinta's dead?
Walt, Janus, hatta belki de Jacinta benim yüzümden öldüler.
Walt, janus, maybe evenjacinta dead because of me.
Jacinta kesinlikle neler olup bittiğini biliyordu.
Jacinta definitely knewwhat was going on.
Jacinta'ya para veriyorlarmış.
They've been paying jacinta.
Walt, Jacinta'yı bu şekilde buldu.
And this is how walt found her.
Ve sonra da Jacinta'nın adına ulaştı.
And then found jacinta's name.
Her neyse, Jacinta, yılanlar nedeniyle bahçeden uzak dur demişti.
Anyway, jacinta said to stay away from the garden, because of the snakes.
Jacinta öldü.
Jacinta's dead.
Jacinta ekmek kırıntılarından iz bıraktı ardında.
Jacinta left a trail of breadcrumbs.
Jacinta'nın da annem olduğunu.
He thinks jacintawas my mother.
Bunu Jacinta'ya vereceğim.
I'm gonna give thisto jacinta.
Jacinta. Onun adı da Anahi.
Jacinta... and she's Anahi.
- Jacinta...
- Jacinta...
Jacinta Flores ve Rosa Flores.
Jacinta Flores and Rosa Flores.
- Jacinta nerede?
- Where's Jacinta?
Jacinta çok büyük acılar çekti ama daha kötüsü de olabilirdi.
Jacinta has been through hell, but it could have been a lot worse.
Daha önce Jacinta'ya yaptıklarını hatırlarsanız şu an ona neler yapacağını hayal edebilirsiniz.
If you think he was taking it easy on Jacinta before, can you imagine what he's doing to her right now.
Jacinta'nın benim için çizmişti.
Jacinta drew it for me.
Belki de Jacinta çiçekleri çizmiyordu.
Maybe Jacinta wasn't drawing flowers.
- Morgan, dur! - Jacinta!
Jacinta!
Jecinta, sana bir seri numarası yolladım.
Jacinta, I sent you a serial number.
Jecinta'ydı adı.
Jacinta.
Ölüm hayatın bir parçasıdır.
( Jacinta ) The death is part of life.
Jacinta!
Jacinta! Morgan, stop!