English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ T ] / The door was unlocked

The door was unlocked traducir turco

134 traducción paralela
The door was unlocked, I walk in, look around, nobody home, so I walk out.
Kapı kilitli değildi, içeri girdim, etrafa baktım... kimse olmadığını görünce dışarı çıktım.
The door was unlocked.
Kapı kilitli değildi.
Somebody's coming. That's why the door was unlocked.
Birileri gelecek bu yüzden, kapı kilitli değil de.
- I didn't. The door was unlocked.
- Gizli girmedim, kapı açıktı.
The door was unlocked accidentally.
Kapı kilidi kazara açılmayan.
The door was unlocked, inviting illegal entry, which makes Oscar's job so hard.
Kapı açıktı, yasa dışı girişe davet gibi.
I didn't even know the door was unlocked, dad.
Kapının açık olduğunu bilmiyordum, baba.
The door was unlocked.
Kapı açıktı.
Miss Ritsuko said she forgot to give it to you. and the door was unlocked.
Ritsuko dedi ki onu sana vermeyi unutmuş... Doğru.Zili çaldım ama cevap gelmedi ve kapıda kilitli değildi... ve...
The door was unlocked, so I...
Kapı kilitli değildi, ben de- -
When we rang the doorbell, there was no answer and the door was unlocked so we came in.
Kapıyı çaldığımızda açılmadı ve kapı kilitli değildi.
- And the door was unlocked.
- Kapı da açıktı.
The door was unlocked.
Kapı kilitli değilmiş.
The door was unlocked.
Şey, kapı açıktı.
Excuse me, the door was unlocked...
Affedersiniz.
- The door was unlocked.
- Kapı kilitli değildi.
- The door was unlocked.
Kapınız açıktı. Ben de içeri girdim.
Anyway, I told them the door was unlocked.
Herneyse kapının kilitli olmadığını da söyledim.
We're sorry. The door was unlocked, and we knew you'd be here.
Özür dileriz, kapı kilitli değildi ve burada olduğunu biliyorduk.
The door was unlocked and I just came in.
Kapı kilitli değildi ve ben de içeri girdim.
Well, the door was unlocked, but he wasn't here.
Kapı kilitli değil ve o burada yok.
Well, the door was unlocked, so... so this would be trespassing, not breaking and entering.
- Neyse, kapınız açıktı- - Yani bu haneye tecavüz olmuyor ama izinsiz girmek oluyor.
so the door was unlocked?
Kapı kilitli değil miydi?
- Oh, I'm really sorry. But the door was unlocked.
Çok affedersiniz ama kapı açıktı.
We got here, and the door was unlocked.
Sinsice alelacele kaçarken bıraktığın şeylerden.
I took the key that was in your handbag to his girlfriend's, Mrs. Van Dorn's, and unlocked the door of her flat.
El çantanızdaki anahtarı alıp sevgilisi Bayan Van Dorn'un evine götürdüm ve dairesinin kapısını açtım.
The door of the house where the boy lived was unlocked and he opened it and walked in quietly with his bare feet.
Delikanlının yaşadığı evin kapısı kilitli değildi. Kapıyı açarak yalın ayak sessizce içeri girdi.
The door at the bottom was closed, unlocked.
Kapalı olan giriş kapısı açıktı.
The only unlocked door was in the kitchen and the staff didn't see any homicidal maniacs.
Kilitli olmayan tek kapı mutfaktakiydi ve çalışanlar da herhangi bir manyak katil görmemişler.
You say the front door was unlocked.
- Ön kapının kilitli olmadığını söylüyorsunuz.
The back door was unlocked.
Arka kapı kilitli değildi.
And I realized it was a boy, so I unlocked the door to tell him to go away and I died.
Konuşanın bir erkek olduğunu anlayınca, gitmesini söylemek için kapıyı açtım ve... -... öldüm.
The door was left unlocked... all the lights on, the radio on.
Kapı kilitlenmemiş bütün ışıklar ve radyo açık.
The door was on a timer. It was unlocked until 3 : 00.
Kapı saate bağlıymış. 3'e kadar kilitli değilmiş, sonra kapanmış.
Or when the door was left unlocked.
Ya da kapılarının kilitli olmadığını.
The outside door was unlocked.
Dış kapı açıktı.
I tried the door... it was unlocked.
Kapıyı denedim Kilitli değildi.
- The front door was unlocked.
- Ön kapı açıktı.
Sliding glass door facing the pool was unlocked.
Havuza bakan sürgülü cam kapı kapanmamıştı.
Well, she and the manicurist both have codes to the front gate, and the door was left unlocked.
Hem o hem de manikürcü kadın şifresini biliyorlarmış. Ön kapı kilitli değilmiş.
The, uh... the door was open. Unlocked.
Ka, ıh... kapı açıktı.Kilitlenmemişti
The door, Billy, was unlocked...
Kapı Billy, açıktı.
Okay, yes, I suppose that was a little obvious. You have defeated my guardian and unlocked the door. Fabulous riches await you within.
tamam evet sanırım bu bıraz acıkdı sen benım koruyucumu yendın ve kapıkılıdını acdın muhtesem zengınlık ıcerıde sızı beklıyor sızın hayal otesındekı zengınlıgınız
I'm glad you noticed the back door was unlocked.
Arka kapının açık olduğunu fark ettiğin için de ben memnunum.
The front door was unlocked.
Kapı kilitli değildi.
One night, he was so passed out that... I realized that the barn door was unlocked and my cuffs were undone, so I was able to get away.
Bir gece öylesine sızmıştı ki, ahır kapısının kilitli olmadığını ve kelepçelerimin açık olduğunu fark ettim, böylece kaçabildim.
Why was the door unlocked?
- Kapı neden kilitli değildi?
Was the door open or just unlocked?
Kapı açık mıydı, yoksa sadece kilitlenmemiş miydi?
The door was most definitely not unlocked.
kesinlikle kapı kilidi değildi.
And the door to this prison was always unlocked.
Hapishane kapısı her zaman açıktı.
Snooped around - doesn't look like anyone's home, but the basement door was unlocked.
Etrafı araştırdım. İçerisi boş görünüyor ama bodrum kapısı kilitli.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]