English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ P ] / Pretty women

Pretty women Çeviri Türkçe

272 parallel translation
And with pretty women...
Ve güzel bir kadın...
All the pretty women are working for our charity bazaar.
Tüm güzel kadınlar bizim kermes için çalışıyor.
I found that pretty women speak the same language everywhere.
Her yerde aynı dili konuşan tatlı kadınlar buldum.
I never remember pretty women.
Asla hatırlamam güzel bayan.
Always be polite to the husbands of pretty women.
Güzel kadınların kocalarına nazik olmalısın.
A liking for pretty women
Güzel kadınlara olan ilgi.
So, your honor, I know you adore torturing pretty women .. but I need to ask you to wait a few more minutes.
Sayın Yargıç, güzel kadınlara işkence etmeye bayılırsınız, bilirim ama birkaç dakika daha beklemenizi rica etmeliyim.
You probably knew that... the Bat has kidnapped many pretty women
Olasılıkla biliyorsunuzdur ;... Yarasa bir çok genç kızı kaçırıp...
There are 2 pretty women in the martial world
Dövüş dünyasında 2 çok güzel hanım vardır
Do you see two pretty women?
Burada başka güzel kadın görüyor musunuz?
The girl seemed to be nice, girls are always attracted to men who have pretty women.
Kız, güzel görünüyordu, kızlar her zaman güzel kadınları olan erkeklere ilgi duyarlar.
I have no family. God knows I'm not good-looking enough to have pretty women.
Güzel kadınlarla takılacak kadar yakışıklı değilim.
Because of all that young Spiridon hated all pretty women.
bütün bunların yüzünden Spiridon bütün güzel kadınlardan nefret etti.
YOU'RE ALWAYS TRYING TO GO OUT WITH THOSE REAL PRETTY WOMEN.
Hep güzel kadınlarla birlikte olmaya çalışıyorsun.
These are pretty women coming.
Güzel kadınlar geliyor.
- Pretty women.
- Güzel kadınlar.
I look at pretty women, I like them.
Güzel kadınlara bakarım, onları severim.
There are lots of pretty women in this town, but I don't see them for dirt.
Bu kentte birçok hoş bayan var ama hiçbirine o gözle bakmadım.
Pretty women draped about the place, golden-haired children, food available on every surface.
Şirin kadınların kumaşla kapladıkları yer, altın saçlı çocuklar, her yüzeye uygun yiyecekler vardı.
Pretty women wonder Where my secret lies
Güzel kadınlar merak eder Sırrımın nerede yattığını
Not only pretty women aren't trustworthy
Sadece güzel kadınlar güvenilmez değil.
You're pretty brave with women
Oldukça cesursunuz.
He always has great success with pretty little girls and old women.
Genç kızlar ve yaşlı kadınlar konusunda oldukça şanslıdır.
Well, I've seen women wearing earrings that I thought were very pretty.
Evet, çok güzel olduklarını düşündüğüm bir çift küpe takan bir kadın görmüştüm.
Most women would be pretty happy with a windfall like that.
Birçok kadın bu kadar çok paraya çok mutlu olurdu.
Women and swimming is pretty much the same.
Kadınlar ve yüzmek neredeyse aynı şeydir.
I guess the women in town have been pretty rude.
Kasabadaki bazı kadınların bayağı kabalaştığını düşünüyorum.
When you make a liberty in a blown-up place with no lights and no water no Scotch or women you might think of me in a land with a million pretty nurses.
Suyu ya da ışığı, viskisi ve kadını olmayan bir yerde hayal kurarsan benim etrafımda binlerce güzel hemşire ile olduğumu düşün.
I was pretty good with women, too.
Aram kadınlarla da iyiydi.
You know, sick old women are usually pretty sharp.
Hasta yaşlı kadınlar öfkeli olur.
He's had a couple of heart tugs and he's pretty set against women at this time, but there is one way we can keep him.
Birkaç kez kalbi kırılmış ve şu anda kadınlardan uzak duruyor. Onu burada tutmamızın tek yolu var.
The women here are pretty, aren't they?
Buranın kadınları çok güzel, değil mi?
Do you realize all the pretty young women in this area are in great danger?
Bölgedeki bütün genç ve güzel kadınların büyük tehlike altında olduğunun farkında mısınız?
A pretty civilised nation indeed, where women are above the law!
Biraz fazla medeni geldi bana. Baksana kadınlar kanunun üstüne çıkmış.
In the country women are pretty lost.
Ama genelde yabancılarla. Köyde kadınlar biraz şaşkın olur.
Yeah, I'm pretty tired myself, and I've had enough of women for one day.
Evet, ben de oldukça yoruldum. Bir gün için bu kadar kadın yeter.
None of you pretty enough to be women.
Kadın olacak kadar güzel değilsiniz.
- I don't know... Women like that are never that pretty.
Bir sürü sevgilisi olan bir kız hoş olamaz.
From March 1941, Bevin began to direct women into vital work, and into vital work the pretty girls went, but not enough of them.
Mart 1941'de, Bevin kadınları hayati işlere yönlendirmeye başladı, ve tüm o güzel kızlar hayati işlere yöneldi, ama hepsi değil.
The women took me to a large, but pretty dark bedroom.
Kadınlar beni büyük ama karanlık bir yatak odasına götürdü.
And the women all look neat and pretty.
Bütün kadınlar fazlaca düzenli ve hoş görünüyor.
Women, get pretty!
Karı, bi düşün!
there're only 2 exceptions I heard that these 2 women... too pretty to be spared
Duydum ki ; o 2 kadın... katledilmek için çok fazla güzellermiş
Women's'sposed to have pretty things.
Kadınların hoş giysileri olmalı.
I've never been able to deal with my weakness for pretty young women.
Genç ve güzel kadınlara karşı zayıflığımla baş etmeyi asla beceremedim.
Women do pretty well on my world.
Bizim orada kadınların durumu oldukça iyidir.
Women are pretty to look at, but that's about all.
Kadınlar güzel görünür tamam da, hepi topu o işte.
I have got some fried chicken here, prepared by Christian women a bottle of cheap wine and ive arranged for some pretty incredible fireworks.
Hıristiyan kadınların yaptığı biraz kızarmış tavuk ve bir şişe ucuz şarabım var ve inanılmaz bir havai fişek gösterisi ayarladım.
I think there are a lot of women out there that'd be glad to have a young, straight male makin'a pretty good living
Bence dışarda genç namuslu, kendisine epeyi iyi bir hayat yaşatacak... bir erkeği olmasından mutluluk duyacak bir sürü kadın vardır.
They can be pretty, you know, desperate, these black women.
Ümitsiz zenci kadınlar, bazen çok güzel olabilirler.
So here you have a symbol, women, young women, debutantes, smoking a cigarette in public with a phrase that means anybody who believes in this kind of equality pretty much has to support them in the ensuing debate about this,
Çünkü, "özgürlük" meşaleleri. Yani, bütün Amerikan paralarının üstünde ne vardır? Özgürlük!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]