Lemuel translate Portuguese
62 parallel translation
- Merhaba Lemuel.
- Olá, Lemuel.
Evlat Lemuel'in yanına git ve parmağı tetiğinde olan o silahı bana getir, hemen.
Rapaz, vai até ao Lemuel e traz-me aquela caçadeira... que ele tem nas mãos.
- Lemuel.
- Lemuel.
Lemuel'ın şapkasını alıp, nazikçe gözlerine sok.
Pega no chapéu do Lemuel e enfia-lho até aos olhos com cuidado.
Çek, Lemuel.
Puxa, Lemuel.
Çek, Lemuel, çek!
Puxa, Lemuel, puxa!
Lemuel için en iyisi ne ise onu düşünmeye çalışıyorum.
Fiz apenas o que pensei ser o melhor para o Lemuel.
Ona zaman tanı.
Dê-lhe tempo, Lemuel.
Adım Lemuel Gulliver. İngiltere'deki evime giden yolu bulmaya çalışıyorum.
Chamo-me Lemuel Gulliver e estou a tentar encontrar o caminho de regresso a Inglaterra.
- Tabii ki ve sen de bana güvenmelisin.
Claro que sim, e o Lemuel tem de confiar em mim.
Lemuel, benimle dürüst konuşmalısın.
Lemuel, tens de ser franco comigo.
Lemuel Gulliver.
Lemuel Gulliver.
Lemuel deli değildir.
O Lemuel não está louco.
Lemuel'in iyi bir insan olduğuna inanıyorum. Dürüstlüğüne inanıyorum. Ve inanıyorum ki ; yolculuğu onu daha iyi bir insan yaptı.
Acredito que o Lemuel é um homem verdadeiramente bom, honesto e acredito que esta viagem o tornou uma pessoa melhor.
Lemuel Gulliver, açıkçası, sende bir tür akıl hastalığı var.
Lemuel Gulliver, é evidente que sofre de uma doença mental.
Tek yapman gereken söylemek Lemuel.
Só tens de admitir, Lemuel.
Lemuel.
Lemuel.
Basın kartınızda isminiz Lemuel Idzik olarak kayıtlı.
Seu passe de imprensa diz que te chama Lemuel Idzik.
Kayıt defterine göre, Lemuel Idzik'i içeriye sen almışsın.
Segundo o registro, você deixou passar ao Lemuel Idzik.
Noel'den Lemuel ldzik davasını görüşmek için gelmesini istedim.
Pedi ao Noel que assumisse o caso do Lemuel Idzik.
Lemuel, açıkçası tercihini ölmekten yana kullandın.
Lemuel, claramente tomou a decisão de morrer.
Oswald Islah Tesisinde bir mahkûmu öldürmekten dolayı idam cezasına çarptırılan Lamuel Idzik'in cezası, bugün bozuldu.
A condenação a morte do Lemuel Idzik condenado por matar a outro prisioneiro no Instituto Correcional Oswald foi transbordada hoje.
İlki, Conrad Fitch olarak bildikleri adam aslında bir Lemuel Winegard imiş,... Ornan Enerji denilen bir şirketin alt düzey çalışanı.
Primeiro, o homem que pensavam ser Conrad Fitch, era na verdade um tal Lemuel Winegard, funcionário subalterno de uma companhia chamada Energias Ornan.
Sonuncusu Lemuel'in sağ eline mal olmuştu.
A última custara a Lemuel a sua mão direita.
Bu adı ona kötü şöhretli elmas hırsızı olan hücre arkadaşı Jackson Lucas vermişti. Son macerası hiç bulunamayan gömülü bir hazineyle sonuçlanmıştı.
Lemuel tornou-se conhecido como Lem Canhoto, nome dado pelo seu companheiro de cela, Jackson Lucas, um infame ladrão de diamantes, cujo último golpe, acabou num tesouro enterrado que nunca fora recuperado.
Lemuel, sana yazacağım!
Lemuel, vou escrever-te!
Lemuel'den kısa ve berbat! Ama büyükbabamın ismi, babamın ismi. Öyleyse, Teknik olarak Lemuel III oluyorum.
Que é o diminutivo de Lemuel, que é horrivel, mas foi o nome do meu avô e o nome do meu pai, portanto, eu serei, teoricamente, "Lemuel o terceiro."
Komik hikaye, adım aslında Lemon değil.
Que engraçado, o meu nome na verdade não é Lemon. É Lemuel.
Lemuel. Büyük babamın ve babamın ismiydi. Ben de 3.
Foi o nome do meu avô e o nome do meu pai, portanto eu serei "Lemon o terceiro", mas...
Bence Lemuel seksi.
- Eu acho que Lemon é sexy.
Ben Lemuel Güliver.
Sou Lemuel Gulliver.
Lemuel, benim, Darcy.
Olá, Lemuel, é a Darcy.
Çok ilgi çekici olsa da, Bay Lemuel farklı bir Çin malı hakkında konuşmak için geldim.
Por muito fascinante que seja Sr. Lemuel, vim falar consigo sobre outro produto chinês.
Ve sanırım papaz Lemuel Cuffy ile daha önce tanıştınız.
E creio que já conhece o diácono Lamuel Cuffy.
- Hikayesini anlattı Lemuel'in direğinde. "
- Ele falou do navio de Lemuel. "
O halde "Lemuel" aslında...
Então, "Lemuel" deve ser...
Lemuel Brigg'in yerinde, bir mayının üstünde duruyor.
Está na loja do Lemuel Briggs, em cima de uma mina.
Lemuel Briggs çok becerikli bir heriftir benim adamlarımın çoğundan daha çok patlayıcı hakkında bilgisi vardır.
- O Lemuel Briggs é um sacana habilidoso. Percebe mais de explosivos do que a maioria do meu pessoal.
Konu Lemuel olunca, yanılmıyor olabilir.
Se bem conheço o Lemuel, pode ter razão.
Kıpırdarsam, Lemuel patlayacağını söyledi.
O Lemuel disse que se me mexer, vou pelos ares.
Kimliğine göre kurbanın adı Lemuel McVie.
De acordo com a identificação, o nome da vítima é Lemuel McVie.
Juliana, Lemuel için çok üzgünüz.
APARTAMENTO DA VÍTIMA Juliana, lamentamos pelo Lemuel.
Kimse Lemuel demezdi ona.
Ninguém o tratava por Lemuel.
Lemuel McVie ve Hortlaklar hakkında ne bilgiler var elinizde?
Então, o que temos sobre Lemuel McVie e os Ghouls?
"Lemuel McVie'yi öldürdüğün yere bu akşam saat 10'da 50 bin dolar getir..."
"Tragam 50 mil dólares ao lugar onde mataram Lemuel McVie"
- Lemuel bu!
É o Samuel.
İşte bu seyahate Diyakoz Lemuel Cuffy'de hazırlanıyor.
É verdade. É essa a jornada em que o Diácono Lemuel Cuffy embarcou agora.
Lemuel, konuş benimle.
Lemuel, fala comigo.
Lemuel Gulliver adındaki bir adamın hikâyesi ve onun garip ve farklı adalara olan yolcuğu hakkında.
É uma história sobre um homem chamado Lemuel Gulliver, e as suas viagens por todas estas estranhas e diferentes terras.
Sanki hayvanın ruhu ölümsüzmüş gibi, Kral en sevdiği hayvanını gömüyor.
Vem cá, Lemuel, vem cá. Denunciaste-nos?
Üçüncüsü, mahkumiyeti sırasında Lemuel, "Solak Lem" olarak bilinmeye başlamıştı.
Terceiro, durante a sua detenção,