Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ R ] / Rock music

Rock music перевод на турецкий

418 параллельный перевод
[Rock music] Season three's an emotional roller coaster.
Üçüncü sezon, roller coaster gibi.
Oh, I like, uh... I like rock music and, uh... folk music.
Oh, rock müzik severim ve, ah... halk müziği.
Playing rock music.
Rock müzik çalarken.
She likes rock music, too.
Kaım rock müziği de sever.
There is a silver lining here. I'm no longer hungry. ( rock music plays ) * Dream on, dream on *
Tüm veliler kural olarak sürekli yapılan uyuşturucu ve duruma göre kan testleri için izin vermişlerdir.
Listening to punk rock music and bad-mouthing your country, I'll bet!
Punk rock müziği dinliyor ve ülkenizi kötülüyordunuz, bahse girerim!
This is the first time rock music has been allowed in this country.
Bu ülkede rock müziğe ilk kez izin veriliyor.
Hear this rock music, I like it so much!
Rock müziği duyuyor musunuz, çok hoşlanırım!
You don't believe in ESP, you don't like rock music, you won't get high... it's like I'm dating Cardinal Cooke!
Duygu ötesi algıya inanmıyorsun, rock müziğe inanmıyorsun, uçmuyorsun...
- No. [OLDIES ROCK MUSIC PLAYING ON STEREO]
- Lütfen, Leo.
Were you going to listen to rock music in Sunday school?
Bununla Pazar okulunda rock mı dinleyecektin?
Would you turn off that rock'n'rock music?
Şu müziği kapatabilir misin?
- Good-bye, tourists! - ♪ With a bit of rock music ♪
Güle güle turistler!
I'm teaching you about rock music.
Size rock müziğini öğretiyorum.
He did not mention Simon Grim by name... but offered a prayer for the young, whom he described as sadly in... need of faith, not the illusion of conviction offered by rock music... drugs, and contemporary poetry.
Simon Grim'i ismen anmasa da... gençliğe telkinde bulunarak, rock müzik... uyuşturucu ve çağdaş şiir için değil... inançları için dua etmelerini istedi..
Team sports will keep you away from temptations like rock music and girls.
Takım sporları sizi kızlar, rock gibi günahlardan uzak tutar.
"Rock music has always been a reaction to accepted standards."
Pop müzik her zaman kabullenilmiş standartlara bir tepki olmuştur.
Parents feel candidate is depressed... spending too much time listening to rock music and masturbating.
Mutsuz görünüyor, rock dinliyor ve aşırı masturbasyon yapıyor.
YEAH, I GUESS YOU'D PREFER IF WE LISTEN TO THAT PUNK ROCK MUSIC I'VE BEEN READING ABOUT.
Eminim sen, şu gazeteler de okuduğum punk-rock isimli müziği tercih edersin.
We have to listen to rock music?
Rock mu dinlemek zorundayız?
I'd like to start off my portion of the show by giving you a taste of a little something we call rock and soul music.
Şovun bize ayrılan kısmında, sizlere rock ve soul müziğin en güzel lezzetini vereceğiz.
We'd like to start off our portion of the show... by giving you a taste of a little something we call rock and soul music.
Gösterimize, rock ve soul müzik dediğimiz şeyden size, bir parça tattırarak başlamak istiyoruz.
Three o'clock and George Klein ready to get it on with some solid-gold rock'n'roll, Memphis-made music.
Saatler üçü gösteriyor, ben George Klein, size en güzel Memphis yapımı rock'n'roll parçalarından çalacağım.
Steve knows rock and roll, he's got no idea about the equipment, he's got very little idea, in terms of technicalities, what the music's about.
Steve bilir rock'n'roll'u, cihazlar hakkında bir fikri yok ama, teknik işlerden çok anlamaz, bu müzik ne hakkında, bilmez.
'Back to the 24-hour music from Plymouth, the rock of New England.'
- Plymouth için kesintisiz müziğine döndük. New England Kayaları
My rock-music is better than that lame disco!
Rock sizin aptal diskonuzdan iyidir.
( Music ) A-rock-on the kid the Crazy Legs... ( Music )
( Music ) the Crazy Legs'den bir eleman... ( Music )
If our Lord wasn't testing us, how would you account for the proliferation these days of this obscene rock and roll music with its gospel of easy sexuality and relaxed morality?
eğer Tanrımız bizi denemiyorsa, bu günlerde "rock and roll" denen müstehcen müziğin seksi ve gevşek ahlakı da beraberinde yaymasını başka nasıl izah edebilirsiniz?
Not yours personally, but the whole genre of rock'n'roll and the exciting things in music today.
Kişisel olarak sizinle değil, rock'n'roll un tamamına. ve bu günlerde müzikte yaşanan heyecan verici gelişmelere.
Do you feel that playing rock'n'roll music keeps you a child? Keeps you in a state of arrested development?
Rock'n'roll müziğini icra ederek... çocuk olarak mı kalıyorsunuz sence?
IT HAS GOT TO BE ROCK AND ROLL MUSIC
Benimle iş yapmak istiyorsan
I had no idea about doing music as a way of life... until the rock'n'roll hit me.
Müziği yaşam tarzı olarak benimseyebileceğimi tahmin etmezdim. Ta ki rock'n'roll'dan etkilenene dek.
She said something about rock'n'roll being the devil's music and people who play it work for the devil and shit like that.
Rock'n'roll şeytanın müziği onu calanlar da şeytanın emrinde filan dedi.
[FUNKY ROCK MUSIC PLAYING] Happy birthday, Peggy!
Doğum günün kutlu olsun.
Rock and roll is the devil's music.
Rock and roll şeytanın müziğidir.
Played loud rock'n'roll music?
Gürültülü rock'n'roll müziği yaptın mı?
On entertainment channel 3 you can hear music from that group "Gene Ryack and the Redemption!"
Yayınımızın üçüncü kanalında ünlü Rock'n Roll guruplarından "Gene Ryack ve Kurtarma" yı dinleyebilirsiniz.
But, ah... they say RR is the devil's music.
Rock'n Roll şeytanın müziği diyorlar.
If you're right... a big if... if she's never left this cabin or this part of the forest never known anybody but her mother... never encountered any of the images of the modern world, never seen a car, a television a gun, a Hershey bar... never heard rock'n'roll music or But now you said she can talk
Eğer haklıysan - eğer... Eğer bu kulübeyi veya ormanın bu kısmını hiç terk etmediyse, annesinden başka kimseyi tanımadıysa, modern dünya ile karşılaşmadıysa, hiç araba, televizyon, silah, gofret görmediyse, hiç rock'n'roll duymadıysa... - Konuşabildiğini söyledin.
Mrs. Jacobs, you tell them... that I am teaching music... and that I will use anything... from Beethoven to Billie Holiday to rock and roll... if I think it'll help me teach a student... to love music.
Bayan Jacobs, onlara benim müzik öğrettiğimi ve eğer bir öğrenciye müziği sevmeyi öğretmede yararı olacağına inanıyorsam Beethoven'dan Billie Holiday'e, dek her şeyi kullanacağımı söyleyin.
- Remember when old Mrs. Lindow said that... all rock'n'roll led to sexual intercourse, because the music... no, it was the rhythm of the music matched the rhythm of the contractions of an orgasm.
Yaşlı Bayan Lindow ne demişti : "Rock'n Roll cinsel ilişkilere öncülük eder çünkü müzik pardon, müziğin ritmi ile boşalmanın ritmi ahenk içindedir."
Do they have to play that rock music?
O Rock parçasını çalmak zorundalar mı?
( Rock music blares out )
Bu da no?
But the main thing is... I finally tapped into that spirit of self-destruction... that makes rock and roll the king of music.
Ama esas şey rock'n roll'u müziğin kralı yapan kendini yok etme ruhunun içine girebilmem.
The man who embodies everything about rock and roll - except the music.
Bir adam ki müzik dışında rock'n roll'un her şeyi.
( rock music playing )
Bu film 101 Film 101 Çevirmen Etkinliği adı altında çevrilmiştir.
I do not like rock'n'roll music!
Ben rock müzik sevmem!
I'm not saying they're not talented, and, yeah, they rock... but it's not the only music out there.
Onların yeteneksiz olduğunu söylemiyorum, ve, evet, onlar iyi... fakat bu dışarıdaki tek müzik değil.
"Thai food, feminist prose and angry girl music... of the indie rock persuasion."
"Tayland yemeği, feminist yazıları ve bağımsız Rock müziği yapan öfkeli kız müzikleri."
Music, you know, true music not just rock'n'roll, chooses you.
Sadece rock'n'roll değil, gerçek müzik seni seçer.
I've got rock'n'roll music on my radio. Look, Debbie!
Debbie bak!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]