Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ I ] / I guess so

I guess so перевод на турецкий

8,637 параллельный перевод
I guess so.
Öyle galiba.
I guess so.
- Aynı fikirdeyim.
Yeah, I guess so, yes.
- Evet, sanırım öyle. Doğru.
I guess so.
Sanırım öyle.
Yeah, I guess so. I guess that's what's happening.
Evet, sanırım öyle, olan bu.
Yup, I guess so.
Evet, öyle olsa gerek.
I guess so.
Sanırım olur.
I guess so, yeah.
Sanırım öyle, evet.
I mean, I guess so, but it kind of sounds more like you're talking about your life than mine.
Yani, sanırım, ama bu daha çok benim değilde, kendi hayatın hakkında konuşuyormuşsun gibi geldi bana.
I guess so.
- Sanırım öyle.
- Yeah, I-I guess so. - You know, if you need.
- Bilmen gerekiyorsa, sanırım öyle.
Yeah, I guess so.
- Evet, sanırım öyle.
Yeah, yeah, I guess so.
- Evet, sanırım öyle olacak.
- I guess so.
- Sanırım.
Yeah, I guess so.
Evet, bence de.
I guess so.
Sanırım.
So I guess I have a few questions like,
O yüzden sanırım bir kaç soru sormam gerekir ;
So I guess that makes me a shareholder.
Bu da beni hissedar konumuna getiriyor sanırım.
So I guess this is where currency comes to die.
Paraların öldükleri yer burası sanırım.
And so I should be happier, I guess.
Sanırım bu yüzden daha mutlu olmalıyım.
Pretty good so far, I guess.
Şimdilik gayet iyi, galiba.
The writers who I love really helped me to form my world view, so, I don't know, I guess I wanted to help other people the way those writers have helped me.
Sevdiğim yazarlar dünya görüşümün oluşmasına yardım etmişlerdir, yani, bilmiyorum, sanırım o yazarların bana yardım ettikleri gibi ben de diğer insanlara yardım etmek istedim.
Yeah, yeah, So I guess, see you around.
Evet. - O zaman, buralarda görüşürüz.
Not so much of a psychic after all, I guess.
Sanırım o kadar da iyi bir medyum değil.
So I guess you could say Dave Matthews was doing what we were doing.
Bizim yaptığımızı Dave Matthews da yapıyordu diyebiliriz anlayacağınız.
Oh, so I guess he was asking for it because of the way he was dressed.
Giyim tarzı yüzünden kendisi kaşındı demeye getiriyorsun lafı.
So I guess we are celebrating that you trusted me and I let you down.
Sanırım bana güvenmeni ve benim bunu boşa çıkartmamı kutluyoruz. Ne güzel.
So I guess you know what's going on.
O halde neler olup bittiğini biliyorsun.
So I guess we're not like some great, artistic love story.
Sanırım muhteşem sanatsal bir aşk hikâyesi değiliz.
So, I don't know why I take structure so serious, but I guess I do.
Kuruluşu neden bu kadar ciddiye alıyorum bilmiyorum ama alıyorum işte.
♪ So be surprised if you spot me ♪ ♪ You just made a splash in the game ♪ ♪ Well, guess what, I just made a tsunami... ♪
â ™ ª So be surprised if you spot me â ™ ª â ™ ª You just made a splash in the game â ™ ª â ™ ª Well, guess what, I just made a tsunami... â ™ ª
Oh, shit. Like that Armenian dude just left, so... I mean, I guess you're like shit out of luck.
Ermeni adam az önce gitti yani şansına küs.
So I guess I'll meet you at your place later?
Daha sonra senin evde buluşabilir miyiz?
I would offer you witness protection, but you don't have an identity, so my guess is that you won't need a new one.
Sana tanık korumayı önerirdin ama kimliğin olmadığı için bence yeni bir kimliğe de ihtiyacın olmaz.
So I'm still making friends, I guess.
Hâlâ arkadaş ediniyorum galiba.
- Right. - No, I get that, I guess, so, yeah.
Sanırım demek istediğini anladım.
So, from the looks of things, i guess You and zoe didn't...
Anladığım kadarıyla Zoe ve sen...
I guess I'll see you in another 16 years or so.
Sanırsam seni bir başka 16 yıl içerisinde ya da öyle bir yıl içerisinde göreceğim
I saw it running down the subway stairs, so I guess it lives in the subway now.
Metro merdivenlerinden inerken gördüm. Sanırım artık metroda yaşıyor.
I guess just a prayer or something so God can get her to accept me as her husband, admit that she loves me, too.
Sadece bana aşkını itiraf etsin Tanrı onun kocası olmamı sağlasın diye bir dua.
So I guess this is fucking war.
O zaman siktiğimin savaşı demektir bu.
( laughs ) So I guess it takes you getting tenure to finally get you over here, huh?
İmtiyaz alman buraya gelmeni sağladı sonunda, ha?
- Yeah, so I... I guess you owe me one.
- Evet, sanırım bana bir şey borçlusun.
Well, uh, so am I, I guess.
Sanırım ben de öyleyim.
So I guess I choose Cassie.
Sanırım, Cassie'yi seçeceğim.
So I guess Daddy's treatment didn't work out so great.
Sanırım Baba'nın tedavisi çok da işe yaramamış.
Yeah. I guess it'd be so much easier if I did.
Çok daha kolay olurdu sanırım.
Well, they're lawyers, so they're good liars, I guess.
Avukatlar sonuçta, iyi birer yalancılardır tahminimce.
Okay, so have fun... I guess?
- Tamam, iyi eğlenceler o halde diyeyim.
I guess not everyone around here liked your daddy so much.
Sanırım buradakiler babandan pek hoşlanmıyorlar.
But at the same time, you must also remain... selfish, because wanting someone so much that it feels the same as the need... to eat... or to breathe... this is where desire becomes love, I guess.
Ama aynı zamanda, bencil olmaya devam etmelisiniz çünkü birini arzulamak tıpkı yemek yemek veya nefes almak gibi bir şeydir. Sanırım arzu bu şekilde aşka dönüşüyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]