English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / I gotta be honest with you

I gotta be honest with you translate Turkish

129 parallel translation
Debbie, I'm sorry, but I gotta be honest with you.
Debbie, üzgünüm, ama sana karşı dürüst olmam gerek.
Yeah, I gotta be honest with you guys,
Evet, size karşı dürüst olacağım,
But I gotta be honest with you, sir, the kind of work I do, I don't think it's as interesting as you think it is.
Fakat size karşı dürüst olacağım, efendim, yaptığım iş türünün sizin sandığınız kadar ilgi çekici olduğunu sanmıyorum.
Listen, Mr. Miyagi, I gotta be honest with you.
Bay Miyagi, sizinle açık konuşmalıyım.
This isn't exactly 90's behavior, I gotta be honest with you.
Bu 90ların davranış şekli değil.
Lou, I gotta be honest with you.
Lou, sana karşı dürüst olacağım.
But I gotta be honest with you, I gotta tell you ever since I saw you holding hands with that woman I can't get you out of my mind.
Sana karşı dürüst olmalıyım, söylemem gerek ki, o kadınla el ele tutuştuğunu gördüğümden beri, seni aklımdan çıkaramıyorum.
Look, Russell you're a very sweet guy, but I gotta be honest with you.
Bak, Russell sen çok tatlı bir adamsın, ama sana doğruyu söyleyeceğim.
Audrey, I gotta be honest with you.
Audrey, sana karşı dürüst olacağım.
He says, " Trent, I gotta be honest with you.
" Trent, sana karşı dürüst olmalıyım.
I gotta be honest with you.
Size karşı dürüst olmalıyım.
I gotta be honest with you, Homer.
Dürüst olmalıyım.
Yeah, I gotta be honest with you, Kramer.
Sana karşı dürüst olmalıyım Kramer.
I gotta be honest with you.
Size dürüst olacağım.
- No, Roz, I gotta be honest with you.
Sana karşı dürüst olmalıyım Roz
Bess, I gotta be honest with you.
Bess, seninle açık konuşacağım.
I gotta be honest with you, my young friend.
Sana karşı dürüst olmalıyım genç arkadaşım.
But I gotta be honest with you.
Ama dürüst olmak zorundayım.
- I gotta be honest with you.
- Bak dürüst konuşayım.
I gotta be honest with you, though.
Yine de dürüst olmak lazım.
I gotta be honest with you.
Dürüst olmak gerekirse,
Dad, you ran off, you didn't call, you didn't leave a message, you were drinking, and I gotta be honest with you, dad, ok?
Kaçtın, aramadın, not bırakmadın, içki içiyordun. Ayrıca açık konuşmak zorundayım, baba.
I gotta be honest with you. I've been observing you for quite a while, and you've been stifling him.
Açık konuşmam lazım, uzun süredir izliyorum ve onu boğuyorsun.
I gotta be honest with you.
Sana dürüstçe söylemeliyim.
I--I gotta be honest with you, ok.
- Dürüst olacağım, tamam mı?
I gotta be honest with you. I don't think you can bench 200.
Dürüst olmam gerekirse, yüz kilo kaldırabileceğinden bile emin değilim.
Miguel, I've looked through your file, and I gotta be honest with you.
Miguel, dosyanı inceledim, ve sana dürüst davranacağım.
Because I gotta be honest with you.
Çünkü, sana karşı dürüst olmam gerek.
- Ray, Ray, look, I gotta be honest with you.
- Ray, Ray, bak, sana karşı dürüst olacağım.
'Cause i gotta be honest with you. I am married. Human.
Çünkü, sana karşı dürüst olmalıyım, ben evliyim.
I gotta be honest with you. I don't think anyone deserves these.
Açık konuşmam lazım, bence bunu kimse hak etmiyor.
I gotta be honest with you, Linda. I'm getting out of the movie business.
Dürüst olmak gerekirse, ben artık film işlerini bırakıyorum.
Look, I gotta be honest with you.
Bak, dürüst olacağım.
I gotta be honest with you.
Dürüst olacağım.
NOW, I GOTTA BE HONEST WITH YOU,
Dürüst olmam lazım.
I gotta be honest with you.
Açık konuşacağım.
Well, I don't know about all that, but I gotta be honest with you.
Bu konu hakkında bir şey bilmiyorum ama, size dürüst olayım.
I gotta be honest with you.
- Sana karşı dürüst olacağım.
Joe, I've gotta be honest with you.
Joe, sana karşı dürüst olmam lazım.
I've gotta be totally honest with you.
Sana dürüst davranacağım.
Allison, I think you're great... but I've gotta be totally honest with you.
Allison, bence sen harika birisin ama sana karşı dürüst olmam gerek.
I gotta be honest with you, um,
O adamı çok severdim. Benden yaşlıydı, şimdi halime bak.
I gotta be honest with you, Jo.
Sana karşı dürüst olacağım.
You know, I've gotta be honest with you, Bob- -
Biliyormusun, seninle dürüst konuşacağım, Bob- -
Darren, I gotta be honest with you.
Geçen Pollard'dı.
And I need to know, and you gotta be honest with me... did he ever say that he didn't do it?
Şunu bilmek istiyorum, ve bana dürüst olun... size hiç, yapmadığını söyledi mi?
Okay, I gotta be totally honest with you.
Pekâlâ, dürüst davranacağım.
I know Look, we gotta be honest with you, Tina
Glenn'in dosyalarının üzerinden geçiyordum da son avukatı çok berbatmış.
And I gotta be totally honest with you, Jimmy
Açıkçası pek başarılı değilim.
Hmm, uh, I've gotta be honest with you, Dad. I don't think you're, uh, quite there yet.
Dürüst olmam gerekirse, henüz erken, baba.
And I need to know, and you gotta be honest with me... did he ever say that he didn't do it?
Şunu bilmek istiyorum ve bana dürüst olun... size hiç, yapmadığını söyledi mi?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]