English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ I ] / Imitates

Imitates Çeviri Türkçe

316 parallel translation
Before he says anything he always barks, ( IMITATES FOX BARKING ) Like a fox.
Her zaman konuşmadan önce havlar gibi ses çıkarıyor, aynı bir tilki gibi.
[Imitates British Accent] "Rather awful."
"Daha berbat olmasındansa"
Oh, he imitates everything Crewson does.
Crewson'ın yaptığı her şeyi taklit eder.
The Chinese are jamming. ( imitates distortion )
Çinliler araya giriyor.
( Imitates Madame Spolinski ) "What you want?"
( Madam Spolinski'yi taklit ederek ) "Ne istiyorsun?"
Imitates a deer and trying to fool him.
Geyik sesi çıkarır. Kandırır geyiği.
( imitates MacKenzie ) : Um, very good.
Pekala.
( imitates Mackenzie ) : Of all the blithering idiots, I give you exactly five seconds to comply with my order or I'll ruddy well have you taken out and shot!
Hepiniz su katılmamış salaksınız, emrime uyman için sana beş saniye veriyorum yoksa seni dışarı çıkarıp vururum!
( imitates MacKenzie ) : All leaves casual forthwith for the fortnight.
İki haftalığına tüm gündelik işleri bırak.
She imitates everything.
Her şeyi taklit eder.
That nature imitates art.
Tabiat, sanatı taklit eder.
I dueled. [IMITATES ANDRE SPEAKING IN JAPANESE]
Ve ona bir kurbağa aldım.
What we're talking about here is an organism... that imitates other life-forms, and it imitates them perfectly.
Burada bir organizmadan bahsediyoruz... diğer canlı-şekillerini taklit ediyor ve bunu çok mükemmelce yapıyor.
Now you've got to go, so you come into the bathroom. ( imitates door opening ) Close the door.
Tuvalete gitmesi gerekiyordur.
Now, people keep coming to the door. ( imitates door opening ) "Are you all right?"
İnsanlar kapıyı çalar, "İyi misin?"
Puts this thing in your mouth. ( imitates suction hose )
İğneyi çıkarıp, ağzınıza bir şey sokar.
Now he drills some more and you hear him make a mistake. ( imitates drill slipping )
Oymaya devam ederken hata yaptığında duyarsınız.
( imitates engine ) I do 1 04 from the garage to the front door.
Garaj kapısına 250 km. hızla geldim.
( imitates engine ) 1 80, and we're breathing.
Üç yüz yapıyoruz ve nefes alıyoruz.
( imitates engine ) So we pull up to the hospital. The Marx Brothers jump out :
Hizmetliler gelip karımı tekerlekli sandalyeye oturttu.
( imitates biting noise ) You teach'em all that. Tackle me, bam!
Şimdi git ve tekrar ısır onu. " Sizi alaşağı etmesini öğretirsiniz.
National TV, and he catches the ball and he doesn't bother to get out of the way, he just runs over everybody, ( imitates rushing sound ) for a TD and turn around and the camera's on him
Onu televizyonda seyredersiniz. Topu kapar ve kimseyi umursamadan koşar. Kameralar ona döner ve o der ki, "Merhaba anne!"
"Jeffrey, Jeffrey," and Jeffrey would ( imitates crying )
"Jeffrey şu, Jeffrey bu."
"Jeffrey, be quiet." ( imitates crying )
"Jeffrey, sessiz ol."
And then Jeffrey would cough. ( imitates coughing ) People began to hate Jeffrey.
Jeffrey sonra öksürmeye başladı, insanlar da ondan nefret etmeye.
- Chocolate cake, coming up! ( imitates slicing )
Çikolatalı kek, hemen geliyor.
( imitates slicing sound ) And grapefruit juice.
Dört dilim daha kestim ve greyfurt suyu.
And the morning music was playing : ( imitates bass guitar ) And they were eating chocolate cake.
Kahvaltıda çikolatalı kek yerlerken, sabah müziği başladı.
So you get : ( imitates bass guitar ) And the children eat and they :
Çocuklar da yemek yerken dans ederler.
The seven-year-old punches him. ( imitates punching )
Yedi yaşındaki ona yumruk atar.
"Just come here and kiss your grandmommy." ( imitates kissing )
"Gelin de büyükannenizi öpün çocuklarım," diyor.
And they don't care either. They just sit right there and ( imitates farting )
Onlar da umursamadan osururlar.
( imitates elephant's trumpeting ) "You see that elephant run under there?" And my brother was dumb enough to look for it.
"Aşağıdaki fili gördün mü?" Ağabeyimse fili arayacak kadar aptaldı.
Talks with a- - [Imitates Accent] Jamaican accent, mon.
Jamaika aksanıyla konuşuyor.
- [Imitates Jamaican Accent] Cool running', mon.
- Havalı seyirler, adamım.
You put it together, you get, if our boy imitates being wanted and desired enough times, he believes he will become one who is wanted and desired and accepted.
Şimdi bunları birleştir! Adam sık sık arzulandığını taklit ederse, zamanla, arzulanan ve kabul gören biri olacağına inanır.
[imitates sucking sound ] [ ring] i'll get it.
Sorusu olan? Benim var. Sor bakalım.
Mr. Stilinsky what say you, me and the wolf take the wheels for a little... ( imitates car sounds )... spin?
Bay Stilinsky Kurt ve benle birlikte biraz... tekerlek çevirmeye ne dersin?
[Imitates buzzer] you're wrong.
Yanlış cevap.
[Imitates buzzer] florence henderson.
Florence Henderson.
[Imitates tommy gun] Do you mean he'd shoot a person Just because he didn't like his shoes?
Demek istediğin şey birini sırf..... ayakkabılarını sevmedi diye öldürebileceği mi?
There's only one man. ( imitates Hitler ) : Sieg heil!
Sieg heil!
( clears throat ) ( imitates MacKenzie ) : Uh, um, speak up, young man.
Konuş, delikanlı.
( imitates door closing )
Kapıyı açar.
( imitates picking ) I found out something about myself while the dentist was doing that.
Dişçiye gittiğimde bir şeyin farkına vardım.
Now he starts to drill : ( imitates drilling )
Oymaya başlar.
( imitates biting noise ) "Come on back, bite it again."
" Gel buraya.
( imitates plopping sound ) Came out.
Öylece geldi dünyaya.
They're fighting. ( imitates bickering )
Sıkı bir kavgaya tutuşurlar.
My wife is... ( imitates flying yardstick ) Children run everywhere.
Çocuklar her yere kaçışır.
- [Yells, Indistinct ] - [ Breathing Heavily ] [ Imitates Gunfire] You guys make great hamburgers.
Sizler harika hamburger yapıyorsunuz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]