English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ Y ] / You doing all right

You doing all right traducir turco

818 traducción paralela
Excuse me asking, but aren't you doing all right with the little car?
Sorabilirmiyim, ama sen bu küçük arabayla iyi değil misin?
Buford, you doing all right?
Buford iyi misin?
You're not doing it right at all.
Hiç aslı gibi yapmıyorsunuz.
You're doing all right.
İyi gidiyorsun.
All right. I'll never forget you for doing this for me.
Pekala. Bu iyiliğini asla unutmayacağım.
You seem to be doing all right.
İyi görünüyorsunuz.
- You've been doing all right.
- Gayet iyi anlattınız.
What do you mean, "Johnny's doing all right?"
"Johnny'nin keyfi yerinde" ne demek?
You're doing all right without any help from me.
Benim yardımım olmadan da durumun gayet iyi.
You're doing all right.
Gayet iyi gidiyorsun.
Mac tells me you're doing all right, Doc.
Mac işlerinin iyi olduğunu söyledi Doktor.
All right. I've been doing you a lot of good here.
Size iyilik yapıyorum burada.
- You've been doing all right.
- Sen hallediyorsun ya.
Now I know better. You're doing all right.
Şimdi daha iyi biliyorum.
You're doing all right for a working girl.
Sıradan bir çalışan olarak durumlar epey iyi anlaşılan.
ln case you don't know it, you're doing all right.
Gayet iyi gidiyorsunuz.
You seem to be doing all right.
Bence gayet iyi idare edersin Pearl.
You seem to be doing all right.
Hiç fena görünmüyorsun.
You're doing all right.
Sen iyisin.
- You seem to be doing all right.
- İyi gidiyor gibisin.
Man, you're doing all right for yourself.
Rahatın gayet yerinde görünüyor.
If I was doing you a favour... I'd let them hang you right now and get it all over with.
Eğer sana iyilik yapmak isteseydim seni şimdi asmalarını sağlardım.
Andy, the colonel sent me to take over the interrogation, but he said if you're doing all right just to keep going.
Andy, albay beni sorgulamayı ele almam lçin yolladı.
You're doing all right where you are, sugar.
Pekala yapıyorsunuz Neredesin, şekerim.
What makes you think I can't go on doing all right?
İşimin yolunda olmadığını da nereden çıkardın?
Looks like you're doing all right without me.
Bensiz de durumunuz gayet iyi.
Really? You're doing all right.
Gerçekten mi?
You're doing all right, Steve. Steady and cool, just right for the job.
iyi yaptın, Steve, sakinleş ve dinlen, tam işine göre.
- You're doing all right.
- Bence bir sorun yok.
- You've been doing all right too, right?
- Sen de kazançlı çıktın, değil mi?
- You're doing all right for yourself.
- Bakıyorum iyi gidiyorsun.
All right, I'll tell you what I'm gonna be doing till five.
Pekâlâ, beşe kadar ne yapacağımı anlatayım sana.
- You ain't doing all right by yourself.
- Hiç te öyle değil.
And you know, I've been doing all right here.
Burada da işlerim gayet yolunda.
You looked to be doing all right.
- Ayılmadan şunu bağla.
- It's all right. You're doing well.
- Rica ederim, yeteneğiniz var.
All right, you're doing fine now.
Pekâlâ, gayet iyi gidiyorsunuz.
So I wouldn't say you were doing all right, Marnie.
O yüzden iyi idare ettiğini söyleyemem, Marnie.
All right, whatever you're doing, turn it off.
Artık her ne yapıyorsan, onu kapat! Sen kazandın!
All right, you men, get back to whatever you were doing.
Pekala, herkes yaptığı işe devam etsin.
Well, I guess you've been doing all right.
Sanırım işlerin yolunda gidiyor.
You look like you're doing all right these days.
- Bu günlerde durumun iyi gibi.
- You're doing all right here, colonel.
- Haliniz yerinde albay.
- All right, what are you doing here?
- Pekala, burada ne yapıyorsun?
We were doing all right here in Cheyenne till you showed up.
Sen Cheyenne gelene kadar burada her şey yolunda gidiyordu.
I know you did what you thought was right for all of you... and that's what you're doing now.
Hepiniz için doğru olduğunu düşündüğün şeyi yaptιğιnι biliyorum. Şimdi de öyle yapιyorsun.
So, you're doing all right then, Eric.
Demek keyfin yerinde Eric.
All right, boy. What are you doing to my dog?
Köpeğime ne yapıyorsun?
All right, folks, I know you're a bit confused wondering what you're doing out in the middle of the prairie in the middle of the night.
Biliyorum, gecenin köründe, bu kırlığın ortasında... ne aradığınızı soruyorsunuz kendinize.
All right, what are you doing here?
Ne yapmaya çalışıyorsun?
It's all right : It's all right with me : You might give some thought to what all this is doing to Cathy :
Tamam, benim için tamam ama bütün bunların Cathy'ye ne yaptığı konusunda fikir edinebilirsin.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]