English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / I know you are

I know you are tradutor Turco

17,434 parallel translation
But gentlemen, I know you are in massive debt and are on the brink of total ruin.
Ayrıca kürklerinizi satın alacak birine ihtiyacınız var. Ama beyler, çok borcunuz olduğunu biliyorum. Mahvolmanın eşiğindesiniz.
I know you are there.
Orada olduğunu biliyorum.
If ever there was a moment for you to become the dragon that I know you are, this is it.
Eğer ejderhaya dönüşeceğin bir an varsa, o an şu an.
I know you are, honey.
Biliyorum tatlım.
Alex, I know how brave you are, but you cannot fight this.
Alex, ne kadar cesur olduğunun farkındayım, ama bununla savaşamazsın.
You are my role model and you lead this city with such strength and grace, and underneath that prickly exterior, ahem, you have the biggest heart of anyone I know.
Örnek aldığım kişisiniz şehri büyük bir güçle ve merhametle çekip çeviriyorsunuz ve bu aksi görünüşünüzün altında tanıdığım en büyük kalbe sahip kişisiniz.
I know it's not what you want to hear right now, but you are not leaving this room.
Şuan duymak istediklerinin bu olmadığını biliyorum, ama bu odayı terkedemezsin.
I just wanted you to know I'm a lot younger than you are.
Benim senden daha genç olduğumu bilmeni istiyorum.
I haven't decided what I'm gonna do, and I know she has issues, and maybe she's a little into me, but, you know, most girls in town are.
Ne yapacağıma karar vermedim. Sorunları olduğunu biliyorum, benden hoşlanıyor da olabilir ama kasabadaki çoğu kız hoşlanıyor.
♪ Now I know you're thinking ♪ ♪ " What are you talking about?
Ne düşündüğünüzü biliyorum " Neyden bahsediyorsun?
I don't know... are you sure this is a good idea?
Bilmiyorum, bunun iyi bir fikir olduğuna emin misin?
You know, there are times when I look out these windows, and I know you're all thinking, "What makes the measure of this man?"
Bilirsiniz, bu pencerelerde baktığımda hepinizin, bu adamın ölçüsü nedir diye düşündüğünü anladığım anlar oluyor.
You know what, I keep forgetting that you are so smart and so not smart!
Bazen ne kadar zeki olduğunu ve ne kadar aptal olduğunu unutuyorum, biliyor musun?
What are you going to do to earn a living out here on t'moors? I don't yet know.
Buralarda para kazanmak için ne yapabilirsin ki?
I don't know who you are!
Kim olduğunu bilmiyorum.
I know he's Winston Churchill and all that, but remember who you are.
Evet, o Winston Churchill ama sen de kim olduğunu hatırla.
I also know that no one will bring up your resignation while you are actively engaged in planning the Coronation.
Ayrıca Taç Giyme Töreni ile etkin bir şekilde ilgilenirken kimsenin istifa konusunu açmayacağını da biliyorum.
- When are you coming home? You don't you don't even know who I am yet.
- Daha kim olduğumu bile bilmiyorsun.
Look, I don't know what you think we are, but just to be perfectly clear, we're not a couple.
Bak, hakkımızda ne düşündüğünü bilmiyorum ama kesin olan bir şey var, o da bizim bir çift olmadığımız.
Well, before we discuss any of that, I'd like you to know how grateful we all are to you.
Bu meseleleri konuşmadan önce hizmetin için sana ne kadar müteşekkir olduğumuzu
I know how close you were, and how close your families still are.
Eskiden ne kadar yakındınız ve aileleriniz hâlâ ne kadar yakın, biliyorum.
I know. You do? Then, uh, why are you...
Peki neden...
I don't know why you guys are making such a big deal about this.
Niye bu kadar abartıyorsunuz anlamıyorum.
You know, I totally forgot some of my Navy buddies are meeting downtown later for a little reunion at O'Brien's pub.
Ufak bir toplantı için donanmadan birkaç arkadaşla O'Brien's Bar'da toplanacağımızı unutmuşum da.
There are so many things about you that I just don't know.
Senin hakkında bilmediğim çok şey var.
After all, you are the smartest people I know.
Ne de olsa siz tanıdığım en zeki insanlarsınız.
But that's how I know it's the right thing to do because your mom and I are so proud of you.
Ama doğru şeyi yaptığımı biliyorum çünkü annen de ben de seninle gurur duyuyoruz.
I know there are some of you who disagree with the direction of this town over the past few years.
Son birkaç yıldır bu kasabanın yönetim şeklini tasvip etmeyenleriniz olduğunu biliyorum.
But you know as well as I do there are no coordinated ISIS or Al-Qaeda networks here in the United States like there are in Europe.
Ama sen de biliyorsun ki Amerika'da, Avrupa'da oldugu gibi iyi koordine edilmis bir ISID veya El-Kaide sebekesi yok.
I know exactly who you are.
- Kim olduğunu gayet iyi biliyorum.
I don't know what you guys are looking for? I hope it's not us.
Kimi aradığınızı bilmiyorum ama umarım bizden biri değildir.
I won't know where you are for the next three hours.
Gelecek üç saat içerisinde nerede olduğuna bakmayacağım.
Did you know they set bail, on average, - about ten percent higher than I did? - Your Honor, these are very different cases.
Benim belirlediğim kefalet ücretinin ortalama % 10 daha fazla belirlediklerini biliyor muydunuz?
- I believe I know why you are here, Sir James, and you may tell the Queen that I have nothing to say.
- Neden buradasınız bilmiyorum Sör James ve Kraliçe'ye söyleyecek hiçbir şeyimin olmadığını iletebilirsiniz.
Okay, look, look, I don't know who you are, I don't know how old you are.
Bak kimsin ya da kaç yaşındasın bilmiyorum.
I don't know who you think you are, but you don't come in my office without my permission.
Kendini ne sanıyorsun, bilmiyorum ama iznim olmadan ofisime giremezsin.
All I know is that 2 taels of silver are important to you.
Tek bildiğim, .. senin için önemli olan gümüşler.
And I only know you are called Big Boss.
Ben de sadece seni bilirim, .. ve Büyük Patron derim.
So look, I told my moms that we're... you know, whatever we are just so... you know, it wasn't like we were... like, hiding something from them.
Annemlere bizim şey olduğumuzu söyledim, bilirsin, artık her neysek onlardan birşey saklamıyormuşuz gibi.
Look, Callie, I know you don't want to hear this right now, but you are on the wrong side of this foster reform bill.
Bak Callie, şu anda bunu duymak istemediğini biliyorum ama koruyucu aile reform tasarısında yanlış taraftasın.
I know that I'm really opinionated, and so are you.
Gerçekten de dik kafalı olduğumu biliyorum ve sen de öylesin.
Look, if I take the second cure, and I survive, but I have no idea who you are, no idea who Liv is, if I don't even know who I am, what's the point?
İkinci tedaviyi uygular ve hayatta kalırsam ama senin ve Liv'in ve hatta kendimin kim olduğunu hatırlamazsam ne anlamı kalır?
I know it's an adjustment, but if you've learned one thing from all this, it's that the American people are resilient. They are resilient.
Konunun zorluğunu biliyorum ama tüm bu olanlardan öğrendiğim bir şey varsa o da Amerikan halkının ne kadar dirayetli olduğudur.
I think that you are a smart and wonderful woman, you know?
Bence sen zeki ve harika bir kadınsın.
Cause chaos. But you don't know who I am. Who we are.
Ama benim kim olduğumu, bizim kim olduğumuzu bilmiyorsun.
I know that you have dreamed about this day since you were a little boy, but we are paying for this out of our own pocket, okay?
Bugünü küçük bir oğlan olduğundan beri hayal ettiğini biliyorum, ama bunu kendi cebimizden ödeyeceğiz, tamam mı?
I know wherever you are, you can hear me.
Nerede olursan ol beni duyabildiğini biliyorum.
- I know what you are.
- Ne olduğunu biliyorum
I know you would, but we are done.
Bilmeği istediğini biliyorum, ama işimiz bitti.
Even after my assault, I still go through it sometimes of just self-shame and, you know, all these people are right, what they're saying about me.
Yaşadığım saldırıdan sonra bile ara sıra hâlâ kendimden utandığım ve insanların hakkımda söylediklerine hak verdiğim oluyor.
But I have a feeling that, you know, since they haven't had to go through as much crap as I have, that they haven't really had time to reflect on who they are as people or else they would've stepped forward and taken responsibility.
Bana öyle geliyor ki benim maruz kaldığım kadar fazla olumsuzluk yaşamadıkları için nasıl birer insan olduklarını düşünecek zamanları olmadı çünkü aksi takdirde, dik durup sorumluluk alırlardı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]