Judea translate French
25 parallel translation
"o aşağılık Judea'lı gibi tüm kabilesinden daha değerli... " bir inciyi kaldırıp atan biriydi deyin.
Un homme dont la main, comme celle du vil Indien, rejeta une perle plus riche que toute sa tribu.
"O aşağılık Judea'lı gibi" tüm kavminden daha değerli bir inciyi,
Comme celle du vil Indien, rejeta une perle plus riche que toute sa tribu.
Öyleyse, neden memleketin Judea'ya ailenin yanına dönmüyorsun?
Dans ce cas, retourne donc dans la tienne, en Judée. Je préfère côtoyer des fous que je connais.
Bütün engel Judea ve Samaria bölgesindeki... dikenli tellerle başlayacak.
La barrière dans son ensemble commence par une clôture du côté de la Judée-Samarie.
" Judea ve Samara'yı terk etmek gibi bir niyetimiz yok.
" Nous n'avons aucune intention de laisser la Judée-Samarie [Cisjordanie].
Judea?
Judea?
Mariane, ben Judea.
C'est Judea.
Ruth ve Judea Pearl, gazetecilik, müzik, ve diyalog aracılığıyla kültürler arası anlayışı teşvik etmek için Daniel Pearl Derneği'ni kurdu.
Ruth et Judea ont créé la Fondation Daniel Pearl pour promouvoir la compréhension interculturelle par le journalisme, la musique et le dialogue.
Eğer bizim paramız Roma'nın onu Judea Kralı olarak tanımasını sağlarsa Herod bize borçlanacaktır.
Si notre argent peut assurer que Rome le reconnaisse comme le roi de Judée, Hérode nous sera redevable.
Sen, Judea'yı Selefkiler'in mi yönetmesini isterdin?
Préfèreriez-vous que les Séleucides règnent sur la Judée?
Judea tahtını almamda yardım edin benim düşmanlarımı düşman edinin, ben de size büyük bir hediye vereyim.
Aidez-moi à régner sur la Judée, faites de mes ennemis les vôtres et je vous offrirai un généreux cadeau.
Bana, Judea tahtını almam için yardım edin.
Aide-moi à prendre le trône de Judée.
Sana Judea'daki erdemli hayatından söz etti mi?
Tu lui as parlé de ta vie vertueuse en Judée?
Sizi Judea'ya hangi rüzgâr attı?
Qu'est-ce qui vous amène en Judée?
Sizi Judea'ya hangi rüzgâr attı? Büyülü bir bebeği görmek üzere Beytüllahim'e iştirak ediyoruz.
Tu sais, Stewie, j'ai vu ta pièce, et je la trouve euphorisante.
Roma'ya dönüşte Judea ele geçirilecek.
Judée sera capturé, et retourné à Rome.
Judea'daki garnizonumuz büyük değil, Claudia.
Notre garnison en Judée n'est pas nombreuse, Claudia.
- Sanhedrin, halkı kontrol edebildiği sürece Roma, Judea'nın denetimini gevşek tutacaktır.
Rome ne tient la Judée dans ses mains que tant que le Sanhédrin est capable de gérer le peuple.
Öyleyse niye Judea'da, Romalı askerlerin en fazla olduğu yere döndünüz?
Pourquoi revenir là où il y a plus de soldats romains que n'importe où en Judée?
- Romalıları, Judea'dan kovacak olan senin yolun mu yoksa benimki mi zaman belirleyecek.
L'histoire déterminera si votre chemin ou le mien conduira les Romains de Judée.
Kudüs'te, tüm Judea ve Samiriye'de ve dünyanın dört bir bucağında benim tanıklarım olacaksınız.
Vous serez mes témoins à Jérusalem et dans toute la Judée et la Samarie et au plus profond de la Terre.
Cam Judea hurma ağacı özü.
Le vernis est...
Birkaç ay içinde Doğu Roma İmparatorluğu içindeki büyük bölgelerin kontrolünü ele geçirir ve Mısır, Suriye, Judea ve Arabistan'daki liderlerin desteğiyle tahta çıkmak için son hamlesini yapar.
En quelques mois, il prend le contrôle de territoires majeurs à l'est de l'empir et avec le soutien de chefs en Égypte, en Syrie, en Judée et en Arabie... il franchit l'étape ultime de la revendication au trône.
Suriye'de üç, Judea'da iki, Arabistan'da bir, Mısır'da bir.
Trois en Syrie, deux en Judée, une en Arabie et une en Égypte.
İsa Judea'lıydı,
Jésus venait de Judée.