Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ C ] / Cover up

Cover up перевод на турецкий

3,963 параллельный перевод
It would be in Starbridge's interest to cover up a prison murder to keep their contract with the state.
Devletin sözleşmeyi feshetmemesi için Starbridge cinayeti örtbas etmiş olabilir.
You will serve time for that, now how much time depends on whether your involvement goes beyond this cover up.
Nezarethaneye atılacaksın, ve zamanı senin bu olaya ne kadar bulaştığına bağlı olarak belli değil şimdiik.
Arthur would have wanted to cover up- - any misappropriation of funds, any unauthorized operations?
Bütçenin uygunsuz kullanımı... -... veya yetkisi bulunmayan bir operasyon gibi?
You opened the taps, closed the doors and blew the place to bits to cover up what you'd done.
Gazı açtınız, kapıları kapattınız..... ve yaptıklarınızı gizlesin diye evi havaya uçurdunuz..
Please put a pair of white cotton panties over your head and cover up that horizontal talking moose knuckle.
Lütfen kafana beyaz bir iç çamaşırı geçir ve o konuşan yatay geyik boynuzunu sakla.
Body dump to cover up the crime.
Ceset, suçu gizlemek için suya atılmış.
We all got money problems, but that don't mean you get to cover up murders and pin'em on somebody else.
Hepimizin para problemleri var ama bu cinayetlerin üstünü kapatıp başka birisinin üstüne yıkmanız anlamına gelmez.
You're supposed to say, "Of course he misses you. The only reason he's partying is to cover up his pain."
Senin aslında, "tabii ki seni özlüyor sırf acısını dindirmek için parti yapıyor." demen lazım.
So I want to confess my sins, not cover up anything.
O yüzden günahlarımı çıkarmak istiyorum. Bir şeyi örtbas etmek için değil.
Car accident's a good way to cover up a homicide.
Araba kazası cinayeti örtbas etmek için iyi bir yoldur.
That Bronson was murdered to cover up the death of an American operative, with the implication that General Reed is behind it?
Bronson Amerikalı ajanın cinayetini örtmek için mi öldürüldü? Hem de General Reed'in bu işin arkasında olduğu iddiasıyla mı?
Well, contrary to Mr. Palmer's crime-scene speculation, acid was not used to cover up the cause of death.
Bay Palmer'ın, olay mahallindeki spekülasyonlarına rağmen asit, ölüm sebebini saklamak için kullanılmamış.
Now I can only think of one reason that you'd break into in his, uh, apartment, and that would be to find Emma's adoption records to cover up any link back to your family.
Nereden aldınız? Şimdi evine girmenizin sadece bir nedeni olduğunu düşünüyorum. Oda ailenize ulaşabilecek tek bağlantı olan evlatlık kayıtlarını almak olabilir.
Daniel helped cover up the hit-and-run.
Daniel kazanın örtbas edilmesine yardım etti.
It's okay, just cover up.
Örtüver.
Oh, Adam, don't use food to cover up your feelings.
- Adam, hislerini örtmek için yemek yeme. - Kapa çeneni.
All right, but let's make sure we don't cover up this, all right?
Pekâlâ ama şurayı kapamadığımızdan emin olalım, tamam mı?
Is there something you're trying to cover up by using him as a scapegoat?
Onu günah keçisi olarak kullanıp örtbas etmeye çalıştığınız bir şeyler mi var?
If this picture isn't fabricated, then it means that Yoo Hye Sung... has got himself a past that's going to cost him a pretty penny to cover up.
Bu fotoğraf sahte değilse Yoo Hae Sung'un geçmişiyle baş etmesi pahalıya patlayacak.
I wore a scarf all day to cover up what you did, telling myself and anyone who would listen that... that this wasn't your fault.
Yaptığın şeyi gizlemek için bütün gün eşarp taktım ve kendim dahil soran herkese senin hatan olmadığını söyledim.
Asked me to cover up for two of them?
İkisini birden korumamı istemek için gelmez miydin?
You think there's a cover-up?
Sence örtbas mı etmeye çalışıyorlar?
You'll face a military tribunal for the friendly fire and the cover-up...
Dost ateşi ve suçu örtbas nedeniyle askeri mahkemeye çıkartılacaksınız.
The friendly fire, the cover-up.
Dost ateşi, suçu örtbas.
Makes their injunction look even more like a cover-up, wouldn't you say?
- Evet, var. Yayın yasağını kendi pisliklerini örtmek için çıkartmışlar gibi değil mi sence de?
Cover it up.
Örtün gitsin.
Cover'em up.
Kulakları tıka.
To not go would have been to participate in the biggest cover-up since...
Haberi yapmamak, şeyden beri yapılan en büyük örtbasta rol almak...
But we can prove the cover-up.
Ama örtbas işini kanıtlayabiliriz.
Having gotten my share of hickeys in high school, I developed some patented cover-up methods.
Lisede birçok kusurum olduğu için bazı patentli örtbas etme yöntemleri geliştirdim.
Split up, cover more ground.
Ayrılalım, daha çok yer ararız.
Then he brutally murdered someone to cover it up.
Ve suçu başkasına atmak için acımadan insanları öldürdü.
Behind door number one is me getting up in front of the press corps and telling them that you orchestrated a cover-up and ruined a girl's life, because all I've ever wanted to do is tell the truth... That I had an affair with Olivia Pope.
Ya, şimdiye kadar yapmam gerekeni yapıp bir genç kızın hayatını mahvetmek için nasıl bir komplo tezgahladığınız ile...... ilgili gerçekleri basına söyleyip Olivia Pope ile bir ilişkim olduğunu itiraf edeceğim.
But you had the good sense to help me cover it up.
Ama sen bunu örtbas edecek kadar becerikliydin.
But the law enforcement here, with help from the local daily rag, cover it up.
Ama buradaki kanun güçleri klişe yalanlarla bunların üstünü örtüyor.
We have recordings of conversations among Haven law enforcement discussing a conspiracy to cover it up.
Haven kanun güçlerinin bunun üstünü örtmek için bir hikâye bulmaya çalıştıkları konuşma kayıtları var.
Did you kill Lou to cover it up?
Örtbas etmek için de Lou'yu öldürdün mü?
They probably want a cover-up, goddammit.
Muhtemelen olayı örtbas etmek istiyor göt herifler.
And then ordered Bronson to cover it up.
- Bronson'ın da üstünü örtmesini istedi.
Confidence, and that cream made'em jump right up like two gophers looking for cover.
Güven. Ve o krem, zayıf gösteren ayna gibi tam da bunu sağladı.
Maybe because he was doing something else, something they wanted to cover up. Also, command knows someone's digging.
Bu arada Komutanın araştırmadan haberi var.
I think I figured out what the cover-up is.
Örtbasın sebebini çözdüğümü sanıyorum.
He had to come up with a cover story.
Bir hikaye uydurmak zorundaydı.
and to make up for what i did, i'll cover one shift each for all of you.
Yaptığımı telafi etmek için hepinizin birer vardiyasını devralacağım.
- And I want to make sure that we're gonna be able to come up with enough donations to cover these expenses.
- Ve ben sadece hibeler olmadan giderleri karşılayabileceğimizden emin olmak istiyorum.
Trying to cover it up, moving the money around from place to place.
Bunu gizlemek içinde parayı bir yerden diğer bir yere hareket ettiriyorsun.
So maybe... one of these hatecore fans, pumped up on the music, goes after Padia, kills him and starts the fire to cover it up.
Belki... Bu Hatecore fanlar biri, müzik kadar pompalanır, gider Padia sonra, öldürür onu ve örtbas etmek için yangın başlar.
No time for a cover-up.
Örtbas edecek zamanları yoktu.
She'll cover it up.
Olayı örtbas edecektir.
Victoria will cover it up.
Victoria bunu örtbas edecektir.
There was a mix-up with the paperwork when his charges were dropped, and some desk monkey accidentally let him go, and now they are all trying to cover their asses.
Birileri yanlışlıkla onu salıverdi. Şimdi de kendi kıçlarını kolluyorlar. Mantıklı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]