English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / I don't know you

I don't know you translate Turkish

71,643 parallel translation
I don't know how we'll pay for it, but you'll get in.
Bunu nasıl ödeyeceğimizi bilmiyorum, ama girersin.
I don't know, you just seemed a little surprised by what Luisa did.
Bilmiyorum, Luisa'nın yaptıklarına... biraz şaşırmış gibiydin.
I don't know, don't you think you might have mentioned that?
Bilmiyorum, bundan bahsetmiş... olman gerekmiyor muydu?
I don't know what the hell you think you saw, but he was not defending you.
Ne gördüğünü sanıyorsun bilmiyorum ama seni savunmadı.
Look, I know you don't like me very much, but...
Bak, benden hoşlanmıyorsun, biliyorum ama enfeksiyon olup olmadığını sorabilir miyim?
I don't know what it is you fucking want, man.
Ne istediğini bilmiyorum, adamım.
I don't even know where to begin to tell you how sorry I am.
Ne kadar üzgün olduğumu söylemeye nereden başlayacağımı bile bilmiyorum.
I-I don't know what you're talking about.
Neyden bahsettiğini bilmiyorum.
- I don't even know you.
Seni tanımıyorum bile.
I don't know. But, Peter... I can't lose you, too.
Bilmiyorum ama Peter seni de kaybedemem.
I'm realizing... you don't know how far we're willing to go to bring all these clones in.
Fark ediyorum ki... tüm bu klonları içeri sokmak için ne kadar ileri gidebileceğimizi bilmiyorsun
I don't know what to tell you.
Dediğini şeyi bilmiyorum.
And I don't know anyone who cares more about the people than you do, Ms. Grant.
İnsanları sizin kadar düşünen birini de tanımıyorum Bayan Grant.
I don't know if it's possible to have everything you want.
İnsan istediği her şeye sahip olabilir mi bilmiyorum.
What did you have in mind? I don't know. It should be unique, you know, something that fits us.
Bilmiyorum ama orijinal bir iş olmalı, bize uygun bir iş.
I don't know if you can understand... maybe me being the way I am, but just breathing the air here can be discomforting.
Bilmiyorum anlayabilir misin ama belki de olduğum kişiden dolayı burada nefes almak bile bana zor geliyor.
I don't know how I let you talk me into these things.
Bunları konuşmana nasıl izin verdim bilmiyorum.
I don't know, but you best do it quick.
Bilmiyorum ama acele etsen iyi olur.
I don't know what that means, but... if it's what you desire...
Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum. Ama... Arzuladığın şey buysa...
You think I don't know how dangerous he is?
Ne kadar tehlikeli olduğunu bilmiyor muyum sence? Hayır, o değil.
I don't know. - Yo. You could fucking sue them.
- Onları dava edebilirsin.
You don't know the things that I've seen.
Benim gördüğüm şeylerden haberin yok.
Then I don't know what to tell you.
Size daha başka ne diyebilirim bilmiyorum.
You knew that they were lying, and yet you didn't press, but what I don't know... is whether it's because you're soft or because you're subversive.
Yalan söylediklerini biliyordun ama yinede üzerlerine gitmedin. Henüz anlamadığım şey bunu budala olduğun için mi yoksa baltalamaya çalığın için mi yaptığın.
I told you! I don't know!
Bilmediğimi söyledim.
'Cause you don't know him like I do.
Çünkü sen onu benim gibi tanımıyorsun.
Hey, I know your life is boring, but you don't have to advertise it.
Hayatının sıkıcı olduğunu biliyorum ama her fırsatta söylemene gerek yok.
Anyone with, you know, I don't know, um, morals.
Şeyi olan... Nasıl desem... Ahlaki değerleri.
Tell me something I don't know about you.
Aslında hepsi bu kadardı. Senin hakkında bilmediğim bir şey söyle.
What ship were you on? I don't know.
- Hangi gemideydiniz?
Fred : I don't have to let you leave, you know.
Gitmenize izin vermek zorunda değilim.
You know, I don't mind saying I'm getting rather excited about all this.
Biliyor musun, tüm bunlar için oldukça heyecanlandığımı söylemekten çekinmem.
You don't know me, but I was a colleague...
Beni tanımazsınız ama meslektaşı...
I don't know a fucking thing about you.
Senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
I don't know where you got that, but, that ain't true.
Nerede buluyorsun bilmiyorum ama, Bu doğru değil.
I don't know what you're talking about.
Ne hakkında konuştuğunu bilmiyorum.
I don't know what you bother me for.
Beni ne için rahatsız ettiğini bilmiyorum.
I don't know why other people do, but I'm asking because you saw your mom and dad scrape a half-eaten dead guy into a grave.
Başkaları neden soruyor bilmem ama benim sorma sebebim anne babanı mezara yarı yenmiş ceset tıkarken görmen.
Oh, my God, don't you trust me? I don't know.
Of tanrım, bana güvenmiyor musun?
I don't know what you think you're doing, but I'm going outside for a smoke, where if you have the nerve to show your ass, I'm gonna kick it from here to Houston.
Ne yaptığını sandığını bilmiyorum, ama sigara için dışarı çıkıyorum, poponu gösterecek cesaret varsa, onu burdan Houston'a tekmeleyeceğim.
I really don't know why you guys are here.
Gerçekten neden burada olduğunuzu bilmiyorum.
I don't know what's gotten into you, but please stop.
Neye bulaştığını bilmiyorum, ama lütfen dur.
I don't know what you're talking about.
Neden bahsettiğinizi bilmiyorum.
But I don't see Eve as the kind of person to spend a lot of time, you know... mirroring.
Ama Eve'i bir tür insan olarak görmüyorum Çok zaman harcadık, biliyorsun... aynalama.
I don't know what you call it.
Buna ne dediğinizi bilmiyorum.
I don't know if you can understand me, but I'm a Grimm.
Beni anlayabilir misin bilmiyorum Ama ben bir Grimm'im.
You think I don't know that?
Sence ben bilmiyor muyum
I don't know who you are.
Kim olduğunu bilmiyorum
You don't owe anything to anybody, and I don't know what you're trying to prove, but you're...
Kimseye borcun yok Ve kanıtlamaya çalıştığın şeyi bilmiyorum, ama sen- -
I know you guys don't think I should do this, but if it's Hexenbiest blood that got Eve in there, then I can get in there and maybe get them back out.
Bunu yapmam gerektiğini düşünmüyorsunuzdur biliyorum. Ama Eve orada bulunan Hexenbiest kan ise, Sonra içeri girebilir ve belki de onları geri alabilirim.
I know you don't understand me.
Beni anlamadığını biliyorum

© 2017 - 2022 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com