English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ I ] / It's good news

It's good news Çeviri Türkçe

741 parallel translation
No, it's good news this time.
Hayır, bu defa iyi haber var.
I'm rather glad she didn't tell you, for it's good news.
İyi haberlari size benden önce anlatmamasına sevindim.
Maybe it's good news.
Belki iyi bir haberdir.
- I hope it's good news.
- Umarım haberler iyidir.
I know it's good news.
İyi haberler var biliyorum.
That's good news, isn't it?
Bu iyi bir haber, değil mi?
It's really good news.
Sana müjdem var.
Guess it's'cause no stranger ever good-news'ed me.
Sanırım hiçbir yabancı hayırlı bir haber getirmediği içindir.
After all, if it's good news, it can wait.
Gelen haber iyiyse, biraz beklemenin sakıncası olmaz.
If it's good news, yep.
İyi haberse, evet.
- Yes, it's good news.
- Evet, iyi bir haberdi.
No, it's good news.
Hayır, haberler iyi.
I don't know if it's good or bad news, Mrs. Irma...
İyi haber mi yoksa kötü mü bilmiyorum Bayan Irma.
- It's a real good news.
Geleceği parlak birine benziyor.
I feel it's good news he hasn't been in touch.
Temasa geçmediğine göre, haberler iyi olmalı.
I'm happy it's good news.
Güzel haberlerden mutluyum.
I think it's fair to say that I responded to this news the same way that any good father would unless his daughter happened to be a Negro too.
Bu habere bütün iyi babaların göstereceği tepkiyi gösterdim. Tabii kızı da zenci olan babalar dışında.
You'd better hope it's good news.
Dua et iyi haber olsun.
I walked in here, full of the old Christmas spirit... ready to tell you the good news, and it's a disaster area.
Ben Noel ruhuyla müjde vermeye geliyorum karşımda afet bölgesi buluyorum.
It is written. "Go out into the world And proclaim the good news to all creation."
Yazılmış ki, "Dünyaya git, ve müjdeli haberi tüm yaratılmışlara duyur."
Maybe it's good news on your residence permit.
Belki iyi bir haberdir. Dur bakalım.
- It's not good news.
- Hem iyi hem kötü haberler.
It's not good news.
Haberler iyi değil.
It's good news.
İyi haber ama.
If there's good news, you'll find it in your horoscope, not mine.
Haberler iyiyse, kendi falınızda görürsünüz, benimkinde değil.
Good morning, it's 6.01, and here is the news.
Günaydın, saat 6.01, şimdi haberler.
It's good news, Jodo.
Bu iyi haber, Jodo?
That's good news. You won't think so when you hear it what it says.
Haberler iyi mi hı hı pek hoşuna gitmeyecek yazdıkları
I hope that it's good news.
Umarım iyi haberdir.
Oh no, it's more like good news!
Oh Hayır, aksine güzel haberlerim var!
That's correct. It's good news.
Doğru, hatta iyi bir haber.
It's good news
Bunlar iyi haberler.
The good news is that it's safe.
İyi haber ; güvenilir.
It would be good news, except that the eggs have hatched.
Bu iyi haber olabilirdi, yumurtaların kırılması dışında tabi.
Maybe it's the insurance company... with good news.
Sigorta şirketi olabilir. ... iyi haberlerle.
This time, it's good news.
Bu kez, haberler iyi.
However, the best count we have been able to make is half of what it was seven years ago. Not good news.
Yine de, yapabildiğimiz en iyi sayım yedi yıl öncesinin yarısı kadar.
It's good news you're here.
Burada olman iyiye işaret.
- It's good news, isn't it?
- Haberler iyi, öyle değil mi?
You hear the good news too. - Now it doesn't matter whether we win or lose the cricket match the arrangements for Rs. 3 lakhs have been made. What's that sir?
Mala kızım, Mala kızım!
- It's not good news.
- Haberler güzel değil.
While this is good news, it's also quite bewildering.
Bu sevindirici bir haber. Aynı zamanda da çok ilginç.
It's good news.
Bu iyi haBer,
It's good news, they say that Truman's gonna campaign for Kennedy.
Haberler iyi tatlım. Truman, Kennedy'nin kampanyasına destek veriyor.
Hope it's good news.
Umarım iyi bir haberdir. Bugün yeterince kötü haber aldım.
Let's hope it's good news and then we can get out of your hair.
Umalım da haberler iyi olsun, biz de size zahmet vermeyi bırakalım.
It was good advice and the No. 1 news story.
O kadar tavsiye verdim. Hem artık haberlerde ilk sıradasınız.
It's good news, sir.
- Haberler iyi efendim.
Listen, this witness it's the only good news I got, okay?
Dinle, tanık getirdiğim tek iyi haber, tamam mı?
That was the vet. It's good news.
Veterinerle konuşuyordum.
Maybe it's good news.
Belki iyi haber getirmiştir.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]