Snitch translate English
1,292 parallel translation
- Mızmızları kimse sevmez, Hayley.
- Nobody likes a snitch.
Ben ispiyoncu değilim.
I ain't no snitch.
İspiyoncu olmadığımı söyledim.
I said I ain't a snitch.
- Seni küçük gammaz.
- You little snitch.
Seni küçük gammaz.
You little snitch.
Bu sen de bakıyorsun demek ispiyoncu!
- Luke's peeking. - That means you're peeking too, snitch.
Rapor vermek için geldim.
I'm here to snitch.
İspiyoncunun kim olduğunu bulduk.
We found out who Cochran's snitch is.
Joe köstebek değil!
Joe isn't the snitch!
Gerçek köstebek az önce herşeyi itiraf etti.
The real snitch just confessed to me.
motivasyonum ve becerim sayesinde yükseldim.
- You really are Cochran's snitch? - No, I'm getting kickedtairs because of my skills and motivation.
Bu, Hector'un neden bu kadar ısrarla Dolan'ı ihbar etmek istediğini açıklıyor.
Well, that could explain why Hector's so willing to snitch on Dolan.
Sanırım, kocasının bir ihbar defterinde adını görmüş.
I think she got his name out of one of his old snitch books.
"İspiyoncu" yu da sevmem.
'Snitch', neither.
Evet, ispiyonlamanın işe yaradığından emin olmak için iyi bir yol.
Yeah, that's one way to make sure the snitch well runs dry.
Hayır, gammaz gammazlanır, dostum.
No, he was a snitch's snitch, man.
- Anlaşıldı patron. Bize bilgiyi veren kişi havalandırmada bir şeyler gizli olduğunu söyledi.
Our snitch says these crafty little buggers today, they hide things in the vents.
Belki de azıcık!
Well.. maybe a snitch!
- Gammazlamaktansa ölmeyi yeğledi.
- He'd rather die than turn snitch.
Seni adi muhbir.
You little snitch.
Siktiğimin ispiyoncusu.
You fucking snitch.
Kalpazanlık işinde kullandığım bir muhbirdi.
He's a snitch I used to use when I was working in counterfeiting.
İspiyoncu gammazlar hemen gardiyana
# Snitch gives you up to the screws
İnsanlar birbirine girse de Buddy lsrael ise aralarından sıyrılıyor
People get pinched, snitches snitch. The next thing you know, Buddy Israel has brought the heat to bear on none other than Mr Primo Sparazza himself.
Bu adamın öyle ya da böyle kaybetmesi gerek
Total cliché. This guy. He's a strung-out, washed-up, has-been, jerk, snitch, fucking drunk, seven-layer loser.
Ben, o ispiyoncuyu hayrına hallettim.
I took care of that little snitch for good.
Burada kimse seni duyamaz ispiyoncu.
No one's gonna hear you down here, snitch.
Bu ülkede herkes muhbir.
In this country everyone's a snitch.
Fakat grubunun içinde bir muhbir var.
But there's a snitch in your group.
Muhbir kim?
Who's the snitch?
Adamlarımın söylediğine göre muhbir Lik'miş.
My men said Lik was the snitch.
Jimmy muhbiri halledecek.
Jimmy, just take care of the snitch.
Muhbiri vur.
Knock off the snitch,
Sadece gammaz diyorlar. Gammaz kim?
They-They just refer to him as "the snitch." Who's the snitch?
Gammazın kim olduğunu bilmek istiyorum.
I want to know who the snitch is.
Eric, kuzen aradığımız gammaz.
Eric, Cuzz is the snitch.
Ardından da kuzen öldürüldü. Daha doğrusu gammaz. Yani Patrick'in istediği oldu.
And then Cuzz was killed - or the snitch, I should say - which is what Patrick wanted.
Ben sadece... insanların ispiyoncu olduğumu düşünmelerini istemedim.
I just... well, I just didn't want people to think I was a snitch.
Seni pislik herif...
Was he with this guy? I ain't no snitch.
Beni Wyms'e ihbar mı edeceksin?
You're gonna snitch me out to Wyms?
- İspiyoncu yine de.
- He a snitch, though.
Senin şu muhbirden girsen konuya?
What if you get the one snitch?
İspiyoncu ibne!
Snitch bitch.
Hapishane muhbiri?
Jailhouse snitch?
Sonuç olarak, o karı ne yaparsa yapsın.
What it come down to is she know you ain't gonna snitch.
Eyalet savcısı, Emniyet müdürü Burrell'i... Ofisinde ziyaret edip... Neden dedektiflerimizin bir hapishane muhbirini... seçime bir gün kala konuşturmak istediklerini sormuş.
Commissioner Burrell had a visit first thing this morning from State's Attorney Demper himself, asking why one day before the primary our detectives were trying to writ out a jailhouse snitch.
Çarşamba günü gerekli izinlerini alıp muhbirleriyle istedikleri gibi konuşabilirler.
They can pick up their writ and talk to their snitch on Wednesday.
Barak'ın ölümü, Ari'nin yararına olmuş. Tanıklık etmek zorunda kalmadı. Kuzeninin ortağı, onun ispiyoncu olduğundan haberdar değil.
So, looks like Barak's death is good for Ari, doesn't have to testify, his cousin's partner won't know he's a snitch, and... he got $ 25,000.
Kuzeninin tüm arkadaşları, senin ispiyoncu olduğunu öğrenir.
And all of your cousin's friends find out that you're a snitch.
İspiyoncu seni.
You fucking snitch.
- Ben ispiyoncu değilim.
- I ain't no snitch.