English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turkish → French / [ S ] / Sadler

Sadler translate French

162 parallel translation
Piers Emerson. Melanie Sadler.
Piers Emerson, Melanie Sadler.
- Ekselansları, bu Bayan Sadler.
Votre Excellence, Mlle Sadler.
- Bayan Sadler'de.
Mlle Sadler.
Ben şu Bayan Sadler'ı şüpheli görmüştüm.
Je pensais à Mme Sadler.
Binbaşı Sadler.
le major Sadler.
Bu odada sadece tek bir kişi bu iyi korunmuş sırrı bilebilir, ve binbaşının ölümünden fayda sağlayabilirdi.
Une personne connaissait ce secret et avait une raison de vouloir la mort du major Sadler.
Yanılıyor muyum, Bayan Sadler?
N'ai-je pas raison, Mme Sadler?
Binbaşı Sadler'ın Lady Muriel'in kayıp oğlu olduğunu anca sonda öğrendik.
Ce n'est qu'à la fin qu'on a su que le major Sadler était le fils de Lady Muriel.
Başından beri Bayan Sadler olduğunu biliyordum.
Je l'ai su dès le début de la pièce.
- Marx mı Sadler mı?
- Marx ou Sadler?
Sadler.
Sadler.
Ayrıca bir antrenörü vardı, adı Dick Sadler Foreman'ın yanında ufacık kalıyordu. Ve Sadler, Foreman ona vururken kum torbasına yapışırdı.
Son entraîneur, Dick Sadler, petit en comparaison, tenait un sac de frappe que frappait Foreman.
Sadler'ın tam anlamıyla ayakları yerden kesilirdi.
Sadler décollait à chacun de ses coups.
Bay Sadler, bunun kazadan başka bir şey olmadığını basına iletmemi istedi.
M. Sadler m'a dit de déclarer que ce n'était qu'un simple accident.
Sadece Dick Sadler adına konuşabilirim, başkası adına değil. Zor bir şeydir.
Je ne peux parler qu'au nom de Dick Sadler.
Ev Richard ve Darlene Sadler'a ait.
La maison appartient à Richard et Darlene Sadler.
Daha sonra Mi-cha okula gider, ve ben de Sadler'in yerine giderim. - Sadler mi?
ensuite, Mi-Cha va à l'école et je vais chez Sadler.
Lois. Lois Sadler.
Lois Sadler.
Ben Lois Sadler bu arada.
C'est Lois Sadler, au fait.
Ve son olarak, Çavuş Sadler. Silahlarla ilgilenir ve sakin bir Afgan uzmanıdır.
Et le dernier, mais non le moindre importante, le sergent Sadler, bras expert et en Afghanistan.
Umarım, bizimle konuşamadıklarını Dr. Sadler'e anlatabilirsin.
Tu auras la joie de t'ouvrir au Dr. Sadler comme tu ne l'as jamais fait avec nous.
Asıl mucize Dr. Sadler'ın Peder William'ın verdiği zararı düzeltmesi olur.
Ca en sera un si le Dr. Sadler arrive à demêler les dommages causées par le Rd. William.
İki tane Alec Sadler var.
Il y a deux Alec Sadler.
Alec Sadler'ı öldürmeye teşebbüsten tutuklusun.
Vous êtes en état d'arrestation pour tentative de meurtre sur Alec Sadler.
- Bay Sadler tüm şikayetleri geri aldı.
Sadler retire toutes les charges. Bien.
- Greg, hala Bay Sadler ile misin?
Greg, t'es toujours avec M. Sadler?
Sadler toplantı mekanını son dakika değiştirdi.
Sadler a changé le lieu de notre rencontre à la dernière minute.
- Ben Alec Sadler.
Je suis Alec Sadler,
Sadler'ın çiftliğinde yanında olan ajan bu mu?
Est-ce l'officier qui était avec vous à la Ferme des Sadler?
Aslında bu sabah, bu trajik olayı tartışmak için Ablixa'yı üreten şirket olan Sadler-Benelux'in temsilcisini çağırmıştık fakat kendisi programa çıkmayı kabul etmedi.
On a invité un représentant de Sadler-Benelux, fabricant de l'Ablixa, sur le plateau ce matin pour discuter de cette histoire tragique, mais il a décliné.
İşlerin boka sardığı Sadler-Benelux'e rağmen % 30 yükselişteyiz.
Le plus drôle, c'est qu'avec Sadler-Benelux en chute libre, on a monté de 30 %.
Martin Taylor öldükten sonra Sadler-Benelux'da ne olduğuna bir bak.
Tu vois ce qui est arrivé à Sadler-Benelux juste après la mort de Martin Taylor.
- Sadler - Benelux hisseleri de düştü.
- Et Sadler-Benelux chute.
Neden ağ şifrelerinin hiç birinin çalışmadığına dair herhangi bir fikrin var mı?
Sadler... sais-tu pourquoi aucun des mots de passe du réseau ne fonctionne?
Sadler, şimdi şöyle yapıyoruz.
Sadler, voici ce qui va arriver.
Senin kadderin santech CEO'su Alec Sadler olmak değil.
Ta déstiné n'est pas de devenir Alec Sadler le PDG de Sadtech.
Sadler! Ağ şifrelerinin neden çalışmadığı hakkında fikrin var mı?
Sadler... sais-tu pourquoi aucun des mots de passe du réseau ne fonctionne?
Sadler, şimdi yapacaklarını söyleyeyim.
Sadler, voici ce qui va arriver.
Senin kaderin sadece SadTech CEO'su olmaktan ibaret değil Alec Sadler.
Ta déstiné n'est pas de devenir Alec Sadler le PDG de Sadtech.
Elena, Alec Sadler burada.
Elena, Alec Sadler est ici.
- Alec Sadler.
- Alec Sadler.
- Alec Sadler bile.
- Même pas Alec Sadler.
- Ama Alec Sadler ile konuştum.
- Mais j'ai parlé avec Alec Sadler
- On sekiz yaşındaki Alec Sadler ile.
- L'Alec Sadler de 18 ans.
- Alec Sadler nerede?
- Ou est Alec Sadler?
Bay Sadler, tanık ile akrabalığınız nedir?
Mr Sadler, quels sont vos relations avec l'accusé?
Bay Sadler?
Mr. Sadler?
Bay Sadler, inebilirsiniz.
Mr Sadler, vous pouvez vous retirer
Bay Kibu, bu Bayan Sadler.
M. Kibu, Mlle Sadler.
- Nasılsınız? - Bayan Congoto, Melanie Sadler.
Mlle Congoto, Melanie Sadler.
- Bir market.
- Sadler?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]