English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / I don't like it here

I don't like it here translate Turkish

456 parallel translation
I think it's safer here than being back at camp where a bunch of people don't like me thanks to you, making those wild accusations.
Bir avuç insanın sayende benden nefret ettiği kampta olmaktan daha güvenli bana çılgınca ithamlarda bulundun.
I don't like it, but... here goes.
Hoşuma gitmiyor ama, hadi gidelim.
And I won't stay here if I don't like it.
İstemezsem burada kalmam işte.
I don't like it no better than you! But we gotta keep here until we got a stake!
Bende bayılmıyorum ama cebimiz para görünceye kadar burada kalmak zorundayız.
I don't think she'll like it here.
Sanırım buradan hoşlanmayacak.
I guess you like it here, don't you?
Sanırım burayı sevdiniz, değil mi?
I don't think you'd like it here anyway.
Hem burada çalışmak da hoşuna gitmez bence.
I'm glad... Because I don't like it here anymore.
Çok mutluyum, çünkü artık burayı hiç sevmiyorum.
I don't like it here with You anymore!
Kendimi senin yanında iyi hissetmiyorum.
It's just that I don't like the idea of you staying here.
Senin burada kalacak olman hoşuma gitmiyor.
I won't stay here if I don't like it.
Beyenmezsem kalmam burda.
I know you don't particularly like me, Mr. Mitchell, but since I am assigned here, can we make the best of it?
Benden hoşlanmadığınızı farkındayım ama iyi vakit geçirmeye bakalım mı?
Madame, I don't like it here.
Madam, burada olmak hoşuma gitmiyor.
Like I said, I was out here earlier. Hey, why don't I show it to you?
- Dediğim gibi, daha önce burada olan Hey, Neden sana göster miyorum?
I don't like it here.
Burdan hoşlanmıyorum.
It seems like all I ever do around here is baby-sit, hope they don't do something that might annoy him, and they always do.
Burada tüm yaptığım çocuk bakmak. Umarım onu kızdıracak bir şey yapmazlar ama hep yaptıkları bu.
I don't like it here.
Burayı sevmiyorum.
- I don't like it here.
Buradan hoşlanmadım.
One's tempted to use words like "fair" and "just", but I don't think they apply here - it's the workable solution.
"Adalet" ve "hakkaniyet" gibi kelimeler kulağa hoş gelir ancak bence buradaki duruma uygulanmaz. Bu çalışabilir bir çözümdü.
- I don't like it here. - You'll have to get used to it.
Doğu'nun o kadar güzel nesi vardı?
I don't know, it just seems like everything run out around here when Jesse got laid off.
Ne bileyim. Burada her şey bitti sanki. Jesse işten atılınca.
I don't like it here.
Burayı sevmedim.
I don't know, I really like it here with Arminda.
Bilmem, Arminda ile olmaktan mutluyum.
I don't think I like it here.
Burayı seveceğimi sanmıyorum.
Come down here, Lars. I don't like that it's so dark.
- Karanlık olması hoşuma gitmiyor.
It's like I don't belong here.
Sanki buraya ait değilim.
I don't want to leave, I like it here.
Gitmek istemiyorum, burayı seviyorum.
Harry, I don't like it here anymore.
Harry, artık burayı sevmiyorum.
I don't know exactly what's going on here, but it looks like you booted a grounder, right?
Burada ne olduğunu anlamış değilim. Ama bana öyle geliyor ki ıska yapıp oyun dışı kaldın.
- I don't like it here. - Stand up straight.
- Buradan hoslanmadim.
- I don't like it. - Here? Supposed to have an order from the coroner.
Aslında bunun için izne ihtiyacımız var.
I don't like it here!
Burayı sevmiyorum!
Yeah, but I think we should wait in the car,'cause I don't like it in here.
Ama seni arabada beklesek daha iyi. Çünkü buradan pek hoşlanmadım.
Yeah, I'm glad to get rid of it. Don't like having that kind of money around here, if you know what I mean.
Bunu başımdan attığıma sevindim.Buralarda bu tarz para almak hoş karşılanmaz.
There's something fishy going on here and I don't like it.
Burada karanlık bir durum var ve bundan hoşlanmadım.
I don't know what strings you pulled to get here, but I assure you, I don't like it.
Tayinin için kimi araya soktuğunu bilmiyorum, ama bu işten hiç hoşlanmadığımı bil.
I don't know what you think, but I like it here.
Bu yer hakkında ne düşündüğünüzü bilmiyorum ama ben burayı seviyorum.
I don't like it here.
Burayı sevmiyorum!
Durn it, I don't like leaving you here with Blue Duck around.
Mavi ördek ortalarda dolaşırken seni arkada bırakmak hiç hoşuma gitmiyor.
I don't like it up here.
Buradan hoşlanmadım.
The fact is, I don't like it here.
Doğrusu, burayı sevmiyorum.
It's not that I don't like it here.
Burada beğenmediğim şey o değil.
- You and Brandon. - We were. But he's out here where it's like paradise, and I'm still back there where the only reason people wear sunglasses this time of year is so they don't go snow-blind.
Ama o burada 291 00 : 21 : 37,816 - - 00 : 21 : 39,943 cennet gibi bir yerde, ve ben hala yılın bu zamanlarında insanların güneş gözlüğü takmasının tek nedeninin kar-körü olmamak olduğu yerdeyim.
There's somethin'goin'on here... that I really don't understand, but I like it.
Burada bir şeyler oluyor. Hiç anlamadığım ama hoşuma giden bir şey.
I like it here, I don't want to leave.
Burayı seviyorum. Bırakmak istemiyorum.
I don't like it here any more.
Artık burayı sevmiyorum.
- I don't like it here.
- Burası hiç hoşuma gitmedi.
- I don't like it here.
- Burayı sevmedim.
I don't know what it's like at the top of this building, but down here, we try to be civil.
Bu binanın tepesinde olmak nasıI bir şey bilmiyorum ama, biz burada medeni olmaya çalışıyoruz.
Iy, iy, iy, I hope so, because I don't think I like it here at all.
Umarım öyledir, çünkü burdan hiç hoşlandığımı sanmıyorum.
Okay, I don't wanna go over there and do it and then come back here and find out there was some little loophole like I didn't put mustard on it or something.
Pekala, oraya gidip, bunu yapmak istemiyorum sonra geri geldiğimde, ufak düzenbazlıklar yapacaksınız üzerine hardal dökmedin falan gibi.

© 2017 - 2022 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com