English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ N ] / Number one

Number one traduction Turc

9,022 traduction parallèle
Number one or number two?
Bir numara mı, iki numara mı?
The IPO touts a streak of number one hits, a diversified lifestyle brand, apparel...
Halka arzla bir numaralı hitler sunulacak, farklı alanlara yönelmiş şirket...
Number one, beer.
Numara bir, bira.
- ♪ oh, you're the number one place... ♪
Kahretsin! Kahretsin!
Are McKinley High's number one priority.
birinci önceliktedir.
Since day one, they have been and will continue to be my number one priority.
İlk günden beri, hep oldular ve bir numaralı önceliğim olmaya devam edecekler.
Are we talking number one or number two?
- Söz konusu küçük mü büyük mü?
This will be miniaturization test number one.
Bu, ilk küçültme testi.
Number one, it's countdown to washout for the new guy.
Birincisi yeni işe başlayan adamın için tam bir başarısızlık.
Number one.
Bir numara.
Let's just say door number one seemed easier.
Kimlik bilgisi çalma daha kolay geldi.
Mr. President, here's what we know about the entity... number one, it appears to only directly communicate with children.
Sayın Başkan, bu varlık ile ilgili bildiklerimiz şunlar... Bir numara, sadece çocuklarla iletişim kurarken görülüyor.
You're public enemy number one.
Bir numaralı halk düşmanısın.
I'm already number one on her hit list.
Kara listesinde zaten bir numarayım.
I ain't just public enemy number one.
Ben sadece halk düşmanı bir numara değil.
"Shah Rukh Khan will remain number one."
"Shah Rukh Khan her zaman bir numara."
Salman Khan will be the number one.
Salman Khan bir numara olacak.
Well, I can tell you that he was always looking out for Number One.
Her zaman en iyisi olmaya çalıştığını söyleyebilirim.
The number one cause of death there is when a diabetic asks for directions.
Ülkedeki bir numaralı ölüm sebebi, yol tarifi isteyen şeker hastaları.
I'm pretty sure rule number one of having a secret identity is not taking pictures in your super suit without a mask on.
- Gizli kimliğinin olmasındaki birinci kuralın süper kıyafetle, masken takılı değilken resim çekinmemek olduğuna adım gibi eminim.
This is priority number one.
Önceliğimiz bu.
Will you do me the honor of letting me be the number one man in your life? ¿ Tú?
Hayatındaki bir numaralı erkek olma onurunu bana bahşeder misin?
That's rider number one.
Ek tekliflerimden birisi buydu.
If you were gonna send a message from beyond the grave, don't you think priority number one would be the killer's name and not a riddle?
Mezarından mesaj yollayacaksan sence de ilk önceliğin bilmece değil de katilin adı olmaz mıydı?
And now Stark is public enemy number one.
Ve şimdi, Stark bir numaralı halk düşmanı.
Margaret Carter, you're under arrest for treason, espionage, and aiding and abetting public enemy number one, Howard Stark.
Margaret Carter, hıyanet, casusluk ve bir numaralı halk düşmanı Howard Stark'a yardım ve yataklıktan tutuklusunuz.
Number one : There's no way he's getting out of there.
Birincisi : oradan çıkmasına imkân yok.
That thing you use to go number one?
Bir numaralı şeyin.
And you're number one on their list.
Ve listelerinin en tepesinde sen varsın.
Rule number one, don't feed the trolls!
Barışla kalın. Temel kural, sataşanlara gaz verme.
I was right about wife number one.
İlk karın konusunda haklıydım.
Number one :
İlk olarak :
I'm partner number one... and you're partner number two.
Ben bir numaralı ortağım sen de iki numaralı ortaksın.
I'm number one... and you are...?
Ben bir numarayım ve sen?
- and that is number one. - No, I know.
- ve en önemlisi de bu.
Well, I guess number three'cause one already exploded, right?
Sanırım üç numara zaten patladı değil mi?
Because our number-one priority should be the restaurant succeeding, and... [screaming] Aah!
Çünkü önceliğimiz lokantanın başarılı olması...
One One Zulu, good copy. Number two coming at ya.
00Z anlaşıldı, ikinciyi gönderiyoruz.
Number two, we believe that it can only be in one place at a time.
İki numara, sadece tek bir yerde bulunabileceğini düşünüyoruz.
I want the newsman to say, " We just lost the number-one best guy,
Haberlerin, " Az önce en mükemmel kişiyi kaybettik,
Those two white boys charted four number-one hits last year.
O iki beyaz çocuk geçen sene 4 tane ilk sıraya çıkan şarkı düzenlediler.
I would like... the number... one album in the country.
Ülkedeki bir numaralı albümü.
5 % is not a one-time number.
Yüzde beş, tek seferlik değil.
Have Number 3 step forward.
3 numara öne çık.
The one who gave you her number.
Sana numarasını vereni.
Now pick a number between one and ten.
1'den 10'a kadar bir sayı seç.
What's behind door number one, kid?
Kapının arkasında ne var ufak?
My number is the only one in here.
İçinde sadece benim numaram var.
Number two : If they were worried, they would've... called in one of the bigs, and I'd know about it.
İkincisi : endişeleniyor olsalardı, büyüklerden birisini çağırırlardı benim de bundan haberim olurdu.
If just one of the people exposed reaches a town, within days the number of infected people will be in the thousands, then millions.
Eğer kasabaya yakın biri maruz kalırsa günler içinde hastalıklı insan sayısı binlere ulaşacak. Sonra milyonlar.
Only one number had ever called or sent texts to Danny's phone.
Sadece bir numara Danny'nin telefonunu aramış ya da mesaj göndermiş.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]