English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ F ] / Forger

Forger traducir turco

251 traducción paralela
- You're a common forger.
- Adi bir sahtekarsın.
Swindler, forger, jewel thief, drug addict.
Dolandırıcı, sahtekar. Mücevher hırsızı. Uyuşturucu müptelası.
I'm the forger.
Ben evrak sahteciliği yaparım.
- The forger?
- O kalpazan mı?
- Yeah, the forger.
- Evet, o kalpazan.
You happen to be a forger.
Şimdi siz bir taklitçisiniz.
You must remember, Rollin, I was a bank robber, not a forger.
Unutma Rollin, ben banka soyguncusuydum, sahtekar değil.
- Do you think your brother is a forger?
- Kardeşin kalpazan mı sence?
He's now known as the greatest art forger in the world.
O, dünyanın bilinen en iyi sanat sahtekarı.
"it took Elmyr Dory-Boutin, the world's greatest art forger... just one hour to draw an original Modigliani."
"Dünyanın en iyi sahteci ressamı Elmyr Dory-Boutin'in orjinal bir Modigliani tablosu çizmesi yalnızca bir saatini aldı"
- of another famous art forger.
- sanat sahtekarının tablosu.
"Yes, it's me. I am the great art forger of the 20th century."
"Evet, o benim. 20. yy'ın ünlü sanat sahtekarı benim." diye haykırıyor.
So after all these long years on the run... even now, after his final reformation as a forger...
Bunca yıldır süren koşuşturmacadan sonra... Sahtekarlık işindeki o son değişimden sonra, şimdi bile,...
"A dying art forger," he said, "is still an art forger."
"Ölmek üzere olan bir sanat sahtekarı da sonuçta bir'sanat sahtekarı'dır." dedi.
" like an art forger yourself.
" tıpkı bir sanat sahtecisi gibi...
The forger and the user of the sword should live in such a way that it comes to stand for the annihilation of anything in the way of justice, peace and humanity.
Kılıcın yapanı ve kullananı öyle bir yaşamalıdır ki adalet, barış ve insanlık yoluna kendini yok etmeyi göze almalıdır.
A forger, thief, on occasion an assassin.
Sahtekar, hırsız... - Zaman zaman, katil
That's Forger 7 round the corner there.
O köşedeki de Sahtekar 7
You may see the tailor and the forger.
Terziyi ve kalpazanı görmelisin.
You've got a big career ahead of you as a forger.
Kalpazanlığı seçsen, harika bir kariyer yapabilirdin.
I'm not a forger.
Ben sahtekar değilim.
- A man will live here in your cellar. - He is an expert forger.
- Güvenilir bir kaynaktan, doğru bir haber.
- The forger, Monsieur Leclerc, will arrive tomorrow.
Bizi görmeye ne zaman geliyorsunuz, Albay?
- He is a forger. He will make his own papers.
Bu çok zor, Albayım.
Monsieur Leclerc the forger will be here any minute. - What? Well, how will we recognize him?
Bunlar da annemden kalma şamdanlar.
I copy handwriting, but I'm not a forger...
El yazılarını kopyaladım, ama sahtekâr değilim...
You know Antonio's a great forger...
Antonio'nun büyük bir sahtekâr olduğunu bilirsin...
Compliments of the forger.
Üç kağıtçının tebrikleriyle.
- A forger?
- Sahtekarlık mı?
- I'd call it a failed forger.
- Başarısız sahtekarlık.
It means... the forger of his own fate.
Kendi kaderini çizen demek.
Before I met Beldar, I was attracted to a Thorasian forger.
Beldar'la tanışmadan önce Thoras'lı bir sevgilim vardı.
Dear God, forgive me for choosing to become a forger.
Yüce tanrım, bir kalpazan olmayı tercih ettiğim için beni bağışla.
Do we know who the forger is?
Sahtekarın kim olduğunu biliyor muyuz?
And Ellic's great skill was as a forger.
Ellic'in asıl yeteneği kopyalamaktı.
Then the forger was in the presence of the original.
O halde sahte olan orijinal tablonun önünde bulunuyordu.
- Then we find the forger and nail the bastard.
O zaman kalpazanı bulur ve alçak herifi enseleriz.
Son of a great forger, who paints as well as Dad.
- Babası kadar iyi resim yapan büyük bir kalpazanın oğlu.
- The forger.
- Kalpazan.
It's a forger's trick.
Sahtecilik malzemesidir.
Either a forger by the name of Micah Hoffman... or, uh, someone else in the vicinity ofJesus Christ.
Ya Micah Hoffman adında bir sahtekar... ya da İsa'nın yakın çevresinden biri.
And I thought, throw in the towel and go to law school... or continue to fight and become a forger of scandalous religious documents.
Ya havlu atıp hukuk fakültesine gidecektim. Ya da mücadeleye devam edip... skandal yaratan sahte dini metinler hazırlayacaktım.
Master forger, military adviser, and now self-employed.
Sahtecilikte uzman. Askeri danışmandı. Şimdi serbest çalışıyor.
Look under F for forger.
Sahtekarın S'sine bak.
For her, not for me. She's the forger.
Onunkini, benimkini değil.
Good ones. I think another forger.
- Zekice değil mi?
Do I look like a forger?
Beni kalpazan mı sandın?
Without my help, your performance as a forger is terrible.
Yardımım olmadığında, bir kalpazan olarak performansın berbat.
Oh, so the forger was dyslexic. Not just the forger.
Kalpazan yazmayı bilmiyormuş.
He is a forger!
Paran sahte!
He's a forger.
O bir kalpazan.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]