English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ M ] / Minutes long

Minutes long traducir turco

426 traducción paralela
Sixty minutes long.
Tamı tamına 60.
The opening shot of Touch of Evil was six and a half minutes long.
Touch of Evil filminin açılış çekimi 6,5 dakikaydı.
It's 45 minutes long.
45 dakika kuyruk bekleriz.
Like three or four minutes long, the whole thing.
Hepi topu üç dört dakika.
It takes me 25 minutes to get one, and the one I get's got terrorist written all over him, he stinks like camel shit, he's got a turban and this long beard and this smocky thing instead of a shirt.
Bir tane bulmam 25 dakika sürdü ve bulduğum taksici ise her tarafında terorist yazıları olan, deve boku gibi kokan türbanı, uzun sakalı olan ve gömlek yerine önlük giyen birisiydi.
Even ten minutes is a long time to be away from you.
On dakika senden ayrı kalmak bile çok.
I just said, "Even ten minutes is a long time to be away from you".
On dakika senden ayrı kalmak bile çok.
Do you know how long you kept me waiting last night when you went to the newspaper for 10 minutes?
Dün gece beni ne kadar beklettiğini biliyor musun? Hani gazeteye on dakika için gitmiştin?
- How long to get started? - About 40 minutes.
- Tekrar harekete geçmek ne kadar sürer?
Three years and two hours and 20 minutes too long.
Üç yıl, iki saat ve 20 dakika.
- How long is your run? - Forty minutes.
- Servisin ne kadar sürüyor?
The blackout won't last too long... a few minutes, tops.
Bayılma fazla uzun sürmeyecektir. En fazla birkaç dakika.
How true my father's prophecy of disaster for not long after being in the latitude of 12 degrees, 18 minutes bound for Africa to buy Negro slaves for my fellow planters in the Brazils a violent tornado came upon us
Babamın kehaneti ne kadar doğruymuş. kısa sürede 12,18 derece enleme varmıştık Zenci köle satın almaya giden
IN 20 MINUTES AND WE CAN'T WAIT LONG ER.
Seni gemiyle dünyaya götüreceğiz.
Aunt Lily, 10 minutes is a long time for one glass.
Lily Teyze bir bardağı on dakika boyunca silmek biraz fazla değil mi?
The missile is primed and in exactly 49 minutes it will be fired. Shortly thereafter, we should know if our long voyage across the world has been justified.
Füze hazır, tam 49 dakika sonra ateşlenecek ve hemen sonra dünyanın bir ucundan bir ucuna yaptığımız yolculuğun doğru olup olmadığını anlayacağız.
They weren't there long, only some ten orfifteen minutes.
Dışarıda çok da uzun süre kalmadılar. Sadece 10-15 dakika kadar...
- How long were they alone? - Five minutes, 10 minutes.
- Ne kadar yalnız kaldılar?
In the long history of medicine, no doctor has ever caught the first few minutes of a play. Riley, don't forget that...
Hiçbir doktor bir oyunun ilk dakikalarına zamanında yetişemedi.
He stays a few minutes, long enough to drink a coffee and get information.
Bir kaç dakika kalıyor, kahve içmeye yetecek kadar ve bilgi alıyor.
I remember'cause he wanted to make a long-distance call and the boss didn't care for that,'cause sometimes he gets stung if it's over three minutes.
Şehirler arası görüşme yapmak istemişti patron önemsemedi, çünkü bazen üç dakikayı geçince sinirlenmeye başlar.
Well, nothing so long as 20 minutes!
20 dakika bile sürmemişti.
Eight minutes is a long time.
Sekiz dakika uzun bir süre.
25 minutes per pound is long enough.
O zaman fırından alabilirsiniz, yirmi beş dakika. Hayır, hayır yeterli.
Well, not long, four or five minutes.
Şey, uzun değil, dört ya da beş dakika.
Five minutes, and then I'm gonna have five scotches and take a long nap.
5 dakika, sonra 5 tane scotch içeceğim ve uzunca kestireceğim.
I've been under the radar for 20 minutes now, and that's far too long.
20 dakikadır radar seviyesinin altında uçuyorum ve bu da yeterince uzun.
15 minutes ain't long.
15 dakika fazla uzun sayılmaz.
Then a few minutes later, you served Heather a drink and not long afterwards, she dies.
Heather'a içki servisi yaptın, ve çok geçmeden öldü.
How long did it last? 3-4 minutes.
- Peki, ne kadar sürdü?
As long as you do it within the next five minutes.
- Bir acelesi yok. Yeter ki beş dakika içinde bak.
- Coach, how long is this going to take? - 20 minutes.
- Koç, ne kadar sürer bu?
You'll be dizzy for a few minutes, possibly a little nauseous, but there will be no long-lasting effects.
Biraz mide bulantısı olabilir ama uzun sürmez.
How long can you block your thoughts, a few minutes, an hour?
- Bir kaç dakika için mi? Bir saat mi?
I had never bothered to watch those long agonies that could last five whole minutes.
Beş dakika boyunca devam edebilen o uzun ıstıraplarını izlemekten asla sıkılmıyordum.
How long do you thing it will take the kids? Well, it took us 40 minutes to get here one way, and knowing how Kelly drives, they should be here and back in about eight minutes.
ve, özetle, eminim ki özel anlarımızın ihlal edildiği gayet açık ve nettir, ve bir milyon doları hakediyoruz.
Five minutes is too long.
Beş dakika çok fazla.
Listen, I've got a personnel review scheduled to start in about five minutes and I know it's been a long day for you.
Yaklaşık 5 dakika sonra bir personel değerlendirmem var. Sizin için uzun bir gün olduğunu da biliyorum. Bunu neden daha sonra konuşmuyoruz?
Tonight we're seeing two and a half minutes in the compulsory moves before tomorrow night's long program.
Bu akşam yarın akşamki serbest programdan önce... 2,5 dakikalık zorunlu hareketler yapılacak.
Twenty... five minutes is quite long enough to wait.
25 dakika, beklemek için yeterince uzun bir süre.
As long as we've got a couple of minutes...
Bir iki dakikamız olduğu sürece...
And I mean long for me. Not long for you, which is about three and a half minutes.
Yani bana göre sana göre 3.5 dakika bile uzun bir süre.
- How long have we been here? - Counting the break 2 and a half minutes.
- Araları saymazsak 2.5 dakikadır.
How long did Willis flatline before you revived him? Just over 13 minutes.
Willis hayata dönmeden önce ne kadar komada kaldı?
Okay, Max, I think we've been here about 5 minutes too long.
Max, burada 5 dakika fazla kaldık galiba.
In a few minutes the contents of the Federal Reserve Bank, the gold your economies are built on, will be redistributed by explosive across the bottom of the Long Island Sound.
Birkaç dakika sonra Federal Merkez Bankası'nın malları altınlarınızı muhafaza ettiğiniz yer bir patlama ile yeniden Long Island sularına dağılacak.
- How long? - Two minutes.
- Ne kadar sürer?
She could tell me I'll die in 10 minutes, so long as she told me topless.
Üstsüz olduğu müddetçe bana 10 dakika içinde öleceğimi söyleyebilir.
How long do we have? Twenty minutes and 30 seconds?
Ne kadar zamanımız var?
Hey, she can bring her other dates for all I care as long as I get my two minutes.
Diğer sevgililerini de getirebilir. Zaten... benim işimi halletmeye iki dakika yeter.
Long-range scanners picked up the distress signal three minutes ago.
Üç dakika önce, uzun-mesafe tarayıcıları, bu tehlike sinyalini tespit ettiler.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]