English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ F ] / Fronts

Fronts Çeviri Türkçe

449 parallel translation
On a dozen far-flung battle fronts, Russia was engaged in a death grapple with the enemy.
Bir düzine uzak cephede Rusya düşmanla ölümüne cebelleşmekteydi.
Look to your fronts!
İleri bak!
The Talisia belongs to a private company which fronts a weekly service to small cargo boats between here and Batoumi.
Talisia özel bir şirkete ait. ... buradan Batum'a haftada bir hafif yükler taşır.
Do you know if you ripped the fronts off houses, you'd find swine?
Evlerinin önünü açtığında domuzları göreceğini biliyor musun?
- In 1939, Nazi fronts - like Fritz Kuhn and his German-American bund - were flourishing.
1939'da, Fritz Kuhn ve Alman-Amerikan Birligi türünden Nazi cepheleri gelisş iyordu.
" " The military situation took a sudden turn for the worse on all fronts over the course of the day yesterday.
" Cephelerimizdeki vaziyetin dün, gün boyunca kötüye gittiği gözlemlendi.
Battle had commenced on all fronts... and the news that reached Aldeno confirmed hopes of an Italian victory.
Çatışmalar bütün cephelerde başlamıştı ve İtalya'nın zafer umutlarını kuvvetelendiren bir haber Aldeno'ya ulaşmıştı.
You men will continue watching on your own immediate fronts.
Herkes kendi önüne bakmaya devam etsin.
Uh, may I ask, sir, if there's any confirmation of the reports today about heavy enemy concentrations along the Dutch and Belgian fronts?
Efendim, bugün almaya başladığımız büyük bir düşman kuvvetinin... Belçika ve Hollanda sınırlarına doğru kaymakta olduğu haberi doğru mu?
It's part of our war on all fronts!
Bu bizim savaşımızın tüm cephelerde bir parçası!
1936 general elections. Two fronts : the Popular Front and the National Front.
1936 genel seçimlerinde Halk cephesi ve Ulusal cephe yarıştı.
From the other fronts :
Diğer cephelerden :
The republican army, exhausted, ill-equipped, initiates retreat on all fronts.
Cumhuriyetçi ordu yorulmuştu. Yeterli malzemesi yoktu. Tüm cephelerde gerilemeye başlamıştı.
Those with pride in the soup kitchens were shocked to find the kitchens were fronts for a large counterfeiting ring.
Robin Hood'un çorbacı dükkanlarıyla gurur duyanlar mutfakların büyük bir kalpazanlık şebekesi için paravan olarak kullanıldığını görünce çok şaşırdılar.
Our forces are advancing on all fronts.
Güçlerimiz bütün cephelerde ilerliyor.
Then we'll have two fronts, the military with the guns the civilians with the bombs.
O zaman iki cephemiz olacak, silahlı askerler... - ve bombalı siviller.
At five o'clock that afternoon, the battle was irretrievably lost on all fronts.
Bu akşamüstü saat 5'te, savaş kaçınılmaz şekilde bütün cephelerde kaybedi ecek.
Yes, they're the new double-O-fronts.
Evet, Bunlar yeni çift dikişlilerden.
In literature and in art we must fight on two fronts.
Edebiyatta ve sanatta, iki cephede birden savaşmalıyız.
Fighting on two fronts...
İki cephede birden savaşmak...
Two fronts.
İki cephe birden...
You must struggle on two fronts.
İki cephede birden mücadele etmek gerek.
Our powerful attacks have routed the enemy on all fronts
Etkili saldırılarımız sonucunda düşman tüm cephelerde bozguna uğradı.
Well, anyway, you didn't waste time, not with knowing maybe tomorrow you'd be sent to the fronts or the damned Allies would drop a bomb on you.
Yarın cepheye gidebileceğinizi ya da kahrolası bir Müttefik bombası yiyebileceğinizi bildiğinizden oyalanmazsınız.
- I thought they were fine, but Dickie likes jazz babies with fronts.
- Biliyorum, bu artık moda değil. Fakat Dickie büyük göğüslü caz kızlarını seviyor.
I ask all of you, as a first act of united will, to pay homage to all peoples and their armed fronts, who are now violently fighting imperialism and colonialism.
Sizden istediğimiz, birleşik iradenin ilk eylemi olarak şiddetli bir biçimde emperyalizm ve kolonyalizme karşı savaşan tüm insanlar ve silahlı birlikler için saygıda bulunmaktır.
The so called "Popular Fronts", with the bourgeoisie, "Centrism" and Browderism were political expressions of Stalinism.
"Halk Cepheleri" ise, burjuvazi "merkeziyetçilik" ve Browderizm ile Stanilizmin politik ifadeleriydi.
However, your legitimate business fronts are more extensive.
Fakat sizin yasal paravan şirketleriniz çok daha kapsamlı.
There are four nations, four armies, four fronts against us.
Karşımızda dört ulus, dört ordu ve dört cephe var.
When the enemy is busy on four fronts, we'll move against our real objective. Are we still agreeing?
Düşman bu dört hedefte meşgul edilirken, biz asıl hedefimize doğru ilerleyeceğiz.
On all fronts, the revolution is in danger.
Tüm cephelerde, devrim tehlikede.
Personnel of the feminine sex are specially authorized to dry washing on all fronts for camouflage.
Kadın personelin kamuflaj maksadıyla tüm cephelerde çamaşırlarını kurutma izni vardır.
Some objective will have been achieved, some fronts like painting.
Amaçların bazılarına ulaşılmış olacak, bir başlangıç olur, aynı tablodaki gibi.
The generals of Hitler they believed that attacking Russia with England still resisting, it would be as that to fight in two fronts, something that in the "Mein Kampf" it would be the greater of the military errors.
Kurmaylarını ikna etmeliydi. Çünkü Britanya Savaş'ı sürerken doğuda yeni cephe açmak büyük bir askeri hataydı. "Kavgam" adlı kitabında da bunu belirtiyordu.
( narrator ) The German army was now retreating on all fronts, leaving fire and destruction behind.
Artık Alman ordusu, arkalarında yangın ve yıkım bırakarak her tarafta geri çekilmeye başlamıştı.
Now that the battle fronts they were taking the men, they were directed stop harder activities.
Savaş erkekleri yutmaya başlayınca erkeksi konulara yönlendirildiler.
Goebbels initiated a contracampaign much little convincing, affirming that the V was of the victory German in all the fronts.
Goebbels, çok da ikna edici olmayan bir karşı propaganda başlattı. "V", tüm cephelerde Alman zaferinin parolasıydı.
You walk slowly, and return the way you came, sticking close to the shop fronts.
Yavaş yavaş yürüyorsun ve geldiğinden yoldan, dükkan vitrinlerini takip ederek geri dönüyorsun.
in the heavy silence of summer, closed shutters, deserted streets, sticky asphalt, deathly-still leaves of a green that verges on black ; winter in the cold light of the shop-fronts, the street lights, the little clouds of condensing breath at cafe doors, the black stumps of the dead winter trees.
Yazın o ağır sessizliğinde kapanmış kepenkler, boş sokaklar yapışkan asfalt siyaha çalan yeşil renkli kıpırdamayan yapraklar dükkan vitrinlerinin, sokak lambalarının soğuk ışıklarındaki kış, kafe kapılarında nefeslerden çıkan buğular ölen güdük, kara ağaçlar.
'German troops are retreating on all fronts. You will soon be free in a Free France. "
" Almanlar bütün cephelerde geri çekiliyor yakında, özgür bir Fransa'da, özgür insanlar olacaksınız.
We've got a couple of good days, and then we've got a bunch of weak fronts moving in.
Birkaç güzel günümüz var, sonra hava bozacak.
Now you are new to our Russian fronts I don't blame you for talking like a horse's ass
Rus cephesinde yeni olduğunuz ve at kıçı gibi konuştuğunuz için sizi suçlayamam.
Listen, I've had her for three years on two fronts.
Üç yıldır onu iki kişiyle gördüm.
Germany Winning on all Fronts
Almanya bütün cephelerde zaferle ilerliyor.
You know that one of the fronts of my doublet is covered with a large stain of oil.
Ama biliyorsunuz efendim, ceketimin önüne gece lambasının yağı dökülmüştü.
The local population fighting on many fronts, made fierce and resolute resistance to the invaders, thus bringing the war to a stale-mate.
Yerli halk bir çok cephelerde çarpışarak işgalcilere şiddetle direndi. Savaş çıkmaza girdi...
I've been to both fronts and I have my sources.
Her iki sınıra da gidip geldim ve kendime göre kaynaklarım var.
In a few more days, the Arabs were being driven back or contained on all fronts.
Birkaç gün içinde Araplar püskürtülerek bütün cephelerde zapt edildiler.
Russian missiles against us on both fronts.
İki cephede de karşımıza Rus füzeleri çıkıyor.
Is Germany prepared to fight an all-out war on two fronts?
Sence Almanya iki cephede birden savaşmaya hazır mı?
Fights on two fronts.
- Ne rahatı?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]