Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ F ] / Franchising

Franchising перевод на турецкий

41 параллельный перевод
Though we're in textiles we know about franchising.
Gerçi, tekstil işinde olsak da mağaza zinciri işini biliyoruz.
I didn't know the Lord was franchising in the neighborhood.
Tanrı'nın komşulara yiyecek taşıdığını bilmiyordum.
Mr. Flanagan is determined to revolutionize the bar business by franchising his version of the local New York tavern to every suburban shopping mall in America.
Bay Flanagan, bar işinde devrim yaratmaya kararlıymış. New York barlarını kendi tarzında değiştirerek, varoşlardaki her... süper markette bir tane açmayı planlıyormuş.
You know, those virgin territories in the Gamma Quadrant are ripe for dabo franchising.
Bilirsin, Gama çeyreğindeki el değmemiş bölgeler dabo sözleşmeleri için hazırlar.
Sub-franchising.
Bölgesel isim hakkı.
Don't talk to me about sub-franchising.
Bana bölgesel isim hakkından bahsetme.
We're making so much money in sub-franchising it isn't even funny.
Bölgesel isim hakkı işinde çok para kazanıyoruz komik değil.
You took money made franchising your name and bet it against the Harlem Globetrotters?
İsim hakkından gelen tüm parayı Harlem Seyyahlarına karşı bahse mi yatırdın?
He spent the last four years of his life franchising his gang to other places... like Wichita, San Antonio and Oklahoma City... supplying them with drugs and weapons.
Son dört yıldır çetesini meşhur etmekle uğraştı Wichita'da, San Antonio'da ve Oklahoma City'de onlara silah ve uyuşturucu vererek.
So, have you put much thought into franchising?
Bayilik verme konusunda çok düşündün mü?
- Franchising?
- Bayilik mi?
I am going to assist him in franchising his diner.
Lokantasının bayiliğini vermesi için ona yardım edeceğim.
Also think of cellular phone franchising, but you know, everything depends on the market. Market is very important.
Telefon bayiliği de düşünüyorum ama işte her şey piyasaya bağlı biliyorsunuz piyasa çok önemlidir.
So, I hear your dad's franchising himself all over these days.
Babanın kendisine bu günlerde ayrıcalık tanıdığını duydum.
- It's called franchising.
- Bu da bayilik demektir.
Do you know if he's ever thought about franchising?
Hiç pazarlama anlaşması yapmayı düşünüp düşünmediğini biliyor musun?
And we're franchising Liquid to other cities...
Ayrıca, "Liquid" in diğer şehirlere bayiliğini veriyoruz...
I'm telling you, franchising is the wave of the future.
Sana söylüyorum, franchising geleceğin trendi.
I sold 100 franchises last year.
Geçen yıl tam 100 franchising sattım.
We must talk franchising later.
İsim hakkı meselesini bir ara konuşalım.
Our manager has an idea about franchising
Franchising hakkında işletmecimizin bir fikri var.
Franchising?
Franchising?
By'franchising'they mean a takeover
Franchising derken, devir almaktan bahsediyorlar.
If we keep this up, we can start franchising soon.
Eğer böyle devam edersek, yakında yeni bir yer açacağız.
I'd like to talk to you about the exciting world of franchising.
Size şubeciliğin heyecan verici dünyasıyla ilgili bir şeyler anlatmak istiyorum.
An investor is interested in franchising this modality of therapy.
Bir yatırımcı bu terapi yöntemi için bir imtiyaz anlaşması yapmak istiyor.
I think that maybe you and I could look into franchising the business, but first I got some people I want you to feed.
İmtiyaz anlaşmalarının yolundan gidebileceğimizi düşünüyorum ; fakat öncelikle beslememiz gereken insanlar var.
Yeah. Just all this craziness with Vanessa made me realize I got to take more control of my life, so I'm looking into franchising the Offshore.
Evet, sadece Vanessa ile olan bütün çılgınlıklar..... hayatımın kontrolünü elime almak zorunda olduğumu fark ettirdi bana.
its rahul's idea, why we dont open one franchise in goa.
onun rahul fikri, neden Goa bir franchising açmayın.
This-this investor lady came in, and, uh, she read about the Rammer Jammer.
Yatırımcı bir bayan geldi ve Rammer Jammer'ı duymuş. Franchising teklif etti.
Hey! Lady! How about franchising the Dixie Stop, too?
Bayan, bakar mısın, Dixie Stop'ı da franchising yapsak olmaz mı?
What they do want is to know who is the up-and-coming local firm, because they will colonize London by financing that firm, then franchising the city.
Çünkü o ekibe finans sağlayarak Londra'yı sömürgeleştirecek ve şehri tekele alacaklar.
It's a franchising fee and down payment for a Papa's Chicken and Waffle.
Papa's Tavuk ve Waffle için depozito ve bayi ücreti.
Okay, now, before you consider franchising, I suggest you open a second location in this area.
Tamam, franchising düşünmeden önce, bu bölgede ikinci şubenizi açmanızı tavsiye ederim.
And if that location's successful, franchising would be the next step.
Ve şube başarılı olursa, franchising sonraki adımınız olabilir.
- I'm the head of franchising.
- Bayiliğin departmanının başında ben varım.
I wanna tell you about my franchising opportunities.
Kiralama olanaklarından bahsetmek istiyorum.
- They're already planning on franchising...
Planlarında...
'
- Üç bölgede franchising verebiliriz...
- He's not franchising.
- Bayilik vermeyecek.
i think this is a very expensive joke worlds first strip bar at a waterpark thats a stroke of genious, franchising baby no no no no, oh dont worry about that install a little extra chlorine and sulphuric acid in the pool it sanitises everything
- Bu çok pahalı bi şaka bence Su parkında striptiz.. dahilikten başka bişey değil

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]