English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turkish → French / [ M ] / Milord

Milord translate French

299 parallel translation
- Evet.
- Oui, milord.
Davalılar arasında şahide soru sormak isteyen var mı?
Les accusés ont-ils des questions à poser au témoin? Oui, milord.
Yok, efendim.
Non, milord.
Efendim, Kaptan Bligh'a soru sormak istiyorum.
Milord, j'aimerais interroger le capitaine Bligh.
İzninizle açıklayayım.
Milord, laissez-moi m'expliquer.
Yemin ederim ki, Christian'la yaptığım konuşmanın içeriği buydu.
Milord, je jure devant Dieu et cette cour... que c'était la teneur de notre échange.
Efendim Stewart Pandora'da öldü.
Milord... l'aspirant Stewart est mort dans la Pandora.
Efendim, ölmek istemiyorum ama ölümden de korkmuyorum.
Milord, je ne crains pas de mourir.
Efendim, bir adam bu zorbalığa dayanamadı.
Un homme, milord, n'a pas enduré cette tyrannie.
1908 BAHARI, PARİS... Saat 10, Lordum.
Paris au printemps 1908... 10 heures, Milord.
- Saat 10, Lordum.
10 heures, Milord.
Bir sorun mu var, Lordum?
Qu'est-ce qui ne va pas, Milord?
- Korkunç bir deneyim olmuştur.
Triste expérience, Milord. Ah ça, oui!
- Sanırım öyle, lordum.
Je l'espère, Milord.
Kuzey Amerika mı demiştiniz, lordum?
L'Amérique du Nord, Milord?
Size ne olacağını düşünmeden edemiyorum, lordum.
Je me fais du souci pour vous, Milord.
- Tabi lordum.
Oui, Milord.
Teşekkür ederim, lordum.
Merci, Milord.
Sizinle yalnız konuşabilir miyim, lordum?
Puis-je vous parler seul à seul, Milord?
Çok kötü bir gün geçirdim... Korkunç bir mücadele içindeydim.
Milord, je viens de livrer un terrible combat.
Beni oldukça değişmiş bir adam olarak bulacaksınız, lordum.
J'ai beaucoup changé, Milord.
Bununla beraber, lordum... insanlar sizi önemli şahsiyet sahibi sanınca, öyle olduğunuzu düşünmeye başlıyorsunuz.
Mais Milord... quand les gens vous croient quelqu'un, on finit par le croire.
- Hayır mı? Her halükarda, sizinle Londra'ya dönemeyeceğimi... söylemek zorunda kaldığım için çok üzgünüm.
En conclusion, Milord, je suis navré de vous dire que je ne rentrerai pas à Londres.
Dur biraz Ruggles. Yararı yok lordum.
Milord, ma décision est prise.
Anglo-Amerikan Izgara'ya lordum.
Au Grill anglo-américain, Milord.
Lütfen, milord?
Je vous en prie, monseigneur.
Bizim yaşamımız burada. Evet, milord.
Oui, monseigneur.
Üzgünüm efendim. Bay Hallward evde değil.
Milord, M. Hallward n'est pas chez lui.
Bir beye rastlarsanız Yüksek kiralar ödeyen
Quand vous rencontrez un milord qui paie un gros loyer
Bir beye rastlarsanız Yüksek kiralar ödeyen
Quand vous rencontrez un milord Qui paie un gros loyer
Bir beye rastlarsanız Yüksek kiralar ödeyen
Quand vous rencontrez un milord
Evet, efendim.
Oui, Milord!
Efendim?
Milord?
- Kıpırdamayın, Lord hazretleri.
- Du calme, Milord.
Zor bir durum, öyle değil mi, Lordum?
Milord se trouverait-il dans le pétrin?
Lordum!
Milord.
İyi misin, lordum?
Ça va, Milord?
- Lordum?
- Milord?
- Ne oldu, Lordum?
- Ce sera quoi, Milord?
Sizi kesinlikle özleyeceğim, Lordum.
Vous allez me manquer, Milord.
Kusuruma bakmayın, lordum.
Pardonnez-moi, milord.
İyi günler, lordum.
Bonne journée, milord.
Madem ondan hoşlandın, lordum o zaman onu elde edeceksin.
Si elle vous plaîït, milord, elle est à vous.
Sevgili lordum, senin bir sakinleştiriciye ihtiyacın var.
Mon cher milord, vous avez vraiment besoin d'un cordial.
Lordum, ne sözlerinizi ne de davranışlarınızı anlayabiliyorum.
Milord, je ne comprends ni vos paroles ni votre conduite.
190 pound kazandınız, lordum.
Vos gains, milord. 190 livres
- Arizona Lordum. - Arizona.
Arizona, Milord.
Açık gri takımınızı çıkarıyorum, lordum.
Je sors le gris clair, Milord.
- Öyleydi, lordum.
C'est cela, Milord.
Sizi gördüğüme memnun oldum lordum.
Moi aussi, Milord.
d Ne iyi insandır o Ne iyi insandır o... Lordu sevmişler gibi.
Milord a beaucoup de succès.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]