English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ B ] / Brother

Brother translate Turkish

95,864 parallel translation
T'would be t'no purpose, brother.
Boşuna zahmet etmiş olursun, kardeşim.
'Tis a sorry end for our friend and brother.
Dostumuz ve kardeşimiz için üzücü bir son.
You're all invited... your chibbies, your little bud and even her brother.
Hepiniz davetlisiniz. Ufaklıkların, küçük goncan ve onun erkek kardeşi bile.
See, brother?
Gördün mü, kardeşim?
- My brother is a gentle soul.
- Kardeşim nazik bir ruh.
I like not your way of doing, brother.
Yapma tarzını sevmiyorum, kardeşim.
Get used to it, brother.
Kendine alış, kardeşim.
- Thanks for thy help, brother.
- Yardımın için teşekkürler, kardeşim.
And you, brother?
Peki sen, kardeşim?
Nay, brother.
Hayır kardeşim.
All these years I spent trying to snatch souls from the foul fiend, but I can't save my own brother from the noose.
Tüm bu yılları, ruhları şeytanın pençesinden kurtarmaya çalışmakla harcadım fakat kendi kardeşimi asılmaktan kurtaramıyorum.
It was, like, nuclear - my mom screaming at me and my stupid brother piling on.
Nükleer patlama gibiydi. Annem bana bağırırken kardeşim dalga geçiyordu. - Dur, dur, dur, yavaşla.
I saw my father and my brother die.
Babamın ve kardeşimin öldüğünü gördüm.
I've been losing money on your brother since the day he was born.
Doğduğun günden beri kardeşin yüzünden param boşa gidiyordu.
I need to know how you want me to classify the disappearance of your brother.
Kardeşinin kayboluşunu nasıl kayda geçmemi istediğini öğrenmem gerek.
As for my brother...
- Kardeşime gelince...
$ 10 million, wired to my account, or I shoot your brother right between the eyes.
Hesabıma 10 milyon dolar aktarılacak yoksa kardeşini alnının ortasından vururum.
Ask him something only your brother would know.
Yalnızca kardeşinin bilebileceği bir şey sor.
The first time I ever smoked, my brother Danny got me to roll a joint so we could get a couple of sisters to go skinny dipping.
İlk içtiğimde, ağabeyim Danny bana bir tane esrar sardırmıştı böylece iki tane kız kardeşi çıplak yüzmeye ikna etmiştik.
Hey, have you seen my brother around?
Kardeşimi buralarda gördün mü?
I love you and your brother very much.
Seni ve kardeşini çok seviyorum.
You're losing everything'cause you killed your fucking brother, asshole.
Her şeyini kaybedeceksin, çünkü öz ağabeyini öldürdün, yavşak herif!
Do my eyes deceive me, or do you look just like my big brother, only older, fatter, and douchier?
Gözlerim beni yanıltıyor mu yoksa sen abime mi benziyorsun? Ama biraz daha yaşlı, şişman ve adi olanına. Fark etmene sevindim.
I've been waiting three years for my brother to turn 40.
Üç senedir kardeşimin kırk yaşına girmesini bekliyorum.
Your fucking brother, your mother, your sister, you all have to live with what you did, you know? You're pathetic.
O kahrolası kardeşlerin, annen hepiniz bu vicdan azabıyla yaşamak zorundasınız.
- My brother Kevin.
- Kardeşim Kevin.
But your brother Kevin is in a whole world of trouble.
Ama kardeşinizin başı fena hâlde dertte.
Whatever my brother has done, you have to know that he's entry level at best.
Kardeşim her ne yaptıysa emin olun en fazla kıyısından bu işe bulaşmıştır.
She asked me if you were my brother.
Senin kardeşim olup olmadığını sordu.
Okay? You're my fucking brother.
Sen benim kardeşimsin lan.
Your brother's facing some heavy time.
Kardeşinizi zor günler bekliyor.
- I'm responsible for my brother's death.
- Kardeşimin ölümünden sorumluyum.
You're my oldest friend, and I love you like a brother, and that's why I'd like you to not be my best man.
Sen en eski arkadaşımsın ve seni kardeşim gibi görüyorum. İşte bu yüzden senden sağdıçım olmamanı istiyorum.
It's a tough choice, brother.
Zor bir seçim kardeşim.
Track's 18 karat, brother.
Bu şarkı 18 karat kardeşim.
Brother, do you know where Joshua Yahudi's house is?
Kardeş, Joshua Yahudi'nin evi nerede biliyor musun?
Okay. I'm gonna try to respect your opinion, brother.
Fikrine saygi gostermeye calisacagim.
Hey, Bedtime. Will you rock me like a baby while my brother Dicky gets a picture?
Kardesim fotograf cekene kadar beni bir bebek gibi sallar misin?
You want the worst, you go to my brother's.
KURU TEMİZLEME En kötüsü için, kardeşime gidebilirsiniz.
My shit brother's place? Two weeks.
Lanet kardeşimin yerinde, iki hafta.
Jesus, what the hell happened between you and your brother?
Tanrım, kardeşinle aranızda ne oldu?
I should have gone to your brother's.
Kardeşinin yerine gitmeliydim.
Notorious extraterrestrial, probably her brother, assuming their pods divide that way.
Kötü namlı dünya dışı varlık, muhtemelen erkek kardeşi, kozalarının o şekilde bölündüğünü varsayıyorum.
Amen, brother.
Amin kardeşim.
You get our brother, I will handle Marcel.
Sen kardeşimizi al. Marcel'i ben hallederim.
For the sake of all we've been to one another, for all that we've shared, I am begging you to let my brother go.
Birbirimiz için yaptığımız onca şey adına.. .. paylaştığımız onca şey adına sana yalvarıyorum. Kardeşimi bırak.
Your brother killed me in cold blood and you defended him.
Kardeşin beni acımadan öldürdü ve sen de onu savundun.
You will never know peace, not a day in your life, so long as you hold my brother captive.
Benim kardeşimi rehin tuttukça, hayatın boyunca hiç barış görmeyeceksin!
I just have to go kill her brother.
Sadece erkek kardeşini öldürmem gerekiyor.
Brother.
Kardeşim.
We just want to get our brother and leave.
Sadece kardeşimizi alıp gitmek istiyoruz.

© 2017 - 2021 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com