I'll be there in five translate Turkish
73 parallel translation
I'll be there in four or five days, if everything goes well.
Her şey yolunda giderse, birkaç güne kadar orada olurum.
I'll be there in five minutes.
Beş dakika sonra oradayım.
I'll be there in five minutes.
On beş dakika içinde orada olacağım.
Just snake a tube down her nose and I'll be there in four or five hours.
Burnuna bir hortum takın. Ben de... dört beş saat sonra oradayım.
At your service. Excuse me... I'll be there in five minutes.
24 00 : 07 : 15 : 03 Bir saniye lütfen.
I'll be there in five minutes with reinforcements.
Takviye birlikle beş dakika içinde orada olurum.
I'll meet you in five minutes. Be there.
Beş dakika sonra orada ol.
I'll be there in five minutes.
Beş dakikaya dönerim.
Go and wash your face and take off all your clothes... and I'll be up there in five minutes.
Git yüzünü yıka, üstündekileri çıkar... ben beş dakika sonra gelirim.
If I have to be there, I have to be there, I'll see ya in five minutes.
Orada olmam gerekiyorsa orada olurum. 5 dakika sonra görüşürüz.
Yes, I'll be there in five minutes.
Evet, beş dakika içinde orada olurlar.
Mix some dopamine. I'll be there in five minutes. Okay.
Dopamin hazırlayın.Beş dakika içinde oradayım.Peki.
I'll be there in five minutes.
Beş dakika içinde orada olacağım.
- The meeting's in five minutes. - I'll be right there.
- Onlara kimin patron olduğunu göster
The sea men must be alive and healthy in there. I'll take five.
Sea men ( Deniz adamları ) içinde canlı ve sağlıklı olmalı. 5 alacağım.
Oh yes, I'll be there in five minutes.
Evet, beş dakikaya oradayım.
I'll be there in five minutes.
5 dakika içinde oradayım.
I'll be there in about five minutes.
Beş dakika sonra oradayım.
Okay, I'll be there in five minutes
Tamam, beş dakika sonra orada olacağım.
- I'll be there in five.
5 dakikaya oradayım.
Uh, we'll be there in, like, I don't know, five minutes.
Bilemiyorum, beş dakikada falan orada oluruz.
- I'll be there in five minutes.
- Beş dakikaya hastanede olurum.
Try to make five free throws in a row and I'll be out there in a sec, okay?
Arka arkaya beş serbest atışı sokmayı dene. Birazdan ben de yanında olacağım, tamam mı?
I'll be there in five minutes.
- Acele et.
I'll find out what a cafetorium is. I'll be there in five minutes.
Kafeterya mı neyse onu bulayım, beş dakikaya gelirim yanına.
I'll be there in five minutes.
Beş dakika içinde oradayım.
I'll go there and I'll be back in five minutes.
Ben gideceğim, beş dakikaya dönerim.
I'll be there in five.
Beş dakikaya oradayım.
I'll be there in five.
Beş dakika içinde dönerim.
There was some traffic, but I'll be home in about five minutes.
Biraz trafik vardı ama 5 dakikaya evde olurum.
I'll be there in five.
Beş dakikaya gelirim.
I'll tell the party planner. Give me five minutes and there will not be a lily in sight.
Parti planlamacısına söylerim. 5 dakikada etrafta bir zambak bile koymam.
I'll be there in five minutes
Beş dakika sonra ordayım.
I'll be there in five.
Beş dakika içinde oradayım.
I'll be there in five minutes.
Birazdan yanına geleceğim.
I'll be over there in five minutes, 10, 15...
Beş dakikaya oradayım. Belki 10, 15...
I'm going down to the workshop and in five minutes you'll be there too.
Ben atölyeye iniyorum ve beş dakika içerisinde sen de orada olacaksın.
I'll be there in five minutes.
5 dakikaya oradayım.
I'll be there in five.
5 dakikaya oradayım.
I'll be there in five minutes
5 dakikaya oradayım.
Okay, well, I'll be there in about... About five minutes.
Tamam, şey, Beş dakika içinde ben de orada olurum.
I'll be there in five.
Birazdan orada olurum.
Yeah, I'll be there in five minutes max.
En fazla beş dakika sonra ordayım.
Okay, I'll be there in five minutes.
Beş dakika sonra sendeyim.
All right, I'll be by there in about five minutes.
Pekala, 5 dakika içinde orada olacağım.
She'll be fine. She's on in five minutes. I gotta get up there.
İyi olacak 5 dakika içinde yayında
I-I'll be there in five minutes.
Beş dakikaya oradayım.
I'll be there in about five minutes too, so you don't need to rush.
Ben de 5 dakikaya gelirim. Acele etme.
I'll be there in five minutes.
Beş dakikaya orada olacağım.
I'll be there in five.
- Beş dakikaya oradayım.
I'll be there in five.
5 dakikaya orada olurum.