Caldwell translate French
511 parallel translation
- Bay Caldwell.
M. Caldwell.
Caldwell'in komutasında en az bin kişi buraya geliyor.
Caldwell envoie une centaine d'Indiens vers nous!
Caldwell nerede?
Où est Caldwell?
"TOBACCO ROAD" SAHNE OYUNU JACK KIRKLAND TARAFINDAN ERSKINE CALDWELL'IN ROMANI ESAS ALINARAK YAZILDI.
LA pièce "LA ROUTE DU TABAC", ÉCRITE PAR JACK KIRKLAND, EST UNE ADAPTATION DU ROMAN D'ERSKINE CALDWELL.
Rahibe Anna, siz, üç çocukla beraber Bay Caldwell ile birlikte gidin.
Prenez trois gosses et allez avec M. Caldwell.
Bay Caldwell, ne var orada?
- Caldwell, que tenez-vous là?
Torpiller yarı yolda patladı. Caldwell, kumandayı al.
Les torpilles ont explosé à mi-chemin!
Bay Caldwell, unutturmayın, bu gemiyi inşa edenlere bir mektup yazacağım.
Rappelez-moi d'écrire aux constructeurs du bateau.
- Bay Caldwell'in keyfi yerinde.
- Caldwell se défend bien. - Il est fameux!
Kalmamıza izin verirlerse, aptallık ederler. - Evet, Bay Caldwell?
Si nous restons, les Japonais sont perdus.
L-tipi Japon denizaltı, Bay Caldwell.
Un sous-marin japonais type "l".
Torpil böyle olmalı, Bay Caldwell. Bir daha bakın.
Enfin des torpilles qui marchent.
Onu tuttum, Bay Caldwell. Çarkçı başı!
Doucement, je le tiens!
Bu bir emirdir!
Caldwell. C'est un ordre!
Çarkçılar bu Donanmayla eskiden beri çok ilgilenmişlerdir, Bay Caldwell.
Les Chefs ont soigné notre Marine depuis longtemps, Caldwell.
- Binbaşı Caldwell'i takdim edeyim.
Puis-je vous présenter le commandant Caldwell?
Gelecek tüm yardım değerlidir, Binbaşı.
Nous apprécions toute aide, commandant Caldwell.
Binbaşı Caldwell'e hallettiririm.
Je demanderai à Caldwell de s'en occuper.
Binbaşı Caldwell. Davut'un Yıldızı'ndaki herkesi götürüyorlar mı?
Emmènent-ils tous ceux qui étaient sur l'Etoile de David?
Ben Binbaşı Caldwell.
Ici le commandant Caldwell.
- Caldwell, efendim.
- Caldwell.
- Binbaşı Caldwell görüşecek.
Ecoutez le commandant Caldwell.
Daphne Caldwell.
Daphne Caldwell.
Daphne Caldwell, Teğmen Bolland.
Daphne Caldwell, lieutenant Bolland.
Henry Lee Caldwell. Uhuru adlı bir Kara Militan grubunun üyesi.
Henry Lee Caldwell... membre des Militants Noirs Uhuru.
- Henry Lee Caldwell'im var.
- J'ai Henry Lee Caldwell.
Başlarında Caldwell diye bir adam vardı.
Ils étaient menés par ce Caldwell.
Caldwell madeni satın aldı. İnsanları topraklarını satmaya zorladı
Il a acheté la mine et petit à petit, la ville.
Su kuyuları zehirli olduğu için, Caldwell kimsenin kasabadan ayrılmasına izin vermedi.
Et puis, la peste est arrivée à cause des puits pollués.
Sonra ölümler başladı.
Caldwell ne laisse partir personne, sauf les malades.
George, Caldwell kim?
Qui est Caldwell?
Evet, bay Caldwell.
Oui, M. Caldwell.
Caldwell.
Caldwell.
Benim gibi bir pisliğin, onlara karşı bir şansı olamazdı.
Quel piètre défenseur... Même pas fichu de me défendre moi-même. Ils obéissaient à Caldwell.
- Caldwell, kadın şimde nerede?
- Où est-elle?
Eğer biz isyan edersek veya sen bize yardım edersen, Caldwell öfkesini onlardan çıkarır.
Si on se rebelle ou si tu nous aides, Caldwell se vengera sur eux.
Senin gibi korkaklar yüzünden Caldwell gibi insanlar yaşamaya devam ediyor.
C'est à cause de gens comme vous que Caldwell est toujours vivant.
Yoksa Caldwell'in hakkınızdaki düşüncelerinden mi?
Ou de ce que Caldwell pense de vous?
Caldwell sana hastalara bakmaman için kaç para ödüyor?
Combien on vous donne pour ne pas soigner les pestiférés?
Caldwell ve adamları, ölmedikçe kimsenin kasabadan çıkmasına izin vermiyor.
Caldwell ne laisse que les cadavres quitter la ville.
Bu topraklar bay Caldwell'e ait.
Ce pays appartient à M. Caldwell.
Şimdi git, Caldwell'e onu beklediğimi söyle.
Et va dire à Caldwell que je l'attends.
Caldwell den kurtulmanın zamanı geldi.
Il est temps de nous débarrasser de Caldwell.
Caldwell bizim için iyi bir cellat olur.
M. Caldwell va travailler pour nous.
Caldwell mi?
Caldwell?
Keoma ve Caldwell birbirlerini öldürecek o zaman kasaba lidersiz kalacaktır.
Keoma et Caldwell vont s'entre-tuer et la ville sera momentanément sans chef.
Caldwell geliyor.
Caldwell arrive en ville.
Caldwell'in yönlendirmesiyle saldırırlar.
- Avec Caldwell, sûrement.
Gemiye dönün, Bay Caldwell.
Retournez à bord.
- Bay Caldwell.
J'ai froid!
Caldwell Çorba Tanıtımındaki o dahiane fikri nereden ilham aldığınızı çok merak ediyorum.
Très bien, maman, nous allons y aller.