Judoon translate French
26 parallel translation
Judoon.
Des Judoon.
Judoonlar neyin nesi?
Qui sont les Judoon?
! Judoonlar bloke etmiş olmalı.
Les Judoon ont dû bloquer l'accès.
Judoon Müfrezesi Ay'da.
Les Troupes Judoon sur la loune.
Meğerse plazma halkalar, Judoonlardan kaynaklanıyormuş.
Il se trouve que c'était l'oeuvre des Judoon.
Aradıkları neyse, Judoonların onu bulmasına izin veremez misin?
Peu importe ce que c'est, on ne peut pas juste laisser les Judoon le trouver?
Kalın kafalı Judoonlar!
Les Judoon sont idiots.
Onu bulup Judoonlara göstermeliyiz.
Nous devons la trouver et montrer ça aux Judoon. Allons-y!
Şu insanlar!
On est coincés sur la lune, avec les Judoon et un criminel suceur de sang, et vous posez des questions personnelles? Les humains!
Judoonlar mantıklı ve birazcık da kalın kafalıdırlar.
Les Judoon sont logiques et un tout petit peu idiots.
- Judoonlar ne olacak?
- Et pour les Judoon?
- Judoonlar hepimizi infaz edebilir. Yürü.
- Les Judoon peuvent tous nous tuer.
Bunu neden yapasınız ki? Herkes öldüğünde, Judoonların gemileri benim olacak. Böylece kaçacağım.
Tout le monde mort, je pourrai m'échapper avec les vaisseaux Judoon.
Judoonların, insanların işledikleri suçlar üzerinde otoritesi yoktur.
Les Judoon n'ont aucune autorité sur les crimes humains.
Zaferinizin tadını çıkarın, Judoonlar.
Profitez de votre victoire, Judoon.
Judoonlar tahliye edilecek.
Les Judoon vont évacuer.
Hadi, Judoonlar, tersine çevirin.
Allez, Judoon, inversez-le.
İlk olarak Judoon sizi buraya hapsetti ve aileniz beni asla affetmez. Kesinlikle olmaz!
- Pas question!
Bak, Judoon'lar onu hapse attı, buraya geri gelemez.
Pas question. Les Judoons l'ont emprisonné, pourquoi il reviendrait?
Judoon'lar Calysteral Salkımı'ndaki Swamp dünyalarından birinde hapishanesi var.
Les Judoons ont une prison dans les marécages de Calystère.
- Judoon'lar bizi ele geçirmişti.
- Les Judoon nous ont arrêtés.
Çünkü Judoon'larla başlarını belâya sokmak istemiyorlar.
Car ils voulaient éviter des problèmes avec les Judoon.
Ama sen Judoon'larla da karşılaşmadın.
Mais tu n'as jamais vu de Judoon.
Eğer o haklıysa, Judoon olayı da haklıysa, bizimle takılması çok tehlikeli bir şey.
S'il a raison et si on a raison pour les Judoon, alors il serait en danger de rester avec nous.
Eğer benimle karşılaşmamış, Judoon'lara yakalanmamış olsanız en başından tehlikeye girmezdiniz.
Si vous ne m'aviez pas rencontrée, avec les Judoon, vous n'auriez pas été seuls, face au danger.
Judoon'lar Rahipleri bölgeden dışarı çıkarıyor,... Spitfire uçakları kendi zamanlarına geri döndü,... ve Kaptan Avery ve adamları... Rory!
Rory!