English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ G ] / Glad you're here

Glad you're here Çeviri Türkçe

2,133 parallel translation
I'm really glad you're here.
Burada olmana gerçekten çok sevindim.
Glad you're here.
Gelmene çok sevindim.
I'm glad you're here.
Gelmenden mutluyum.
- Well, I'm glad you're here.
Burada olduğuna çok memnunum. Ben de.
I'm glad you're here.
Yanımda olduğun için çok mutluyum.
I'm glad you're here because, you know, we needed a chaperone.
Burada olmana sevindim, çünkü bizim de bir şaperona ihtiyacımız vardı.
I'm glad you're okay here, you know?
Burada mutlu olmana sevindim. Anlarsın ya.
I'm very glad you're here.
Burada olmandan çok memnunum.
Hey, I'm glad you're both here.
İkinizi de yakaladığım iyi oldu.
Pete, glad you're here.
Köprünün altından çok sular aktı.
We're... we're really glad that you're here.
Biz... Biz gerçekten çok memnunuz burada olmandan.
I am so glad you're here.
Gelmene çok sevindim.
I'm glad you're here to help us celebrate.
Geldiğine ve aramıza katıldığına çok sevindim.
I am glad you're here.
Gelmene çok sevindim.
I'm just glad you're here.
Sam, hayır.
Naomi, I'm so glad you're here.
Naomi, Burda olduğun için çok mutluyum.
I'm just glad you're here now.
Geldiğine sevindim.
Oh. I'm so glad you're excited about them moving out here.
Buraya taşınıyor oldukları için sevinmene çok memnun oldum.
I'm glad you're here.
Günaydın. Gelmene çok sevindim.
Oh! I'm so glad that you're here.
Burada olduğuna çok sevindim.
- That's why I'm so glad you're here.
Bu yüzden burada olduğun için mutluyum.
I'm actually glad you're here to see this.
Aslında burada için memnunum.
I'm glad you're here and that you're better... or that you think you're better.
Ya da iyi olduğunu düşündüğün için. İyiyim, Pete. Daha iyiyim.
I'm so glad you're here.
Geldiğinize çok sevindim.
I'm so glad you're here. That was so good.
Burada olmanızdan çok mutluyum Bu çok güzeldi.
I'm glad you're not too comfortable here.
O kadar rahat olmadığından dolayı mutluyum.
- Good. I'm glad you're here too. This pertains to both of you guys.
Güzel, iyi ki geldin çünkü bu ikinizi de ilgilendiriyor.
I'm glad you're here.
Burada olmandan dolayı mutluyum.
I'm glad that you're here.
Geldiğine memnun oldum.
I'm so glad that you're here.
Burada olduğun için çok mutluyum.
I'm glad you're here. I've been wanting to talk to you about this Michael-and-Jesse situation. Yeah.
Burada olmana sevindim çünkü seninle, Michael ve Jesse konusunu konuşabilmek için fırsat arıyordum.
I'm glad to see you're here upholding your end of our bargain.
Seni görmek ne güzel, pazarlığımızı yerine getiriyorsun.
I'm so glad you're here...
Celeste! Burada olduğun için çok mutluyum...
I am so glad you're here. I live here.
- Burada yaşıyorum zaten.
I'm so glad you're here.
Gelmene çok sevindim.
I'm glad that this is some kind of joke to you, but this is my life that you're messing with here.
Bu senin için güzel bir şaka olabilir ama burada uğraştığın şey benim hayatım.
I'm glad you're here.
İyi ki buradasın.
Just glad you're here.
Seni burada gördüğüme sevindim.
Guys, I'm so glad you're here.
Çocuklar, buraya gelmenize çok sevindim.
I'm just glad you're here.
Burada olmandan memnunum.
I'm really grateful to be surrounded by such amazing friends and family, and... I'm really glad that you're all here.
Tüm arkdaşlarımız ve ailemiz için çok minnettarım, ve herkes burda olduğu çok memnunum.
We're all glad you're here, especially your dad.
Burada olduğunu hepimiz sevindik. Özellikle de baban.
Glad you're here lieutenant.
Burada olmanıza sevindim, Teğmen.
- Glad you're able to be here, Percy.
Bu akşam buraya gelebilmene sevindim, Percy.
I'm glad you're happy here.
Burada mutlu olmana sevindim.
And you, my flower of the field, I'm glad you're here.
Gözümün nuru, iyi ki geldin.
I'm glad you're here, though. We got a case.
Burada olmaktan memnun olmama rağmen bir davamız var.
I'm so glad that you're here.
- Burada olmandan çok mutluyum.
Anyway, I'm glad you're here.
Neyse, gelmene sevindim.
I'm just glad you're here,'cause we really need to talk.
Geldiğine sevindim, çünkü gerçekten konuşmamız lazım.
Glad you're here.
Burada olduğunuza sevindim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]