English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ F ] / Fake i

Fake i traduction Turc

3,009 traduction parallèle
Tina and two of her friends had fake I.D.s and they decided to go to a local grunge bar.
Tina ve iki arkadaşının sahte kimlikleri vardı ve salaş bir bara gitmeye karar verdiler.
You know how to make a fake I.D.?
Sahte kimlik yapmayı biliyor musun?
Yeah, I can make a fake I.D.
Evet, sahte kimlik yapabilirim.
We get fake I.D.s and passports.
Sahte kimlik ve pasaport buluruz.
Every painful, awkward moment. Like that time I forgot what came after "G" and had to fake it.
Her acı dolu anı. "G" den sonra ne geldiğini unutup uydurduğum an gibi.
I can't do it--go out there in front of all those people and fake it for yet another P.R. stunt?
Yapamam, insanların karşısına geçip rol yapamam.
Making a fake I.D. that can reliably cross a border these days isn't just a matter of getting special paper and a hologram sticker.
Sizi sınırdan güvenle geçirecek pasaportu yapmak için özel kâğıdı ve güvenlik hologramını bulmak yetmez.
Ah. I remember my first fake ID.
İlk sahte kimliğimi hatırlıyorum da...
What if I wanted to name our fake company?
Sahte şirketimizin adını ben koymak istiyordum ama.
Doug's cash is all tied up in that fake charity, and you and Andy don't make dick. I have no skills.
Doug'un tüm parası o sahte hayır işine bağlı ve Andy ile sen de bir sik yapmıyorsunuz.
I forgot. I put a fake baby in you.
Unutmuşum ya, olmayan bebeği ben koydum içine.
I have proof that Fowler was about to be fired right before he injured himself staging that fake chemical spill.
Elimde Fowler'ın önceden kovulduğuna dair kanıt var. O kendi düzenlediğ sahte kimyasal sızıntı da yaralandı.
I no fake karate.
Karate biliyorum.
I can even make fake plane tickets and wear a stewardess outfit.
Hatta sahte uçak biletleri bile hazırlarım ve hostes kıyafeti giyerim.
I think you and your almanac are both fake.
Sanırım, sen ve bu yıllığın, ikiniz de sahtesiniz.
I can't fake crazy.
Deli taklidi yapamam.
No, his car was parked out in front of them fake houses, so I took it.
Hayır, arabası sahte evlerin önünde duruyordu, ben de aldım.
His car was parked out in front of them fake houses, so I took it.
Arabası sahte evlerin önünde duruyordu, ben de aldım.
I am gonna drain your pockets of 10 grand so fast, all the fake energy water in the world won't rehydrate them.
Cebinizi öyle hızlı boşaltırım ki... dünyadaki tüm sahte enerji içeçeklerinizi satsanız, karşılayamazsınız.
I am here to replace my fake bachelor's so I can get back to my life as a lawyer.
Ben sahte diplomamı gerçeğiyle değiştirip, avukatlık hayatıma dönmek için buradayım.
My auntie says he might have been faking because I walked in, but it didn't look fake to me.
Teyzem ben içeri girdiğim için numara yaptığını söylüyor ama bence öyle değildi.
I mean, who gives a damn about some fake chips if there's no more casino?
Kumarhaneyi kapatırlarsa sahte fişler kimin umurunda?
I want to know everything you know about these fake chips.
Sahte fişler hakkında bildiğin her şeyi ötmeni istiyorum.
I can go talk to Mia Rizzo, maybe check their records and see who was working at the time the fake chip was spotted.
Ben gidip Mia Rizzo'yla görüşeyim, belki kayıtlardan fişleri kimin bozdurduğunu öğreniriz.
I had to get her out of there before they started adding sparklers and little fake birds.
Onu oradan uzaklastirmaliydim yoksa kafasina yumurtalar ve kucuk sahte kuslar koyacaktilar.
I'm making a fake marshal's badge.
Sahte bir şerif rozeti hazırlıyorum.
I'd say 20 minutes is long enough to fake worry about you.
Endişelenme numarası için 20 dakika yeterli bence.
I'll admit that today started out as fake or whatever.
Bugün biraz sahteydi, kabul ediyorum.
Now Marnie's weird fake grown-up stuff is gone. Maybe I'll move in.
Marnie'nin boktan çocukluk eşyası da gitti.
Then I fake my way through it.
- O zaman onların amacına göre davranırım.
I wouldn't miss your fake 21st birthday for anything!
Hiçbir şey için sahte 21. doğum günü partini kaçırmazdım!
I thought it was going to be 30 minutes and then straight to the fake phone emergency.
30 dakikalığına olacağını sanıyordum ve sonrasında direkt sahte acil telefon olacaktı.
A mob dentist I used to protect... he'll fake all the records.
Önceden korumalığını yaptığım bir mafya dişçisi bütün her şeyi kurgulardı.
No, I just stopped to give her a plane ticket and a fake passport.
Hayır, sadece uçak bileti ve sahte bir pasaport vermek için uğramıştım.
You've got the fake crying when you want something, which always involves a tissue, you've got the singing crying, which this can't be, the disappointed crying, which involves sobbing, and the crying over a guy, which I know very well because it used to be reserved for me.
Bir şey elde etmek istediğindeki sahte göz yaşları, her zaman mendil de vardır şarkı söylerken ağlarsın ki bu o yüzden olamaz hayal kırıklığı ağlaması, ama hıçkırman da gerekirdi ve bir erkek uğruna ağlaman ki gayet iyi biliyorum çünkü eskiden benim için olurdu.
If I were a fake, how could I be standing here?
Madem sahteyim nasıl karşınızda durabiliyorum?
Mom, did you let me have that fake wedding so I'd learn a lesson from it?
Anne bu sahte evliliğe ders almam için izin verdin?
There was this, moment at Shania's fake wedding when I looked over at you, and the tears in your eyes were real.
Shania'nın yalandan evliliğinde bir an vardı sana baktım ve gözündeki yaşlar gerçekti.
Also, I called in a fake page six item about how young Jenna is.
Ayrıca jennanın ne kadar genç olduğuyla ilgili sahte bir altıncı sayfa siparişi verim.
But I have to accept the fact that I'm fake 56 now, and I'm more of a Diane Lane ageless beauty.
Ama şimdi sahte bir 56 olduğum gerçeğini kabullenmek zorundayım ve diane lane in yaşsız güzelliği gibiyim daha çok.
I won't be your fake beard.
Ben senin sahte sevgilin olmayacağım.
Hey, I swallowed someone's fake fingernail today.
Bugün birisinin takma tırnağını yuttum.
Yes, Nelly Yuki, a very real reporter who happens to look incredibly gorgeous tonight and who I am thrilled to have sitting in the front row. And... I haven't the slightest clue what fake deal Serena is referring to.
Evet, Nelly Yuki, gerçek bir muhabir ve bu gece gerçektende harika görünen biri ve gerçekten de ön sıramdan oturduğu için heyecan duyduğum biri Ve Serena'nın bahsettiği sahte referans yapmak hakkında söylediği şeylerle ilgili de en ufak bir fikrim yok.
Well, Chris, I constructed a very elaborate fake grocery store.
Chris, çok özenle hazırlanmış sahte bir market yaptırdım.
I'm sorry. Uh, this is a fake.
Üzgünüm, bu sahte.
I ran out of fake laughter.
Sahte gülüşüm bitti.
I'd like to thank all the ladies over the years with whom I've practiced fake romantic speeches and, of course, Robin Scherbatsky for being so hypnotized by hog that she needed me to come and save her.
Yıllar boyu yapmacık konuşmalar yaptığım kadınlara teşekkürlerimi sunuyorum. Tabii bir de Robin Scherbatsky'ye. Bir "dalgaya" öyle takılmıştı ki gelip onu kurtarmam gerekti.
I mean, it's pretty easy to fake numbers.
Bence sayıları uydurmak çok kolay.
You said $ 20 if I didn't ask about the fake leg.
Takma bacağı sormazsan 20 dolar veririm, demiştin.
I mean, you're beautiful, but I-I... so this is really fake, isn't it?
Demek istediğim... Çok güzelsin ama... Tüm bunlar bir numaraydı değil mi?
It's been over a year since you stuck this fake rock on my hand, and I haven't heard a peep about an actual wedding date.
Bu sahte taş parçasını elime geçireli, bir yıldan fazla oldu, ve gerçek düğün tarihine ilişkin hiçbir şey duymadım.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]