English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ P ] / Poisoning

Poisoning traducir turco

2,361 traducción paralela
There's nothing natural about cyanide poisoning. Okay, look.
Siyanür zehirlenmesinin doğal bir tarafı yok.
You got my cousin O pulling a Bigger Thomas, and you got me poisoning this man to get him off.
Kuzenimi aldınız. Bigger Thomas gibi. Beni de bu adamdan kurtulmak için onu zehirlemekle suçluyorsunuz.
Looks like I'm poisoning this man's coffee.
Adamın kahvesine zehir koyuyormuşum gibi görünüyor.
Mm. Two weeks ago, he got food poisoning right before a meet.
2 hafta önce bir karşılaşmadan önce besin zehirlenmesi yaşadı.
And have you guys ever heard of alcohol poisoning?
Hiç alkol zehirlenmesi diye bir şey duydunuz mu?
Don't get lead poisoning from this thing.
Sakın bu şeyden zehirlenme.
She thinks she got food poisoning from that deli and she just wanted to make sure I was okay.
O lokantadaki yemekten zehirlendiğini düşünüyor ve benim iyi olduğumdan emin olmak istemiş.
Oh, this girl right out of NYU. She brought in chili and gave everybody food poisoning.
NYU'dan yeni mezun olmuştu, chili * getirmişti ve herkesi zehirlemişti.
I think maybe I have food poisoning.
Sanırım gıda zehirlenmesi geçiriyorum.
A conspiracy that begins with the timely food poisoning of Donna Straunk.
Donna Straunk'un tam vaktinde gerçekleşen yemek zehirlenmesiyle başlayan bir komplo.
He died of Mercury poisoning.
Civa zehirlenmesinden ölmüş.
And I hope you all get black mold poisoning!
Umarım hepiniz siyah küften zehirlenirsiniz!
Mercury poisoning
Cıva zehirlenmesi!
That's a $ 9,000 bottle of wine you're poisoning...
Dokuz bin dolarlık şarap şişesini zehirliyorsun şu an.
His daughter, all of 17, is poisoning him?
Kızı, onu zehirliyor mu?
Stop poisoning the minds of these Chicago police officers and crawl back under whatever cave you came out of.
Bu Şikago polislerinin zihnini zehirleme ve çıktığın mağaraya geri dön.
No ricin poisoning.
Risin zehirlenmesi yokmuş.
It's got these red berries on it that I guess taste sweet, and sometimes little kids eat them and wind up poisoning themselves, and that's it, nothing more.
Üzerinde böyle kırmızı meyveler varmış. Tatları güzel olduğundan herhâlde çocuklar ara sıra onları yiyip kendilerini zehirleyebiliyorlarmış. Bu yani.
Your brother had some nasty food poisoning.
Kardeşiniz ciddi bir gıda zehirlenmesi geçirmiş.
After those five people get ptomaine poisoning from the fish they had at your newjoint, or say they did.
Bozuk balıktan 5 kişi zehirlenince senin yeni mekânı da göz hapsine alacaklar. Aldılar hatta.
Essentially poisoning her.
Sonunda onu zehirlemişti.
Let's see if this is where Dave got his asbestos poisoning.
- Bakalım Dave asbest zehirlenmesini burdanmı kapmış?
Look, he died from warfarin poisoning.
Warfarin zehirlenmesinden öldü.
Blood is pooling in your muscles and your joints... all from warfarin poisoning.
Kan kas ve eklemlerine sızıyor sebebi de warfarin zehirlenmesi.
The killer has two different kinds of heavy metal poisoning?
Katil iki farklı ağır metal zehirlenmesine mi maruz kalmış yani?
I've been slowly poisoning myself with venom every day for the past 10 years, to build up an immunity.
10 yıldır her gün kendimi yılan ile yavaşça zehirliyorum, artık bağışıklık kazandım.
So when she was questioned About the poisoning of Paul Young...
Bu yüzden, Paul Young'ı zehirlemekle ilgili sorgulandığı zaman...
The police know you've been poisoning me.
Polis beni zehirlediğini biliyor.
The symptoms of gas poisoning are very slight.
Gaz zehirlenmesi semptomları önemsiz derecede.
Your radiation poisoning isn't helping things either.
Radyasyon zehirlenmenin de iyi etkisi yok tabii ki.
Did they give you anything for the radiation poisoning?
Radyasyon zehirlenmesiyle ilgili bir şey verdiler mi sana?
Seems like someone else in the camp would have had lead poisoning.
Kamptan başkaları da zehirlenirdi.
We have an answer, magnesium poisoning.
Bir cevap bulduk. Magnezyum zehirlenmesi.
If we do any more imaging, we're gonna have to add radiation poisoning to the DDX.
Biraz daha devam edersek tanıların arasına radyasyon zehirlenmesini de ekleyebiliriz.
Addons One listen to one of the poisoning helping our friend?
Neden zehirli dostumuzu dinliyorsun?
My ex-wife died of lobocaine poisoning.
Eski karım lobocaine zehirlenmesinden öldü.
You're poisoning kids'minds.
Çocukların beynini yıkıyorsunuz.
You know, death by drowning, suffocation, radiation poisoning.
Boğularak ölme, boğulma, radyoaktif zehirlenme, falan.
- Simony, usury, public lechery, and poisoning, perhaps.
din görevlilerini satın alma, zamparalık yaparak halkın ahlakını bozma, zehirlenmek, belki.
The poisoning of the workers, the cover-ups, the murders...
İşçileri zehirleme, örtbas etme, cinayetler...
Jane's throwing up'cause she's got food poisoning, and Brad's throwing up because he can't see other people throw up, so it's a general puke spiral over there.
Jane, gıda zehirlenmesi olduğundan dolayı kusuyormuş Brad de başka bir insanın kusmasını görmekten kusuyormuş. Klasik kusmuk döngüsü.
Alice Verdura, 19 years old, - alcohol poisoning.
Alice Verdura, 19 yaşında, alkol zehirlenmesi.
You wanna fake food poisoning, let's go with chicken wings?
Besin zehirlenmesi taklidi ister misin? Tavuk kanatlarından zehirlendim derim.
The big talker who survived basilisk poisoning gets TKO'd by a broom?
Basilisk'in zehrinden kurtulan çok bilmişimiz bir çalı süpürgesi tarafından alt mı ediliyor?
So I began poisoning your beloved honey wine.
Çok sevdiğiniz ballı şarabınızı zehirlemeye başladım.
In spite of traps, hunting and poisoning, these animals are found throughout Russia, especially in Siberia.
Tuzak, avlanma ve zehirlemelere rağmen bu hayvanlar Rusya'nın genelinde en çok da Sibirya'da bulunur.
Today, through our haphazard, cost-cutting industrial methods using pesticides, excessive fertilizers and other means we have successfully destroyed much of the the arable land on this planet not to mention also extensively poisoning our bodies.
Bugün, gelişigüzel bir biçimde yapılan,... ilaçlama, aşırı gübreleme ve diğer maliyet düşürücü endüstriyel uygulamalarımızla, vücutlarımızın yüksek dozlarda zehirlenmesi bir yana, gezegenin ekilebilir alanlarının çoğunu başarılı bir şekilde yok etmiş bulunuyoruz.
Arsenic poisoning.
Arsenik zehirlenmesi.
This other magic device tells me that lead poisoning wouldn't cause all my symptoms. True.
- Bir diğer sihirli alet de bana kurşun zehirlenmesinin bende bulunan semptomlara sebep olmadığını söylüyor.
It's cobalt poisoning.
Kobalt zehirlenmesi.
It says the lady died of snakebite poisoning. A Russell's Viper, no less.
Bir Russell Engereği, az değil.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]