English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ T ] / Tell me something

Tell me something Çeviri Türkçe

9,429 parallel translation
You think they're trying to tell me something?
Sence bana bir şey mi satmaya çalışıyorlar?
"Tell me something, O life."
# Bir şeyler söyle bana, hayat.
Now, Dennis, uh, why don't you tell me something?
- Sana bir şey soracağım Dennis.
- Tell me something I don't know.
- Bana bilmediğim bir şeyler söyle.
Tell me something about him.
Onun hakkında bana bir şeyler anlatsana.
Tell me something I don't know.
Bilmediğim bir şey söyle bana.
Johnny, please tell me something good.
Johnny, bana iyi şeyler söyle.
Tell me something, Clarke.
Birşeyler söyle, Clarke.
Perhaps you wanted to tell me something.
Belki bana bir şey söylemek istedin.
I just need somebody to tell me something about what's going on with my wife.
Sadece birilerinin karımla alakalı ne olup bittiği hakkında bana birşeyler söylemesini istiyorum.
Tell me something.
Söyle bakayım.
Can you tell me something about that?
Bana bu konuda söyleyebileceğin bir şey var mı?
You know, I feel like you wanted to tell me something before. You know?
Sanki geçen akşam bana bir şey anlatmak istiyor gibiydin.
Tell me something real for once, daddy, please.
Bana bir kere olsun gerçeği söyle, baba, lütfen.
Tee, tell me something good.
T, durumun iyi olduğunu söyle.
Let me tell you something.
Sana bir şey söyleyeyim.
So, now, you tell me how am I supposed to eat my pound cake... after witnessing something like that?
Şimdi bana söyleyin, böyle bir şeye tanık olup nasıl kekimi yemeye devam edebilirim?
I've got to tell you something on the Q.T., and promise not to be upset with me.
Sana bir şey demem gerekiyor, ve bana darılmayacağına söz ver.
Well, she was bugging me so much about it, I had to tell her something.
O kadar çok başımın etini yedi ki ona bir şey söylemek zorunda kaldım.
So tell me, are you chasing something or are you being chased?
Söyle o zaman, bir şeyi mi kovalıyorsun yoksa kovalanıyor musun?
- Let me tell you something.
- Sana bir şey diyeyim.
Let me tell you something...
Size sunu söylemek isterim eger savasmak istiyorlarsa savasacaklar.
I mean, I'm not really a big fan of heights... Let me tell you. But, you know, something inside me said, "you have to do this."
Yüksekten hoslandigim pek söylenemez ama içimden bir ses "bunu yapmak zorundasin" dedi.
Do you have something to tell me?
Bana söyleyeceğin bir şey mi var?
Look, Cleo... if there's something I need to know, then you should tell me.
Cleo bilmem gereken bir şey varsa, bana söylemelisin.
Mom, if you know something, you got to tell me.
- Bir şey biliyorsan bana anlatmalısın anne.
I want you to look at something and tell me what you think.
Bir şeye bakıp, ne düşündüğünü söylemeni istiyorum.
Let me tell you something, slick.
Şimdi beni iyi dinle şerefsiz...
Maybe she's got something to tell me.
- Belki o bana anlatır.
It's about... something I didn't tell the police when they questioned me about the attack on your father.
Babana yapılan saldırı konusunda polislere söylemediğim bir şeyle ilgili.
We'll go eat something, and you can tell me the whole story.
Gidip bir şeyler yiyelim, sen de bana tüm hikayeyi anlatırsın.
If you know something, you have to tell me.
Bir şey biliyorsan, bana söylemek zorundasın.
But if there is something that I-I-I can do, Then - then tell me.
Eğer yapabileceğim herhangi bir şey varsa bana söyle.
Tell me if there's something in it.
İçinde bir şey var mı söyle.
Let me tell you something, Bosch...
Sana bir şey söylememe izin ver, Bosch...
I'll tell you something my father told me.
Babamın bir sözünü söyleyeyim.
Let me tell you something, friends.
Dostlar size bir şey söyleyeyim.
But let me tell you something.
Ama sana bir şey söyleyeyim.
♪ Let me tell y'all a little something ♪
# Bir şey söyleyeceğim sana #
'CAUSE LET ME TELL YOU SOMETHING, MARTHA.
Çünkü sana iki çift lafım var.
Now that I know about your secret, everything has become a whole lot clearer. And I can tell when you're hiding something from me.
Benden bir şey sakladığında bunu anlayabiliyorum.
Is there something you want to tell me?
Bana anlatmak istediğin bir şey mi var?
And let me tell you something.
Ve sana bir şey söyleyeyim.
Is there something you wanna tell me?
Bana söylemek istediğin birşey var mı?
Let me tell you something, by the way, About your history.
Bu arada geçmişin hakkında sana bir şey anlatayım.
Hmm? Tell me, how does it feel that your little girl could do something that you couldn't?
Küçük kızının senin yapamadığın bir şeyi yapması nasıl bir duygu?
Something's trying to tell me that it's all papier-mà ¢ ché.
Bir şeyler bana anlatmaya çalışıyor ki her şey kağıttandır.
Let me tell you something.
Sana bir şey söyleyeceğim.
Let me tell you something, Bart.
Sana bir şey söyleyeyim Bart.
You say something about my baby, something you have no way of knowing and then you come over here tonight and tell what's been terrorizing me, is more complicated then some run of the mill ghost.
Ve sonra bebeğim hakkında kimsenin bilmesi imkansız şeyler söylüyorsun. Tüm bunlardan sonra da bu gece buraya gelip korktuğunu anlatıyorsun. Asıl karmaşık olan bu.
Let me tell you something.
Sana ne anlatacağım.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]