English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ E ] / Everything's ok

Everything's ok traduction Turc

639 traduction parallèle
I need you to phone my folks, I want you to tell them that I'm fine and everything's OK, that I'm just going to go travelling for a little bit.
Bizimkileri aramanı ve onlara iyi olduğumu, her şeyin yolunda olduğunu, ve biraz daha seyahat edeceğimi söylemeni istiyorum.
And then Morpheus, the god of sleep, covers everything with his cloak of night, as Diana, using the new moon as a bow, shoots an arrow of fire that spangles the sky with stars.
Ve sonra, uyku tanrısı Morpheus, her şeyi gece pelerini ile örtüyor, ve Diana, yeni ayı yay olarak kullanarak, gökyüzünü yıldızlarla bezeyen ateşten bir ok fırlatıyor.
If everything's OK, he'll pick you up there.
Her şey yolundaysa seni oradan alacak.
Everything's OK, don Nicola, everything's in order.
Her şey yolunda Bay Nicola, her şey hazır.
Everything's going to be OK.
Her şey düzelecek.
Call my wife, will you? And tell her everything's ok.
Her şeyin yolunda olduğunu söyleyin.
Who works that hard if everything's OK?
Her şey yolunda olsa neden bu kadar fazla çaba gösteresin?
Just the usual fuss and everything's ok.
Sadece herzamanki gürültüler ve herşey yolunda.
Everything's going to be OK now, Andy or Jenny.
Her şey yolunda gidecek, Andy veya Jenny.
Don't hassle yourself, Mirko. Everything's ok.
Kendinle münakaşa etme, Mirko.
Ok, so now you know everything.
Canını sıkma.
Everything's OK.
Evraklar tamamdır.
So everything's OK?
Demek herşey yolunda.
As long as we're rapping it out on your terms... everything's OK, but the minute I have a question... or I want to know something specific from you... you either shine me on or go out for coffee.
Seninle kişisel ilgisi olmayan bir iş olduğunda her şey yolunda ama ne zaman seninle ilgili özel bir şey sorduğumda ya da öğrenmek istediğimde ya beni tersliyor ya da kahve almaya gidiyorsun.
He sent me in to make sure everything's OK.
Her şey yolunda mı diye bakmam için gönderdi.
If we'd followed Erno's instructions, everything'd be OK.
Erno'nun talimatlarına uysaydık her şey yolunda olacaktı.
Everything's gonna be OK.
Her şey düzelecek.
Everything's OK.
Herşey tamam.
Everything's OK.
Her şey yolunda!
Everything's OK.
Her şey yolunda.
EVERYTHING'S OK NOW.
Her şey yolunda.
- What's this? For everything a whistle! OK, Saban, you'll see.
Güdüğü öldürebilmem için bana yardımcı olmanız gerekiyor, hücum!
- Ok? - Everything's ready. If we pull this rope!
Çok sevdiğinizi, saydığınızı söylediğiniz, Atatürk'ün hitabesini bile kopya çekmeden okuyamıyorsunuz.
- And you came, so everything's gonna be Ok!
Tabii haklıydı.
I'm not going to relax until I know that everything there's OK.
Her şeyin yolunda olduğunu görene kadar içim rahat etmeyecek.
- I want to check everything is OK. - It's OK.
- Herşeyin tamam olduğunu kontrol etmeni istiyorum.
Everything's A-OK.
Her şey yolunda.
Everything's ok.
Her şey yolunda.
But everything's OK now.
Ama artık her şey yolunda.
Everything's OK again.
Her şey yeniden yolunda.
If everything's ok.
Eğer sorun yoksa.
Ok, Let's get everything we can carry out before it all goes under.
Tamam. Herşey gömülmeden dışarı taşıyalım Tamam.
"if you talk like this, then tonight's party is cancelled, and..." "... i will smash everything to pieces - ok, i'll come. "
Eğer böyle konuşursan bu geceki partiyi iptal eder her şeyi parçalarına ayırırım.
- Everything's OK here.
- Burada her şey yolunda.
Everything's going to be OK.
Her şey yoluna girecek.
Listen, you old pirate, are you sure everything's OK?
Dinle ihtiyar korsan, her şeyin yolunda gittiğinden emin misin?
All right. Everything's OK.
Her şey yolunda.
Everything's gonna be OK, Mick.
Her şey yoluna girecek, Mick.
Everything's gonna be OK, Natalie.
Her şey yoluna girecek, Natalie.
I'm checking to see if everything's OK.
Her şey yolunda mı kontrol ediyorum.
Everything's OK, Mom.
Herşey yolunda, anne.
Everything's A-OK here, babe.
Burada her şey yolunda bebeğim.
Everything's OK, sir.
Her şey yolunda Komutanım.
Everything's OK, honey. It's OK.
Her şey yolunda hayatım...
Everything's going to be just fine, OK?
Her şey düzelecek, tamam mı?
- Everything's going to be OK.
- Her şey yoluna girecek.
- Everything's OK?
- Her şey yolunda diyorsun.
Look, everything's just a little crazy now, a little outta control, OK?
Bak, her şey biraz çılgınca görünüyor şu an, biraz kontrol dışı tamam mı?
Everything's gonna be OK.
Her şey yoluna girecek.
I have to get back to the city and make sure everything's OK.
Şehre dönüp herşeyin yolunda olup olmadığına bakmalıyım.
Everything's Ok, don't be scared.
Herşey yolunda!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]