English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ W ] / What about you two

What about you two tradutor Turco

883 parallel translation
- What about you two?
- Peki ya siz ikiniz?
- What about you two?
- İkiniz düşünürmüsünüz?
- What about you two?
- Ya siz ikiniz.
What about you two?
Siz ikinize ne demeli?
What about you two?
Peki, sizde durumlar nasıl?
What about you two?
Peki ya siz?
For two bachelors, you seem to know a great deal about what women wear.
İki bekar erkek olarak kadın giyimi hakkında çok şey biliyorsunuz.
What are you two mooching about outside for?
Siz ikiniz dışarıda boş-boş ne dolaşıyorsunuz? Temiz havanın tadına bakıyorduk General.
What are you two little monkeys talking about?
Siz iki küçük maymun ne hakkında konuşuyorsunuz?
Hey, what are you two barking about this time?
Bu sefer neye havlaşıp duruyorsunuz?
What about these two that you still only know by their first names?
Peki ya şu hala adlarından başka bir şeylerini bilmediğin ikisinden ne haber?
Of course, he didn't tell me what you two talked about.
Tabii ki ne hakkında konuştuğunuzu söylemedi.
- Say, what are you two gabbing about? - Currents.
Aranızda ne kaynatıyorsunuz?
I want to know everything about you two, know what's left for me.
İkiniz hakkındaki herşeyi ve bana neyin kaldığını bilmek istiyorum.
Well, what did you two talk about?
Ee, sizi ikiniz ne konuştunuz ki?
Now you've got two dates. What about Sandra, you bigamist?
Sandra'ya ne olacak peki, seni çok eşli hovarda?
What are you two talking about?
Siz ikiniz neden bahsediyorsunuz?
- What are you two so scared about?
- Ne diye bu kadar korktunuz?
See, what I did, I... I took the heads off two cylinders of oxygen and I filled them up with live explosive. You know, about two hundredweight.
Şöyle yaptım : 2 oksijen tüpünün kapaklarını açıp içlerini patlayıcıyla doldurdum bu çok kolay oldu ama ateşleyici biraz uğraştırdı...
- What are you two talking about?
- Neden bahsediyorsunuz siz?
- What are you two whispering about?
- Siz ne fısıldaşıyorsunuz?
Tell me, what have you two been talking about?
Söylesene, siz ikiniz ne konuşuyordunuz?
I asked two doctors about it. You know what they said?
İki doktora sordum, ne dediler biliyor musun?
What do you think about the two?
Bu ikisi hakkında ne düşünüyorsun?
What were you two talking about down there?
Siz ikiniz aşağıda ne konuşuyordunuz?
What are you two being so mysterious about over there?
Siz ikiniz orada neler fısıldaşıyorsunuz?
What are you two talking about?
Siz ikiniz ne konuşuyorsunuz?
What did you two talk about?
Ne hakkında konuştunuz?
What were you two talking about?
Neden bahsediyordun?
SUSAN : What are you two talking about?
Neyden bahsediyorsunuz?
What are you talking about? Well, Cathy, it's not just the two of us that we have to consider anymore.
Cathy, düşünmemiz gereken sadece ikimiz değiliz artık
What are you two all happy about?
- Bu neşenizin sebebi ne?
What are you two all happy about? That's right.
- Bizde bilelim.
What about them two chicks over there to slow you down, huh?
Oradaki iki piliç bile fikrini değiştiremez mi?
What do you think about those two?
Diğer ikisi hakkında ne düşünüyorsun?
You haven't found what you're looking for, you're embarrassed about bothering me again, however there were one or two questions more you'd like to ask me.
Aradığınız şeyi hala bulamadınız beni tekrar rahatsız ettiğiniz için çok mahcupsunuz yine de bana sormak istediğiniz birkaç soru daha var.
I haven't found what I'm looking for. I feel embarrassed about bothering you. However, there are one or two more questions I'd like to ask you.
Aradığım şeyi hala bulamadım, sizi tekrar rahatsız ettiğim için çok mahcubum Yine de size sormak istediğim birkaç soru daha var.
You seen anything of my Eric flying past your window about two hours ago, eh? What are you talking about?
İki saat kadar önce bizim Eric'in parçalarının pencerenin önünden uçarak geçtiğini gördün mü?
What are you two talking about?
Neden bahsediyorsunuz?
Everybody plays two out of every four quarters, now what the hell you expect me to do about that?
Herkes oynar en ilerideki adama pas verir. Seni benim bu konuda ne yapmamı bekliyorsun, ha?
I'm all right. What about the two of you?
Siz ikinizden ne haber?
I've got no feelings about what you two do in private, no matter how disgusting, sickening and putrid it is.
Özel hayatınızda yaptıklarınızla ilgilenmiyorum ne kadar iğrenç, tiksindirici, rezil şeyler olsa bile.
One word to anybody about what happened... and you're not only going to have to settle with me... but that convention of yours is gonna find out their new bishop's a drunk... and you're two of the biggest damn fools this side of Fort Kearney.
Olanları birine söylediğiniz anda... hem beni karşınızda bulursunuz... hem de kongredekiler yeni piskoposlarının ayyaş ve ikinizin... Fort Kearney'nin bu tarafındaki en aptal tipler olduğunuzu öğrenirler.
What are you two talking to each other about, Mikey?
Siz ikiniz ne konuşuyorsunuz, Mikey?
What do you two talk about all the time?
Siz ikiniz ne konuşuyorsunuz durmadan?
What did the two of you ever find to talk about?
İkiniz baş başa kalınca ne konuşurdunuz?
what're you talking about? ! Two on one...
İki kişiydiler, buna adalet mi diyorsun?
Now, what are you going to do about the two million?
Peki 2 milyona ne yapacaksınız?
What did he do when he found out about you two?
İkinizin ilişkisini öğrenince ne yaptı peki?
Hey, you two Earl. What about couple beer?
Bira ister misiniz, Earls?
Now, what's that all about? We're gonna see you in two days.
Ne bu halin Tanrı aşkına?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]