English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / It's just you and me now

It's just you and me now translate Turkish

321 parallel translation
Oh, it's just that I don't know anyone at the front... and I'm afraid it'll bring it home to me now, knowing you.
Cephede bir tanıdığım yoktu tanıştığımıza göre, artık savaş yakınıma gelmiş olacak.
Besides, I wouldn't have brought it up right now, but just the same... for the past several weeks you've been going out in the afternoons... and you've always managed to avoid telling me where you were.
Ayrıca, bu konuyu şimdi açmak istemezdim ama aynı şekilde son bir kaç haftadır öğlenleri dışarı çıkıyorsun ve her seferinde nerede olduğunu söylememeyi başarmış bulunmaktasın.
All right Riling, It's just you and me now.
Pekala, Riling. Şimdi sadece ikimiz kaldık.
It's just you and me now, remember?
Sadece sen ve ben, hatırladın mı?
It's just you and me now - Bill and Jo... and we're gonna talk straight.
Şimdi yalnızca sen ve ben varız... Bill ve Jo ve açık açık konuşacağız.
It's just you and me now.
Artık sadece sen ve ben varız.
Ah now, Ellen, stop taking it out on me just'cause you and Tod had a fight.
Sırf Tod'la kavga ettiğin için içini bana boşaltmayı bırak!
Now, you understand it's just Katy and me.
- Sadece Katy ve ben.
From now on it's just going to be the three of us you and me and the lord.
Oh, çok mutluyum. Bundan böyle sadece üçümüz olacağız. - Sen, ben ve lort.
Now it's reserved for just you and me.
Şimdi sadece senin ve benim için rezerve.
Now it's just you and me.
Sen ve ben kaldık.
Cy, it's just you and me now.
Cy artık sadece sen ve ben varız.
So I'm going to tell them that you're the best ever. And when I grow up, I wanna be just like you. It's a joy to me now that I'm going to be an Earl.
Bu yüzden ona söyleyeceğim Büyüdüğümde aynı senin gibi olacağım earl olacağım için, demokrat olamayacağım. başkan da
Sanchiro, it's just you and me now.
Sanchiro, şimdi sen ve ben varız.
Now it's just you and me!
Yaşamalısın!
It's just you and me now, Megatron.
Ateş!
- Now it's just you and me.
- İkimiz kaldık.
my name is He-man that sword you carry intrigues me He-man it feels as if it would made just for me i thought it was and now you don't?
- Benim adım He-man. Taşıdığın bu kılıç ilgimi çekiyor He-man. Benim için yapılmış gibi geliyor.
Well, it's just you and me now.
Evet, sadece sen ve ben.
It's just you and me now, sport.
Sadece sen ve ben, dostum.
It's just you and me now.
Artık baş başayız.
Well, looks like it's just you and me now, kid.
Sanırım seninle baş başa kaldık evlat.
It's just me and you now.
sadece sen ve ben varız.
It's just you and me now.
Sadece sen ve ben kaldık.
Now it's just you and me.
Beraberiz.
Now it's just you and me, eh, guys?
Baş başa kaldık çocuklar.
You just go now, open the file and tell me if it shows any spread to the lymph nodes.
Şimdi gidip, dosyayı aç ve bana lenf nodlarına sıçrama var mı söyle.
It's just that... well, now... you and me, it's the only time... the only time in my life... I've made a decision without thinking of them first.
Sadece bu kez yani, şimdi sen ve ben ilk defa hayatımda ilk defa önce onları düşünmeden bir karar verdim.
From now on, it's just you and me.
Bundan sonra sadece sen ve ben olacağız.
Now it's just you and me. So think here as your house and rest.
Şu anda sadece sen ve ben varız.
Now tell me, you found yourself a one-titty woman or you just take that one hand there and whip it back and forth?
Şimdi söyle, kendine tek memeli bir kadın bulabildin mi? Yoksa o tek elinle ikisini sıkıştırıp duruyor musun?
You might as well get used to it now. I look in the mirror sometimes and I see this old woman lurking there... Just waiting to grab me.
Bazen aynada uzanmış... yakalamak için beni bekleyen yaşlı bir kadın görüyorum.
Now it's just you, me, and a ton of hot steel going two hundred miles an hour.
Şimdi yalnızca sen, ben ve saatte 200 mil ile giden bir metal yığını var.
It's just you and me now, Buck boy.
Sadece ben ve sen varız Buck oğlum.
But sitting here now with you and the kids in our cozy home in this beautiful, free country it just makes me feel that I'm really a lucky guy.
Ama bu özgür ülkede seninle ve çocuklarımla bu sıcacık evde yaşamak bana çok şanslı hissettiriyor...
It's just you and me now, lock of hair.
Şimdi sadece sen ve ben varız, saç parçası.
So... it's just you and me now.
Eee... şimdi sadece sen ve ben.
It's just you and me now.
Şu anda sadece ikimiz varız.
Now, it's just you and me.
Şimdi sadece sen ve ben varız.
Now it's just you and me.
Şimdi sen ve ben varız.
- Now, if you'll excuse me. - It's just that... he was involved with something a while ago... and it's something that I may have stepped into as well.
Ancak, bir süre önce bir şeylere bulaşmış ve sanırım ben de bir şekilde bu işin içine girmek zorunda kaldım.
Look, Frank, you did me a really big favor by lending me the money so I could go to school, but I'm a full-time student now and it's just gonna take me a little more time.
Frank, bana borç para vererek büyük iyilik ettin. Böylece okula gidebildim. Ama şu an tam gün öğrenciyim.
Here and now it's just you and me.
Burada sadece sen ve ben varız.
I mean, it felt like she really liked me, you know, and, now she's in there making out with Dave, and I'm just wondering, I mean, did I do something to offend her?
Yani, benden hoşlanmış gibi hissettim, bilirsin, ve, şimdi o orada Dave ile birlikte, ve merak ediyorum, acaba, onu üzecek bir şey mi yaptım?
Now, it's just you and me, Hugh Crain.
Sadece sen ve ben kaldık Hugh Crain.
For now, it's just you, me and Whipper.
Bir fikrin var mı?
Now it's just you and me.
Şimdi sadece ikimiz kaldık.
It's just you and me now, Prue.
Şimdi sadece sen ve ben varız, Prue.
But right now, it's just you and me.
Ama şimdilik, sadece sen ve ben varız.
It's just a stupid little accent you started doing, and now for some reason you're mad at me.
O şekilde konuşmaya başlayan sensin. Ve şimdi de bana kızıyorsun.
Okay. Now it's just between you and me, okay, Rocky?
Evet, şimdi sadece senin ve benim aramızda, Rocky?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]