English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ Y ] / You're almost there

You're almost there Çeviri Türkçe

322 parallel translation
Try hard, you're almost there now.
Zorla kendini, neredeyse artık ordasın.
You're almost there, Dana.
Çok yaklaştın, Dana.
Come on, you're almost there.
Kalk hadi, neredeyse geldik.
- Hello. You're almost there.
- İyi akşamlar, Duvara ulaşmızsınız.
You're almost there, Captain!
Neredeyse başardınız, Kaptan!
! You're almost there, Captain!
Başardınız sayılır, Kaptan!
( Barbara ) Do you think we're almost there yet?
Varmak üzere miyiz sence?
Come on, you're almost there!
Hadi, az kaldı oradasın!
You see, as we're selling those lots over there... house and pool come out almost for free.
Görüyorsun, tüm oraları satınca... ev ve havuz neredeyse bedavaya gelecek.
You're almost there.
- Az kaldı.
You're almost there.
İşi bitmek üzere evlat, dayan.
You're almost there.
Geldin sayılır.
- You're almost there.
Öğrendin sayılır.
Rambo, you're probably aware that there are almost 2,500 Americans still missing in action in SE Asia.
Muhtemelen farkindasindir Rambo. 2500 Amerikan askeri Kuzeydogu Asya'da hala kayip.
You're almost there.
Gelmişsiniz.
You're almost there. Hang on.
Dayan.
There you go. We`re almost through.
İşimiz neredeyse bitti.
Okay, listen, you're almost there.
Neredeyse geldin.
You're almost there.
Çok yaklaştın.
You're almost there.
Neredeyse vardın.
Why have you lost heart now we're almost there?
Tam sona yaklaşmışken, neden inancını kaybettin? Sicilya'ya birlikte gitmeliyiz.
Keep climbing, you're almost there!
Tırman, Az kaldı oradasın!
You're almost there!
Tepeye az kaldı!
You're almost there!
Az kaldı!
You're almost there!
Neredeyse vardın!
You're almost there.
Başarmak üzeresin.
- You're almost there.
- Neredeyse oluyor.
All right, we're almost there, one more big one, Chris, you can do it!
Tamam, az kaldı. Son bir sert ıkınma Chris.
Here comes the big one, Chrissy, push, you're almost there, you're almost there, one more big one, Chris, come on!
Hadi. İşte büyük bir tane geliyor Chrissy. Az kaldı Chris, az kaldı.
- You feel we're almost there?
Neredeyse geldik.
Then you're almost there!
O zaman neredeyse iş tamam!
You're almost there!
Neredeyse oradasın!
You're almost there, Heather.
- Hayır! - Az kaldı, Heather.
You're almost there!
Neredeyse başardın!
You're almost there.
Birazdan gireceğiz oraya.
You're almost there.
Neredeyse geldik.
You're almost there.
Geldik sayıIır.
- You're almost there.
- Tamam mı?
You know what? We're almost there, and we don't have a lot of time.
Biliyor musun, neredeyse geldik ve fazla vaktimiz yok.
You're almost there! Here we go!
Sen nereye biz oraya.
You're almost there.
Senin durumun da bu.
Not yet, honey. You're almost there.
Tam olarak değil küçüğüm ama yakında o da olacak.
All right, you're almost there, you almost have everything you need to know to start Season Three.
Bu gezegen bizim yuvamız. Yuvamızdı.
You're almost there.
Nerdeyse hazırsın.
I think we're almost there you guys.
Sanırım gelmek üzereyiz çocuklar.
You're almost there.
Neredeyse geldin.
" You're almost there, John.
Asla beni güldürmekten vazgeçmeyeceksin, John.
You're almost there... " Okay, Leatherface. Your turn.
Adamım, bu bir Teksas Testere Seri Cinayeti!
- R-U-P-E-R-T. - You're almost there.
Ha gayret.
You're almost there, Elliot, but not quite.
Çok yaklaştın Elliot, ama tam değil.
Come on, you guys, we're almost there!
Dayanın, çocuklar, neredeyse yaklaştık!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]