Meen translate Spanish
77 parallel translation
Bırak bebekleri öldürsünler, kafalarla polo oynasınlar ve komşularına işesinler.
Deja que sacrifiquen a bebes, que jueguen al polo con cabezas y que se meen en sus vecinos.
Hayır, koşuyor, bağırıyor ya da basit hedefi küçümsüyoruz.
No corran ni se meen en la zona poco profunda.
Ben kariyerimin mahvolmasını istemiyorum, tamam mı?
No quiero pasarme la vida aguantando que me meen desde arriba. ¿ Vale?
Herkesi çağırıp üstüne işeteceğim.
Traeré otras personas para que te meen.
Hayvanlar bile üstüne işeyecek.
Traeré animales para que te meen, hombre.
Herkesin suratına işemesine izin veriyorsun sonra da neden ıslandım diyorsun.
Sólo dejas que todos te meen... - Mierda. -... ¿ y preguntas por qué estás mojada?
Sizi Kolombiya'ya davet etti. Ve bu önemli konuşmayı yapacaksınız. Teröristlerin altlarına işemesi ile ilgili.
Lo invitó a Columbia Heights para dar un importante discurso que hará que los terroristas se meen en los pantalones.
Bol bol bira içip, işerler.
Ojala la gente beba unas cervezas falsas, meen mucho y se vayan a casa.
Bir dakika. Ben seks hakkında yazıyor olabilirim ama.. ... sen insanların üzerine işemesinden hoşlanıyorsun
Espera, quizá yo escriba de sexo, pero tú quieres que te meen encima.
- Endişelenme. Adamlarını kalkıştan önce işet yoksa kalkamazsınız.
Que meen tus hombres o no despegaréis.
Arka tarafta buluşana kadar delirmiş gibi, çılgınca davranacağız. Böylece altlarına sıçacaklar.
Actuamos como locos, locos con furia - - hacemos que se meen en los pantalones, los forzamos hasta que nos encontremos del otro lado.
Meen Tamilce de balık demek.
- Meen es pescado en tamil.
Üzerine işenmesi hoşuna gidiyor demek- -
Te gusta que te meen...
Ben gay değilim, ve gerçekten üzerime işenmesi hoşuma gitmez.
No soy gay y no me va que me meen encima.
- Mesela bir kızın üzerime işediğini.
- Como cuando les pido que meen.
- Üzerine mi?
- ¿ Que te meen encima?
Her neyse Jack, gitmeliyim.
En fin, Jack, tengo que ir a que se meen en mi oreja.
Polis, eski Tayland güzeli Meen'in gizemli kayboluşuna dair ipucu sayılabilecek bir takım doku örnekleri bulduğunu açıkladı.
Respecto a la misteriosa desaparición de Meen, la que fuera Miss Tailandia, la policía ha encontrado pruebas adicionales que... trozos de tejido efectivamente pertenecen a ella.
Ama Meen'in hayatta olup olmadığı hakkında bir yorum yapmaktan kaçındılar.
No obstante, todavía son reacios a sacar una conclusión de si está muerta o viva.
Bu dava yurtta ve dünyada Meen'in Kainat Güzeli yarışmasında ikinci olmasından dolayı.. .. ilgiyle izleniyor.
Este caso recibió mucha atención siendo portada tanto en Tailandia como en el extranjero al haber sido segunda dama de honor en Miss Universo.
Meen'in öldüğünü kanıtlayan kan izleri ve kalp dokuları.
Restos de sangre y tejido del corazón que confirman que está muerta.
Meen davasına ne zaman ve nerede başlayacağız?
Sobre el caso de Meen... ¿ Dónde y cuándo quieres que empiece?
Meen'i senin yerine bir kadın polis canlandıracak.
Tienen una mujer policía interpretando el personaje de Meen en su lugar.
Meen, eğer senin karakterini canlandırma şansım olursa tüm benliğimle seni yansıtacağım.
Meen, si tengo la oportunidad de interpretar tu personaje, Me dejaré el alma en ello.
Meen davasında senin yer almana karar verdiler.
Bueno, sobre el caso de Meen. Al final han decidido que tú interpretes el papel de Meen.
Bayan Meen, bekleyin.
Señorita Meen, espere.
Teşekkür ederim, Meen.
Gracias, Meen.
Meen, eğer ruhun hala buradaysa... Şunu bilmeni istiyorum.
Meen, si tu alma está aquí todavía, quiero que sepas que...
Sanırım Meen davasında yanlış bir şeyler var.
Creo que hay algo extraño en el caso de Meen.
Meen.
¡ Meen!
Bir daha Meen'i canlandırmana izin vermem.
No te dejaré hacer el papel de Meen más.
Bence Meen'le ilgili tuhaf bir şeyler var.
Creo que hay algo extraño a cerca de Meen.
MEEN'İN RUHU POLİSLERİ KORKUTTU.
El espiritu de Meen asustó a los policías.
Meen.
Es Meen.
Meen mi?
¿ Meen?
Gidip Meen'in odasına bakabilir miyim?
¿ Puedo ir a ver a la habitación de Meen?
Meen mi söyledi?
¿ Meen te lo dijo?
Bir estetik cerrah. Meen'in yakın arkadaşıydı.
Es una cirujano plástico, amiga íntima de Meen.
Meen hakkında bilgi toplamaya mı geldin?
¿ Estás aquí para preguntar por Meen?
Meen'le karşılaştırırsak bir ucubesin.
Comparada con Meen, tu cara es bastante fea.
Bayan Meen çok güzel bir kadındı.
La señorita Meen era una mujer tan perfecta.
Bayan Meen ile aranızda geçenler...
Quiero saber si usted y la señorita Meen... estaban...
Bayan Meen'e mi?
¿ Quiere decir la señorita Meen?
Bekle, Meen.
Espera, Meen.
Meen, bunu yapma.
Meen, para.
Meen'i sen öldürdün!
¡ Mataste a Meen!
Meen'i öldürdükten sonra Fai, cesedi parçalara ayırdı.
Después de que matara a Meen Fai se deshizo de los trozos del cuerpo de Meen.
MEEN'İN AKRABALARI, FİLMDEKİLERİN ÇARPITILMIŞ OLDUĞUNU İDDİA ETTİ.
Los familiares de Meen critican la distorsionada película
MEEN'İN HAYALETİ POLİSLERİ KORKUTTU.
Una Meen embrujada asustó al equipo de investigación
Meen'in gölgesinin filmde göründüğünü duyduk.
Hemos oído que la sombra de Meen aparece en la película.
Birilerinin suratına işemsi çok hoş olmaz sanırım.
Que te méen en la cara no es agradable, confía en mi.