English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ S ] / Stop fighting

Stop fighting traducir turco

1,074 traducción paralela
Stop fighting.
Kavga etmeyi kes.
Henry, you've got to stop fighting Eddie.
Henry, Eddie ile kavga etmeyi bırakmalısın.
Stop fighting me, Michael.
Benimle dövüşmeyi bırak Michael.
Never stop fighting till the fight is done.
Kavga bitmeden, kavgayı bırakma.
I said, never stop fighting till the fight is done.
Kavga bitmeden, kavgayı bırakma, dedim.
I'd like to affirm that Lindy and I are innocent people, and that we will not stop fighting until our names are clear.
Şunu tekrar söylemek istiyorum : Lindy ve ben masumuz ve adımızı temizleyene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.
- Stop fighting and go kill it.
- Tartışmayı kes de gidip onu öldür.
Stop fighting.
Bırakın kavgayı.
Stop fighting already.
Bırakın kavgayı.
Stop fighting!
Kavga etmeyin! Ayrılın!
Stop fighting. What... - It all gets mixed up.
- Hepsi midede karışıyor.
Stop fighting.
Kesin kavgayı!
Stop fighting!
Bırakın kavgayı!
- Stop fighting.
- Kavgayı bırak.
- Stop fighting and pull out.
- Çatışmayı durdurun ve geri çekilin.
Stop fighting with your sister!
Kardeşinle kavga etmeyi kes!
Stop fighting.
Kavga etmeyi bırakın.
- Stop fighting!
- Kavga etmeyi kesin!
Stop fighting!
Tartışmayın arkadaşlar!
Stop fighting!
Kimin bu kafa?
Then we must stop fighting amongst ourselves and face that the price may be dear.
O zaman kendi aramızda kavga etmeyi kesip ödenecek bedelin yüksek olduğunu kabullenelim.
Yim, stop fighting.
Yim, kavgayı kes.
You two stop fighting
Yeter. Kesin.
Stop fighting it.
Mücadele etmeyi kes.
Stop fighting!
Dövüşmeyi kesin!
Stop fighting for it!
Çekiştirip durmayın!
- You guys stop fighting!
- Kavgayı kesin!
Stop fighting!
Bırak kavgayı!
Stop fighting!
Kavgayı kesin!
Stop fighting!
Kesin kavgayı!
Stop fighting long enough to get off this moon.
Savaşmayı bu aydan kurtulmaya yetecek kadar uzun süre durdurun.
We can still save you, but you must stop fighting us.
Seni hala kurtarabiliriz ; fakat bizimle savaşmayı kesmelisin.
Mon Dieu, Wolverine, stop fighting us.
Lütfen Wolverine, bizimle savaşmayı bırak.
- I think so... if the Chinese and Japanese ever stop fighting.
- Sanırım öyle... Eğer Çinliler ile Japonlar dövüşmeyi durdursa bile.
Hey, hey, hey, come on, stop fighting.
Hey, hey, hey, hadi ama, kavga etmeyin.
Stop fighting!
Kavga etmeyi kesin!
Stop fighting, go now.
Kavgayı bırak, git şimdi.
Stop fighting!
Kavga etmeyin.
Cut this out and stop fighting.
Yeter, kavga etmeyin.
I tell you... stop fighting!
Size söylüyorum... kavga etmeyi kesin!
We're here because Frank is fighting in the kumite and we're here to stop him.
Buraya geldik çünkü Frank kumitede dövüşecek... ve biz de ona engel olmak için buradayız.
How will you stop the fighting?
Savaşı nasıl durduracaksın?
So bring the Age of Ragnarok to an end and stop all this fighting and bloodshed.
Ragnarok Çağı'nı sona erdirin savaş ve kan dökülmesini durdurun.
What right have you to try and stop men fighting, Erik the Viking?
İnsanların savaşmasını engellemeye çalışmaya ne hakkın var, Viking Erik?
Let's all stop this fighting!
Herkes kavgayı bıraksın!
Let's all stop this fighting!
Herkes kavgayı bıraksın.
Yim, stop fighting.
Yim, kavgayı bırak.
Stop the fighting!
Durun!
stop whining and start fighting.
Sızlanmayı kes ve döğüşe başla.
Then let's stop talking... and start fighting.
O zaman konuşmayı kesip dövüşmeye başlayalım.
Sitting with my friends in a room full of incense singing protest songs like "Who'll Stop the Rain" "Everyday People," "Kung Fu Fighting."
Tütsü kokan bir odada arkadaşlarla oturup, "Who'll Stop the Rain", "Everyday People", "Kung Fu Fighting" gibi protest şarkılar söylüyorduk.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]