Jaz translate Portuguese
310 parallel translation
Burada bir subay tarafından zalimce öldürülen Vakulinchuk'i Potemkin Zırhlısı denizcileri olarak unutmayacağız.
Perante vós jaz o corpo do marinheiro Grigory Vakulinchuk brutalmente assassinado... morto por um oficial sénior do esquadrão couraçado Prince Tavrichesky.
Burada Jim Sourdough yatıyor, Bu noktada karın içinde kayboldu, Cuma 1898.
Aqui jaz Jim Sourdough perdido na neve numa sexta-feira de 1898
Yahudiye'de, ¡ sraiI'in zaferi tarihe karisti.
Na Judeia, a glória que foi de israel jaz espalhada pela poeira.
Bir Pazar günü, sıcak ve mavi bir zenci yitirir yaşamını kıyıda bir adam ok gibi döner köşeyi Bıçak Mack derler ona.
Num dia azul de domingo Jaz um corpo à beira-mar E há alguém que dobra a esquina
Burada sanatçı Linda yatıyor.
Aqui jaz Linda, a artista.
" Burada William James Joad yatıyor.
" Aqui jaz William James Joad.
"Burada Whitey Kincade, yatıyor masum bir izleyiciydi diye".
"Aqui jaz Whitey Kincade, um espectador inocente".
Bakın Teğmen, ölmesi gereken biri varsa oda bu yerde yatan pislik parçasıdır.
Se algum tipo precisava de ser morto, era esse monte de lixo pútrido que aí jaz.
Burada yatan...
Aqui jaz...
Burada yatan Onbaşı Herbert Thomson seri numarası sıfır-bir - iki-üç-dört-beş-altı-yedi.
Aqui jaz o Cabo Herbert Thomson número de série 01234567.
"Burada Ronald yatıyor." Açlıktan öleceksin.
"Aqui jaz Ronald Grimes". Tu irias morrer de fome.
" Ephraim Cabot burada yatıyor.
" Aqui jaz Ephraim Cabot.
Onu yüzünden baban fiyordun dibinde yatıyor.
Por causa dele, o vosso pai jaz no fundo do fiorde.
Ancak, ihtişamının ve gücünün zirvesindeyken bile... Cumhuriyet, korkunç bir hastalığın pençesinde can çekişiyordu. Bu, kölelikti.
Mas mesmo no zénite do seu orgulho e poder... a República jaz fatalmente atingida de uma doença chamada... escravidão humana.
Orada sessizce... durur ve hislerini baskı altına alır.
Ele jaz ali, num atenuado delírio que lhe aturdia os sentidos e o pensamento.
Dışarıdaki benim annemin mezarı, Ruth.
Ali jaz a sepultura da minha mãe, Ruth.
Nachee'nin bedeni Mogollon Dağları'nda yatıyor.
O corpo de Nachee jaz nas Montanhas Mogollon.
- Baloo'nun yattığı bu yer, doğanın en soylu yaratıklarından birinin yattığı yer olarak daima kutsal kalacaktır.
O local onde o Balu sucumbiu será para sempre um local sagrado na selva, pois aqui jaz uma das criaturas mais nobres da Natureza.
Tüm koyunlar gitti... Papaz tek başına yatıyor...
Todas os cordeiros se foram e o pastor jaz sozinho.
Bu bunak suçluların temel sorunu günümüz toplumunun değerlerini tamamen reddetmeleri.
O único problema destes delinquentes senis jaz na sua rejeição total aos valores da sociedade contemporânea.
Cesaretini ve gururunu yitiren çirkefin içinde sürünen kararını versin...
O preço, ele deve decidir... ele que perdeu coragem e orgulho... aquele que jaz num humilhante monte de lama, ainda não removido...
Sivrisinek öldü.
O mosquito jaz morto.
1742'de İspanya İmparatorluğu harap haldeydi. İç çatışma ve savaşlardan yıpranmış, zengin ticaret yolları İngiliz korsanlara yem olmuş...
Em 1742, o Império Espanhol jaz em ruínas, corroído por dentro, e desfeito por múltiplas guerras, as suas rotas ricas eram presas fáceis para os corsários britânicos...
1970'te Britanya İmparatorluğu harap haldeydi. Sokaklarda yabancılar - Çoğu Macar ( sokaklar değil - yabancılar ).
Em 1970, o Império Britânico jaz em ruínas, imigrantes estrangeiros frequentavam as ruas, grande parte húngaros ( não as ruas, os imigrantes ).
Ona şan ve şeref ver gerçek her zaman bizimle kalsın.
Contemplai este momento Contemplai a verdade que jaz em nós.
Sokakta yatıyor!
Jaz no meio da rua!
1971'de İngiltere İmparatorluğu harap ve bitap haldeydi.
Em 1971 o Império Britânico jaz em ruínas.
Çünkü önümde duruyor.
Porque no meu caminho jaz.
Duncan şimdi mezarında.
Duncan jaz na tumba.
Sanatta geçerli olanın altında yatan nedir, söyler misin?
Diz-me, sabes o que jaz no fundo da mentalidade artística popular?
Orada bir yerde yatıyor. Josh gibi.
Ele jaz algures por aí, como o Josh.
Kendisine bir zamanlar Don Kişot diyen bir adam ölümle yaşam arasında yatarken.
Um homem que antigamente chamou-se Dom Quixote jaz nas sombras entre o viver e o morrer.
Sevgili Benito, meleklerle birlikte huzur içinde uyu.
Estimado Benito, jaz em paz com os anjos.
Bedenin toprağa verildiği yerin bitişiğindeki bina... uzun zamandır hıristiyan ibadeti için kullanılmıyor, bu yüzden o yerin hala kilise mezarlığı olup olmadığı kuşkulu.
O edificio junto ao terreno onde jaz o corpo.. já não se usa para o culto cristão, pelo que é discutível que continue a ser um cemitério.
"Burada yatan Beech Buchan..." "yılanların dölü tarafından korunmaktadır."
"Aqui jaz Beech Buchanan, protegido pela ejaculação das serpentes."
- Ya orada yatan?
- E quem jaz aqui?
- Benim hazinem burada yatmak
Meu único tesouro jaz aqui.
Burada William Shannon yatıyor.
Aqui jaz William H. Shannon...
Japon ordusundan Gennosuke Kawakami, burada ölümü ile buluştu. Öcümü alın.
"Aqui Jaz Gennosuke kawakami, espião do Exército Japonês."
Burada Tanrı'nın hizmetkârı Afanasy Ustyuzhanin yatmaktadır.
AQUI JAZ O CORPO DO ESCRAVO DE DEUS AFANÁSSI USTIUJÁNINE.
Burada Tanrı'nın Hizmetkârı, Yerofei Solomin yatmaktadır.
AQUI JAZ O CORPO DO ESCRAVO DE DEUS IERAFEl SALÓMINE.
BURADA TANRI'NIN HİZMETKÂRI AFANASY USTYUZHANIN YATMAKTADIR.
AQUI JAZ O ESCRAVO DE DEUS AFANÁSSI USTIUJÁNINE
Bu, Arlington'daki mezar taşına çok yakışacak. "Burada onur madalyası almış, baskınlardan sağ çıkmış ve bir kasabada serserilik yüzünden öldürülmüş John Rambo yatıyor."
Vai ficar bem na sua campa em Arlington : " " Aqui jaz John Rambo, altamente condecorado, sobrevivente de inúmeras missões em território inimigo,
Meleklerin çağırdığı eşsiz, sevgili Lenor'dan, Adı artık anılmayan. "
Para a radiante singular donzela... a quem os anjos chamam Lenore, sem nome aqui jaz para sempre. "
Şimdi o yatıyor Toprağın koynunda
E agora na terra, ela jaz, com rigor.
David St Hubbins burada yatıyor, ve neden olmasın?
"Aqui jaz David Saint Hubbins... e porque não"?
Bunaklık işareti olarak ne yaptım? Sana anlatayım.
Onde jaz a minha senilidade?
Reichenbach çağlayanında yatan elebaşlarının dostluk cemiyetinden birisi tarafından gözetleniyor.
O último membro da bela quadrilha cujo líder jaz nas Reichenbach Falls,
" Walter Fielding burada yatıyor.
" Aqui jaz Walter Fielding.
"Şerefiyle kazandığı başarı Tanrı'nın gücüyle birlikte geldi."
"Aqui jaz em honrosa glória um soldado americano, conhecido apenas de Deus."
"Ebedi Uykusunda."
ou "Aqui Jaz".