English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ T ] / Two days ago

Two days ago traduction Turc

2,404 traduction parallèle
I met the broad two days ago.
İki gün önce tanıştım,
Nikki Parkson died two days ago.
Nikki Parkson iki gün önce öldü.
I gave it to you two days ago. You never called me,
Ben kartı iki gün önce vermiştim, ama hiç aramadınız.
- I'm sure Dr. Parkinson shared with you the fact that I saw him two days ago - on police business.
Eminim Dr.Parkinson iki gün önce kendisiyle adli bir konu hakkında görüştüğümü seninle paylaşmıştır.
Two days ago.
İki gün önce.
A woman answering Carla's description tried to buy a gun off him two days ago.
İki gün önce Carla'nın tarifine uygun birisi silah almaya çalışmış.
I met him two days ago, he doesn't know me, I don't know him, and he...
İki gün önce tanıştık. O beni tanımıyor, ben onu tanımıyorum...
I met him, like, two days ago, two days is nothing.
Onunla sadece iki gün önce tanıştım ve iki gün çok kısa bir zaman.
That's what he told me. Two days ago?
- İki gün önce departmanımın başında olmadığımı söylemiştim.
- Well, yeah, that was, like, two days ago.
- Evet, iki gün önce falandı.
It was two days ago.
İki gün önceydi.
I RSVPed two days ago.
İki gün önce geleceğimi bildirdim.
Addons Dave, two days ago You visit a site in Japan
Dave? İki gün önce bir Japon sitesini ziyaret ettin.
- Two days ago.
- İki gün oldu.
I spoke to them two days ago.
İki gün önce konuşmuştum.
I got a match to a bullet that was pulled from a man killed two days ago in Memphis.
2 gün önce Memphis'te işlenen cinayette kullanılan silahla uyuşuyor.
Two days ago, master.
İki gün önce, efendim.
I told her two days ago to sit on the money for a year, and she goes out and buys an escalade?
Ona daha iki gün önce... parayı bir yıl saklamamız gerektiğini söylemiştim. Hemen gidip de cip mi almış?
Yeah, that's you getting on the ferry two days ago.
İki gün önce feribota biniyorsun.
Well, the gun was used in a murder two days ago.
Çünkü o silahla iki gün önce bir cinayet işlendi.
Two days ago, on December 27,
iki gün önce, aralığın 27'sinde,
However, I looked at that list again, and there's a Sydney Manning of Washington State who filed for a marriage certificate two days ago in Montana.
Ama tekrar baktığımda Washington eyaletinden Sydney Manning'in 2 gün önce Montana'da evlilik başvurusu yaptığını gördüm. Washington mı?
Two days ago, Ben went to his home.
İki gün önce Ben evine gitmişti.
- All right. This was two days ago?
İki gün önceydi, değil mi?
Two days ago, did not have any money.
İki gün önce, parası yoktu.
Yeah. Dumped it here two days ago.
İki gün önce buraya atılmış.
Got a 35-year-old biker named Ethan Sawyer who had his credit checked two days ago.
Adı Ethan Sawyer ve iki gün önce kredi kartını kontrol etmiş.
And Linda Dean, a 28-year-old hostess at a bar, two days ago.
Barda hosteslik yapan 28 yaşındaki Linda Dean de 2 gün önce öldürüldü.
Two days ago one of our cancer patients died, a 12 year old named Ben Digiorno.
İki gün önce kanser hastalarımızdan biri öldü. 12 yaşındaki çocuğun adı Ben DiGiorno'ydu.
I just found her damn doll two days ago.
İki gün önce bebeğini buldum.
This was recorded at the U.N. Two days ago.
Bu görüntüler iki gün önce Birleşmiş Milletler'de çekildi.
I took his granddaughter's photo only two days ago.
- Daha iki gün önce torununun fotoğraflarını çekmiştim.
- No, her husband was shot two days ago.
- Hayır, kocası iki gün önce vuruldu.
- We saw each other two days ago.
- Dünden önceki gün. İki gün önce görüştük.
Their weapons depot was robbed two days ago.
Silah depoları iki gün önce soyulmuş.
- Two days ago.
- İki gün önce.
This was sent two days ago.
İki gün önce gönderilmiş.
Two days ago.
İki gün önce...
Reopened two days ago.
İki gün önce açılmış.
That watch he had was taken two days ago from a tourist on a fishing charter. Description matches Saloni and his men.
Kolundaki saat iki gün önce bir turist teknesinden çalınmış.
Hey, Moku, we're gonna need to see the security tapes from two days ago.
En azından baba demedin. Moku, iki gün öncesinin güvenlik kayıtlarını görmemiz gerekecek.
but.. you said you couldn't... i went down to the canal two days ago i should have known it was a bad idea
Ama göremediğini söylemiştin. İki gün önce kanalın oraya gittim. Kötü bir fikir olduğunu bilmeliydim.
I should've told her two days ago.
İki gün önce onunla konuşmam gerekiyordu.
Two days ago we ran over and killed two men.
Birkaç gün önce iki kişiyi öldürdük.
Robert Millberry was arrested and taken into custody in connection with two brutal attacks in London two days ago.
Robert Millberry, Londra'da iki gün önce meydana gelen iki ağır saldırıdan dolayı yakalanıp gözaltına alındı.
I got that from her two days ago.
Bu iki gün önce ondan geldi.
We hauled two of them out here a few days ago.
Onlardan ikisini bir kaç gün önce buranın dışına taşıdık.
Her last diary entry. Dated two days ago. " I know who'V'is.
Günlüğündeki son yazısı 2 gün önceymiş. " V'nin kim olduğunu biliyorum.
Christopher Huxley crossed two days ago, alone, and when he did, his car was searched top to bottom.
Geçtiğindeyse arabası baştan aşağı aranmış.
You served these kids drinks two days ago, didn't you?
İki gün önce bu çocuklara içki verdin, değil mi?
It didn't go through and been retransmited about an hour ago two days after the shipment was delivered to my client.
Gideceği yere hemen ulaşamadı. Yaklaşık bir saat önce yeniden gönderildi. Sevkiyatın yapılıp, müşteriye teslim edilmesinden iki gün sonra gönderildi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]